Barış ve Demokratik Toplum sürecini değerlendiren Nisan Alıcı, kadınların sürece özne olarak dahil edilmesinin önemine dikkat çekerek, ‘Toplumsal dönüşüm, barış eğitimi, demokratikleşme, sivil toplumun katılımı gibi hepsine toplumsal cinsiyet bakış açısını yansıtabilmek önemli’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’yla başlayan süreç ikinci yılına girerken, çerçeve yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından gözler uygulama adımlarına çevrildi. Sürecin yeni aşamasında kurul ve komisyonların yapısı ile işlevi tartışılırken, başta kadınlar olmak üzere sivil toplum örgütleri de bu mekanizmalarda yer alma taleplerini gündeme getiriyor.
Kadınların barış deneyimleri, Kürt meselesi, barış ve toplumsal cinsiyet alanlarında çalışma yürüten ve Londra’da University of Derby’de Sosyal Bilimler Öğretim Görevlisi olan Nisan Alıcı, Mezopotamya Ajansı’nın (MA) Diren Yurtsever’in sorularını yanıtladı.

‘Hakikat, yüzleşme ve adalet başlıkları eksik’
Devletin güvenlik ve silahsızlanma odaklı yaklaşımını değerlendiren Nisan Alıcı, sürecin yalnızca silah bırakma başlığıyla ele alınmasının önemli eksiklikler yarattığını söyledi.
Sürecin daha kapsamlı bir çerçevede ele alınabileceğini belirten Nisan Alıcı, özellikle “toplumsal cinsiyet” ile “hakikat, yüzleşme ve adalet” başlıklarının eksik bırakıldığını söyledi.
Kayıp yakınlarının adalet taleplerini en başından beri dile getirdiğini belirten Nisan Alıcı, “Hakikatin ortaya çıkarılması, yüzleşmenin sağlanması, devletin özür dilemesi gibi talepler vardı. Ama bu talepleri görmeme ve yok sayma var” ifadelerini kullandı.
‘Kadınlar süreçte özne olmak istiyor’
Kadınların resmi mekanizmalarda yer alma taleplerini değerlendiren Nisan Alıcı, “Kadınlar bir özne olarak süreçte yer almak istiyor” diye belirtti.
Kadınların katılımının, sadece bir görünürlük ve temsil boyutuyla sınırlı kalmaması gerektiğine işaret eden Nisan Alıcı,
Şöyle devam etti:
“Kadınların talep ve ihtiyaçlarını iletmesi önemli ama barış sürecinde ele alınması gereken ne varsa kadınların yer almaları gerekiyor. Toplumsal dönüşüm, barış eğitimi, demokratikleşme, sivil toplumun katılımı gibi hepsine toplumsal cinsiyet bakış açısını yansıtabilmek önemli. Bütün bunlar olduğu zaman bir öznelik halinden söz edebiliyoruz. Türkiye’de önceki dönemde de şimdi de talep edilen bu aslında.”
‘Demokratikleşme için bir alan açıldı’
Demokratikleşme adımlarının henüz hayata geçirilmediğini belirten Nisan Alıcı, çatışmanın durmasının ise farklı toplumsal kesimler açısından yeni bir temas alanı oluşturduğunu söyledi.
Türkiye’nin demokratikleşme açısından umut veren bir noktada olmadığını ifade eden Nisan Alıcı, silahsızlanma sürecinin tamamlanmasının demokratikleşme sorununu kendiliğinden çözmeyeceğini vurguladı. Nisan Alıcı, “Silahsızlanma sürecinin tamamlanması otomatikman demokratikleşme problemini çözmeyecek. Ama kesinlikle bir alan açıldı” dedi.
‘Kadınların dahil olduğu barış kalıcılaşır’
Kadınların farklı toplumsal hareketlerle kurduğu bağın, barış sürecinde farklı kesimlerin taleplerinin gündeme taşınmasına olanak sağladığına dikkat çeken Nisan Alıcı, kadınların sürece katılımının kapsayıcı barış açısından doğrudan bir karşılığı olduğunu belirtti.
Şöyle devam etti:
“Kadınların süreçlere katılımının kapsayıcı barış meselesiyle çok doğrudan bir bağlantısı var. Çünkü genellikle bu süreçlere dahil olan kadınlar, özellikle kadın örgütlerinden, feminist hareketlerden, Türkiye örneğinde Kürt kadın hareketinden gelen kadınlar olacağını düşünürsek, pek çok farklı toplumsal hareketle de ilişki içinde oldukları için sadece kadınların gündemi gibi dar bir gündemle sınırlı kalmıyorlar aslında.”
Kadınların sürece katılımının yalnızca görünürlükle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Nisan Alıcı, barış eğitimi, demokratikleşme, adalet, yüzleşme ve hakikat gibi başlıkların da toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele alınması gerektiğini vurguladı.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***