Serbest Görüş

DEM Parti ve DBP’den Avusturya’da halk buluşmaları


DEM Parti Milletvekili Ömer Öcalan ve DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır Avusturya’da halk buluşmalarına katıldı

Halk buluşmaları kapsamında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Ömer Öcalan Avusturya’nın başkenti Viyana’da Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise Avusturya’nın Vorarlberg Eyaleti’ne bağlı Götzis kentinde halk buluşmasına katıldı. Öcalan ve Bayındır yaptıkları konuşmalarda Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sürecin sürekli “silahsızlanma” başlığıyla gündeme getirilmesini eleştiren Ömer Öcalan, “İkide bir ‘silahsızlanma’ deniyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bununla ilgili kararımızı zaten vermişiz” dedi. Oluşturulması gündeme gelen kurulun da “silahsızlanma kurulu” olarak tanımlanmasına karşı çıktı.

Öcalan’ın cezaevi koşullarına ilişkin tartışmalara da değinen Ömer Öcalan, yapılan düzenlemenin cezaevi içerisindeki iki katlı bir binayla ilgili olduğunu belirtti. Söz konusu binada alt ve üst katlarda birkaç oda bulunduğunu, Öcalan’ın yanında ise ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis kararı nedeniyle uzun yıllardır hapiste tutulan beş tutsağın yer aldığını aktardı.

Sürecin ağır ilerlediğini kaydeden Ömer Öcalan, yaşanan sorunlara rağmen Öcalan’ın çözüm konusunda kararlı olduğunu ve yaklaşımının günübirlik ya da taktiksel bir tutum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Biz kendi siyasetimize inanıyoruz

Devletin bir yandan süreci yürütürken diğer yandan Kürtleri zayıflatmaya çalışmasının nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Ömer Öcalan, meselenin devlete inanmak ve güvenmek olmadığını söyledi. Ömer Öcalan, “Burada bir arkadaş çıkıp ‘Türkiye Cumhuriyeti’ne inanıyoruz, güveniyoruz’ deseydi, o zaman işimiz çok kötü olurdu. Mesele devlete inanmak değil. Biz kendi siyasetimize inanıyor, güveniyoruz ve oradan yürüyoruz” diye konuştu.

Götzis’de buluşma

DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise Götzis’de katıldığı halk buluşmasında yaptığı konuşmada silahlı mücadelenin sona ermesinin Kürt sorununun çözüldüğü anlamına gelmediğini vurguladı. PKK’nin feshi ve gerilla güçlerinin geri çekilmesi kararlarının uzun yıllara dayanan mücadelenin ardından alınmış tarihsel kararlar olduğunu belirten Bayındır, “Silahlı mücadelenin sona ermesi, Kürt sorununun çözüldüğü anlamına gelmiyor. Demokratik çözümün gerçekleşmesi için devletin somut hukuki ve siyasi adımlar atması gerekir” ifadelerini kullandı.

Özgürlük Mücadelesi’nin üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğini kaydeden Bayındır, artık devletin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Bayındır, Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınması, Kürtçe eğitim hakkının tanınması, demokratik siyaset ve örgütlenme özgürlüğünün sağlanması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve inkar politikalarına dayanak oluşturan yasal düzenlemelerin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi gelişmelere de değinen Bayındır, yaşanan siyasi krizin Kürt kazanımlarına zarar verdiğini belirtti. Bölgedeki siyasi ve toplumsal güçlere Kürt ulusal birliğini ve kazanımlarını koruma çağrısı yapan Bayındır, sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini ifade etti.

Öcalan’ın Federe Kürdistan’daki siyasi partilere mektup gönderdiğini belirten Bayındır, mektupları kendilerinin ilettiğini ve hem Neçirvan Barzani hem de Bafil Talabani ile görüştüklerini söyledi. Bayındır, Öcalan’ın ulusal birliğin güçlendirilmesi ve peşmerge güçlerinin parti denetiminden çıkarılarak ortak bir savunma yapısına kavuşturulması gerektiğini ifade ettiğini aktardı. Yaşanan sorunların bütün Kürt halkını ilgilendirdiğini belirten Bayındır, çözümün geciktirilmemesi çağrısında bulundu.

Buluşma, halkın sorularının Bayındır ve Sarısaç tarafından yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Mobil sürümden çık