Site simgesi Serbest Görüş

Tutsaklardan mesaj: Önderliğimizin fiziki özgürlüğü, demokrasi ve barış talebini yükselteceğiz


Pişmanlık dayatmaları, irade kırma politikaları ve özgürlüğün ertelenmesini kabul etmeyeceklerini belirten Apocu Tutsaklar, ‘Önderliğin fiziki özgürlüğü ve halklarımızın demokratik geleceği için mücadelemizi sürdüreceğiz. Zindan direniş geleneğimizden aldığımız güçle; özgürlük, demokrasi ve onurlu barış talebimizi demokratik toplumun inşasıyla yükseltmeye devam edeceğiz’ dedi 

İdare ve Gözlem Kurulu’nun tutsakların tahliyelerini ertelemesi ve pişmanlık dayatmasına karşı tepkiler devam ediyor. Apocu Tutsaklar adına Deniz Kaya da yaptığı açıklama tahliyelerin ertelenmesinin süreçteki tıkanıklığı derinleştirme tehlikesi taşıdığı kaydedildi.

Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci, halklarımızın özgür, eşit ve demokratik bir yaşam umudunu büyüttüğü tarihsel bir dönemin kapısını aralamıştır. Bu sürecin ilerlemesi, çatışmalı ortamın sona ermesi ve demokratik siyasi çözümün gelişmesi için Önder Apo tarafından ortaya konulan irade ve atılan adımlar ortadadır.

Hukuki düzenlemeleri ertelemek çözüm iradesini daraltmaktadır

Demokratik çözümün temel meselelerini güvenlik politikalarının sınırları içerisine çekmek, hukuki düzenlemeleri ertelemek ve süreci belirli koşulların gerçekleşmesine bağlayarak zamana yaymak, çözüm iradesini güçlendirmek yerine onu daraltmaktadır. Bu dil, çözümün önünü açmaktan çok mevcut tıkanıklığı derinleştirme tehlikesi taşımaktadır. Barışın yalnızca söylemlerle değil, somut adımlarla, karşılıklı sorumlulukla ve demokratik dönüşümü esas alan bir yaklaşımla inşa edilebileceği açıktır. Eğer yeni dönem gerçekten demokratik bir dönüşümün başlangıcı olacaksa, bunun ölçütü güvenlik politikalarının yeniden tanımlanması değil, devletin demokratikleşme yönünde kendisini değiştirme iradesini somut pratik adım atarak ortaya koymasıdır. Özellikle zindanlarda yaşanan hak ihlalleri, tahliyelerin sürekli ertelenmesi, hasta tutsakların durumunun çözümsüz bırakılması ve İdare ve Gözlem Kurullarının kararları üzerinden tutsaklara pişmanlık dayatılması, bu yaklaşımın en somut örnekleri arasında yer almaktadır. Yasal infaz sürelerini doldurdukları hâlde tahliyeleri engellenen, onlarca yıldır zindanda tutulan arkadaşlarımızın durumunun keyfî değerlendirmelere, siyasi koşullandırmalara bağlanması kabul edilemez. Hukuki güvencelerin yerini öznel değerlendirmelerin alması, tutsakların haklarının idari mekanizmalar üzerinden sınırlandırılması ve tahliyelerinin belirsiz bir geleceğe ertelenmesi, adalet ve hukuk ilkeleri bakımından ciddi sorunlar doğurmaktadır.Başta hasta tutsaklar olmak üzere, tahliyesi engellenen bütün yoldaşlarımızın durumunun insan hakları ve hukuki güvenceler temelinde ele alınması gerekmektedir.”

‘Pişmanlık dayatmasını kabul etmiyoruz’ 

Kurullar tarafından tutsaklara pişmanlık dayatılmasını kabul etmediklerini belirten Deniz Kaya, iradelerini teslim almayı amaçlayan bu yaklaşımı reddettiklerini vurgulayarak, “Bizim için özgürlük, bir kurulun onayına, bir pişmanlık beyanına ya da siyasi iktidarın beklentilerine göre belirlenebilecek bir hak değildir. Özgürlük, insan onurunun, demokratik yaşamın ve temel insan haklarının ayrılmaz bir parçasıdır.”

Direniş geleneği insan iradesinin teslim alınamayacağını gösterdi

Cezaevi direniş tarihine de vurgu yapılan açıklamada, “12 Eylül faşizminin karanlık koşullarında, özellikle Amed Zindanı’nda geliştirilen direniş, Kürt halkının inkârına, kimliğinin bastırılmasına ve iradesinin kırılmasına karşı tarihsel bir duruş olarak hafızalara kazınmıştır. Zindanlarda yaratılan bu direniş geleneği, baskının ve zorun insan iradesini teslim alamayacağını göstermiştir. Bu kararlılık, yalnızca bireysel bir tutum değil; halkımızın hafızasına, mücadele tarihine ve demokratik bir geleceğe duyduğumuz sorumluluğun ifadesidir” denildi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sürecin temel ve ertelenemez başlıklarından biri olduğuna vurgu yapan tutsaklar, “Kürt sorununun demokratik çözümü ve kalıcı barışın inşası, Başkan Apo’nun özgür çalışır ve yaşar koşullarının oluşturulmasını, düşüncelerini özgürce ifade edebilmesinin ve süreçte etkin biçimde rol alabilmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını gerekli kılmaktadır. 

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesi için özgürlük, demokrasi ve hukuki temelde somut adımlar atılmalıdır. Önderliğimizin özgürlük koşullarının oluşturulması, zindanlardaki ihlallerin sona erdirilmesi, hasta tutsakların bir an evvel tahliyesi ve özgürlüklerin keyfî uygulamalarla engellenmemesi yönünde adımlar atılması gerekir” diye vurguladı. 

Özgür yaşam için sesimizi yükselteceğiz  

Devletin sürecin ilerlemesi için hukuki ve siyasi engelleri ortadan kaldırması gerektiğini vurgulayan tutsaklar, “Demokratik çözüm, karşılıklı sorumluluk ve somut irade gerektirir.

Baskı, tecrit, tehdit ve irade kırma politikalarının karşısında duruşumuzu koruyacak; barışın, demokratik çözümün ve özgür yaşamın gelişmesi için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Önderliğimizin fiziki özgürlüğü sağlanmalı 

Açıklama şu çağrı ile sona erdi:

“Zindanlardaki hak ihlalleri giderilmeli, hasta tutsakların özgürlüğü sağlanmalı, tahliyeler keyfî uygulamalarla engellenmemeli ve önderliğimizin özgür çalışır ve yaşar koşulları oluşturularak fiziki özgürlüğü sağlanmalıdır.

Ne pişmanlık dayatmalarını ne irade kırma politikalarını ne de özgürlüğün ertelenmesini kabul ediyoruz. Önderliğin fiziki özgürlüğü ve halklarımızın demokratik geleceği için mücadelemizi sürdüreceğiz. Zindan direniş geleneğimizden aldığımız güçle; özgürlük, demokrasi ve onurlu barış talebimizi demokratik toplumun inşasıyla yükseltmeye devam edeceğiz.”

HABER MERKEZİ 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Mobil sürümden çık