Site simgesi Serbest Görüş

‘MGK’nin rolü olumlu çağrışımlar uyandırmıyor’


Siyaset Bilimci Fatma Bostan Ünsal, Demokratik Toplum ve Barış Süreci’nde MGK’nin öne çıkarılmasının güven sorununu derinleştirdiğini belirterek, sürecin farklı kesimlerce farklı biçimlerde tanımlanmasının da ortak beklenti oluşmasını engellediğini söyledi

Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü amacıyla yürütülen Demokratik Toplum ve Barış Süreci’nde gelinen aşama, Meclis’te çıkarılan yasal düzenlemenin MGK kararlarıyla ilişkilendirilmesi ve sürecin hangi siyasi zeminde ilerleyeceği tartışılmaya devam ediyor. Siyaset Bilimci Fatma Bostan Ünsal, sürecin toplumsal karşılığını, iktidarın MGK’yi öne çıkaran yaklaşımını ve muhalefette yaşanan gelişmelerin barış arayışına etkilerini değerlendirdi.

Sürecin toplumun farklı kesimleri tarafından farklı isimlerle tanımlanmasının ortak bir siyasi zemin oluşturulmasını zorlaştırdığını belirten Fatma Bostan Ünsal, bir tarafta demokratikleşme ve yasal değişiklik beklentisinin, diğer tarafta ise güvenlik merkezli yaklaşımın öne çıktığını söyledi.

Fatma Bostan Ünsal, iki yaklaşım arasındaki temel farklılığı şöyle açıkladı:

“Sorunu güvenlik çerçevesinde değerlendiren bu kesim, çok sınırlı değişiklikler yapmaya hazır görünüyor.”

MGK’nin 28 Şubat geçmişi yeniden gündemde            

İktidarın süreci ‘Terörsüz Türkiye’ yaklaşımı doğrultusunda ele alarak MGK’yi temel kurumlardan biri olarak öne çıkardığını belirten Fatma Bostan Ünsal, bu tercihin kurumun tarihsel geçmişi nedeniyle toplumda olumlu karşılık bulmadığını söyledi.

Ünsal, MGK’nin geçmişteki rolünün toplumun hafızasında yarattığı etkiye işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:

“Milli Güvenlik Kurulu, özellikle 28 Şubat sürecindeki rolü, o dönemin kırmızı kitabında ‘irtica’nın birinci tehdit olarak görülmesi, mevcut REFAH-YOL hükümetinin düşürülmesiyle neticelenen ‘postmodern darbe’deki rolü nedeniyle pek olumlu çağrışımlar uyandırmıyor.”

MGK’nin toplumsal iletişim kanallarının sınırlı olmasının da sürecin yürütülmesi açısından sorun oluşturduğunu belirten Fatma Bostan Ünsal, kurumun bu denli öne çıkarılmasının eleştirilere neden olduğunu ifade etti.

‘Siyasi müdahaleler güvensizliği besliyor’

Barış sürecinin toplumsal güven temelinde ilerleyebilmesi için siyasi gelişmelerin de belirleyici olduğuna dikkat çeken Fatma Bostan Ünsal, ana muhalefet partisine ve belediyelere yönelik yargı müdahalelerinin toplumdaki güvensizliği artırdığını söyledi.

Ana muhalefetin yargı müdahalesiyle bölünmesi ve belediyelere yönelik işlemlerin siyasi saiklerle gerçekleştirildiği yönündeki algının, sürece ilişkin kuşkuları güçlendirdiğini belirten Fatma Bostan Ünsal, demokratikleşme beklentisi taşıyan kesimlerin yaşanan gelişmeler karşısında siyasi aktörlere güven duymakta zorlandığını kaydetti.

‘Fon krizi iktidarı şeffaflığa zorlayabilir’

Ekonomik büyüklüğü milyarlarca lirayı bulan fon krizinin iktidar çevrelerinde yarattığı siyasi etkiye de değinen Fatma Bostan Ünsal, mağdurların önemli bölümünün iktidar çevreleriyle ilişkili kişilerden oluşmasının krizi daha da derinleştirdiğini belirtti.

İktidarın geçmişte kamuoyu baskısına rağmen şeffaflıktan uzak durabildiğini ifade eden Fatma Bostan Ünsal, bu kez mağdurların siyasi ve toplumsal konumlarının da etkisiyle konunun üzerinin örtülmesinin zorlaştığını söyledi.

Fon krizinin muhalefetin uzun süredir dile getirdiği şeffaflık talebini güçlendirebileceğini belirten Fatma Bostan Ünsal, iktidarın kendi seçmenlerinden gelen tepkiler nedeniyle de hesap verebilirlik konusunda adım atmak zorunda kalabileceğini kaydetti.

Muhalefet sert bir kapışmanın eşiğinde

Belediyelere yönelik yargı müdahalelerinin muhalefette önemli bir kırılmaya yol açtığını belirten Fatma Bostan Ünsal, ana muhalefetin artık iktidar karşısında daha sert bir siyasi mücadele dönemine girdiğini söyledi.

Siyasetin yüksek riskler barındırdığı dönemlerden geçildiğini ifade eden Fatma Bostan Ünsal, muhalefetin bu süreçte yalnızca iktidarı eleştirmekle yetinmemesi, kendi içinde de demokratik ve şeffaf bir siyaset anlayışını hayata geçirmesi gerektiğini vurguladı.

Bu kapsamda Etik Yasası ve üyelerin karar süreçlerinde daha etkin olduğu bir tüzük değişikliğinin gündeme alınmasının önemine işaret eden Fatma Bostan Ünsal, şöyle konuştu:

“Bu zor ve halkın desteğinin hayati önemde olduğu bir dönemde, halkın güvenini kazanmak üzere Etik Yasası, üyelerin etkin olduğu bir tüzük değişikliği gibi bazı değişiklikler yapma önerilerinin gündeme gelmesi, genel olarak Türkiye siyasetini şeffaflaştırma potansiyeli de taşır.”

Kaynak: ANF

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Mobil sürümden çık