Kürt sorununun çözülmemesinin ekonomik krizden ekolojik krize kadar birçok sorunu beraberinde getirdiğini belirten DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürtlerin yasa ve hukukla güvence altına alınması gerektiğini vurguladı
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Mereş’te halkla buluşarak sürece dair bilgilendirmede bulundu. Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesinde esnafı ziyaret eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, ardından Ekinözü’nde, Mereş Katliamı’nda katledilen Alevi dedesi Ğijik Dede’nin (Sabri Özkan) mezarını ziyaret etti. Ziyarette, Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın hazırladığı lokma dağıtıldı. Ardından Ekinözü’nde bulunan bir mekânda halk toplantısı gerçekleştirildi.
‘Siyasi partiler ilk defa Mecliste yan yana gelmeyi başardı’
Ekinözü’ndeki halk buluşmasında konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair bilgilendirmede bulundu.
Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kürtler, ‘Silahlı mücadeleyi bırakıyoruz, yerine demokratik siyaseti inşa ediyoruz’ dedi. Ama şu ana kadar devlet tarafından atılan herhangi bir adım yok” dedi.
“O başarı sadece siyasi partilerin başarısı değil. O başarı en çok da hepimizin başarısı” diyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, şunları söyledi:
“‘Bu ülkenin en önemli sorunu nedir?’ diye sorduğunuzda herkes farklı cevap verebilir. Ama tarih tek bir cevap verir: Bu ülkenin en büyük sorunu Kürt sorunudur. O çözülmediği için ekonomik kriz, milliyetçilik, ekolojik kriz ve daha birçok sorun ortaya çıkıyor. Yani Kürt’e nasıl yaklaşılıyorsa doğaya, Alevi’ye, kadınlara ve gençlere de öyle yaklaşılıyor.”
Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın barışı merkezine alma konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.
‘Kürtler artık yasa ve hukukla güvence altına alınmalı’
Kürt sorununun çözümü noktasında kurulan kurula dair konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, şöyle konuştu:
“Kürt meselesi sadece silahların bırakılması meselesi mi? Bu noktada devletle aynı yerde durmuyoruz. Çünkü silahlar devreden çıktıktan sonra her iki tarafın da birbirine karşı silah kullanmasını engelleyecek bir hukuka, bir yasaya ihtiyaç var. Bizim hukukta, yasada yer almamız ve kabul edilmemiz gerekiyor. Bir kapı aralandı. O kapıdan içeri girmek için bir çaba var. O çabanın en büyük emek sahipleri, ismini bilmediğimiz, yitirdiğimiz canlarımız ve sizlersiniz. Hareketin önderliğini ısrarla yürüten Sayın Öcalan’ın paradigması, perspektifi ve dört parçada bütün Kürt halkının mücadelesi de bu çabanın en büyük dayanaklarıdır. Geldiğimiz bu dönemde dünyanın hiçbir yerinde ‘Kürt yoktur’ diyen bir insan evladı bulamazsınız. O defter kapandı. O dönem bitti. Herkes Kürt’ün varlığını kabul ediyor. Ama o varlık, sözde bir kabulün ötesinde, bir hukukla, bir yasayla güvence altına alınmalı.”
‘AKP’nin iktidarı Kürt meselesinden daha büyük değil’
Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürt sorununun çözümü noktasında çaba gösteren herkesin çabasının değerli olduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:
“AKP’ye bir öfke, bir güvensizlik var. Şimdi AKP karşıtlığı ve AKP’ye güvensizlik meselesinde kimseye diyeceğimiz bir şey yok. Ama AKP karşıtlığı, bugün ne yazık ki Kürt sorununun çözümüne karşıtlığa dönüşme tehlikesiyle yüz yüze bırakılmış durumda. Hem Kürt sorunu konusunda söz kurmamak, pratik geliştirmemek hem de ‘Kürtler AKP ile iş birliği, ittifak yapıyor’ cümlesiyle algı yönetmek ve insanların barışa inanmasını engellemek, gerçekten en çok da bu ülkeye yazık edecek bir meseledir. Bu topraklar kana, kine ve öfkeye doydu. AKP’nin iktidarı Kürt meselesinden daha büyük değil. Kimin cumhurbaşkanı olacağı meselesi, Kürt sorununun barışçıl çözümünden daha büyük değil.”
‘Süreci birlikte götüreceğiz’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın İmralı’da büyük bir mücadele ve direniş içerisinde olduğunu vurgulayan Çiğdem Kılıçgün Uçar,
“Devlet ısrarla alt kurullardan birine ‘Silahsızlanma Kurulu’ diyor. Ancak Sayın Öcalan, ‘Silahsızlanmaya indirgeyemezsiniz, bu aynı zamanda Barış ve Siyasallaşma Kuruludur’ diyor. Bir Barış ve Siyasallaşma Kurulu kurulacak. Devlet, ‘Ben teyit ve tespit edeceğim’ diyor. Sayın Öcalan da ‘Biz de taahhüt edeceğiz’ diyor. Yani süreci birlikte götürmek, sürece hâkim olmak, herhangi bir yerin tekeline bırakmamak için İmralı’da da çok ciddi ve ağır bir mücadele var. Bu mesele sadece bir müzakere meselesi değil. Emin olun, müzakerenin yapıldığı o masada bir o kadar da mücadele var.”
Halk toplantısı, sürece ve devletin Alevilere yönelik uyguladığı politikalara dair soruların yanıtlanmasıyla son buldu.
Ardından Elbistan’da, Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği ve Cemevi’nde halk buluşması gerçekleştirildi. Buluşmada konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, sürece dair bilgilendirmelerde bulundu.
MEREŞ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

