Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Gülistan Al’ın annesi Emine Al, kızının 8 Mart hazırlıkları gerekçe gösterilerek gece yarısı sürgün edildiğini belirterek ‘Barış dediler, peki neden bu zulüm devam ediyor?’ diye sordu
Cezaevlerinde gün geçtikçe artan hak ihlalleri yalnız tutsakları değil, tutsak ailelerini de doğrudan etkiliyor. Tutsakların sürgün edilmesi, görüş kısıtlamaları, idare ve gözlem kurullarının aldığı keyfi kararlar, tahliyelerin engellenmesi, temel ihtiyaçlara yönelik yasaklar, hasta tutsakların yaşadığı sağlık sorunlarıyla üst üste gelerek hem cezaevi koşullarını ağırlaştırıyor hem de tutsak ailelerinin yakınlarıyla bağ kurmasını zorlaştırıyor. Özellikle uzak kentlere yapılan sürgünler; ekonomik ve sağlık sorunları yaşayan ailelerin ziyaretlerini güçleştirirken, tutsakların yaşam koşullarına ilişkin kaygıları da körüklüyor. Tüm bu sorunlarla karşı karşıya kalan tutsaklardan biri de Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Gülistan Al ve ailesi.
8 Mart hazırlığı sürgün gerekçesi oldu
Kızının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için yaptığı hazırlıklar gerekçe gösterilerek gece yarısı Kayseri’ye sürgün edildiğini belirten Emine Al, durumla ilgili şu sözleri söyledi:
“Kızım Gülistan, kaldığı cezaevinde birkaç yıl önce 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamak için tüm hazırlıklarını yapmıştı. Hatta kendisine bir elbise bile hazırlamıştı. Ancak sırf bu hazırlıkları yaptığı için bir gece yarısı kızımı arkadaşlarının arasından tek başına alarak Kayseri’ye sürgün ettiler. Sürgün edilmesine gerekçe olarak da 8 Mart için yaptığı hazırlıklarını gösterdiler. Kızımı zorla götürdüler ve iki gün boyunca kendisinden haber alamadık. İki günün ardından bize kızımı sürgün ettiklerini söylediler. Biz bu haberi duyunca çok üzüldük.”
Sürgünler tutsak ailelerini de cezalandırıyor
Emine Al, kızının Kayseri’ye sürgün edilmesi nedeniyle yaşanan iki taraflı zorlukları şu sözlerle anlattı:
“Kızımın kaldığı cezaevi, Kayseri merkeze oldukça uzak bir konumda. Oraya gidip gelmekte çok zorluk çekiyoruz. Anne ve babası olarak yılda ancak bir ya da iki kez görüşüne gidebiliyoruz. Cezaevinin içinde tutsaklara zulmediliyor, dışarıda ise aileleri aynı zulme maruz bırakılıyor. Sanki cezaevindeki tutsakların ailelerinin de onların yanında tutsak olması isteniyor.”
Kadın siyasi tutsaklar ölümle tehdit edildi
Kızının siyasi nedenlerle tutsak edildiği için kaldığı bütün cezaevlerinde farklı ve ağır hak ihlallerine maruz bırakıldığına dikkat çeken Emine Al, bu hak ihlallerini şöyle dile getirdi:
“Kızım daha önce kaldığı Osmaniye Cezaevi’nde de ciddi hak ihlallerine maruz kaldı. Babası onu ziyarete gittiğinde yüzünün ve gözlerinin kapkara olduğunu söylemişti. Orada tutsaklara çok ağır zulüm yapıldığını anlattı. Gülistan’ı Kayseri’ye sürgün etmeden önce Osmaniye Cezaevi’ne götürmüşler. Ancak orada kendilerine ‘Terörist kabul etmiyoruz’ denilmiş. Gülistan’la birlikte beş siyasi kadın tutsak daha bulunuyordu. Cezaevi yönetiminin onları kabul etmeyeceğini, hatta ölümle tehdit ettiklerini öğrendik. Bunun üzerine birçok yere giderek kızımı öldüreceklerini söyledim. Büyük uğraşlarım sonucunda yetkililer cezaeviyle görüştü ve kızımı oradan çıkardılar.”
Yorgan ve kalın giysi yasaklandı
Emine Al, kızının kaldığı cezaevinde yeni müdürün göreve gelmesiyle yasakların arttığını şu şekilde anlattı:
“Kızım kaldığı cezaevlerinde birçok hak ihlaline maruz kaldı. Şimdi bulunduğu cezaevine yeni bir müdürün geldiğini ve bu değişikliğin ardından ağır yasakların uygulanmaya başlandığını söyledi. Yeni müdürün göreve gelmesiyle birlikte sorunlar da arttı dedi. Yorganlarını, pamuklu kıyafetlerini ve içeride ördükleri kalın giysileri tutsakların elinden alıyorlarmış. Kızım, cezaevinin çok soğuk olduğunu ve içeride çok üşüdüklerini anlattı. Ayrıca cezaevinde hasta ve yaralı tutsakların bulunduğunu söyledi. Yeni müdürün bütün kurulları yeniden oluşturacaklarını da belirtmiş. Bunları duydukça içimiz rahat etmiyor, geceleri uyuyamıyoruz.”
Barış nerede?
Devletin yaptığı bu ihlallerle süreci görmezden geldiğine vurgu yapan Emine Al, şunları söyledi:
“Öncelikle Başkanımız Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması gerekiyor. Ardından çocuklarımızın cezaevlerinden çıkarılması gerekiyor. Hiçbir suçları olmadığı hâlde çocuklarımızı, Kürt insanları tutukladılar. Barış dediler, peki barış nerede? Neden hâlâ bu zulüm devam ediyor?”
Kaynak: JINNEWS
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

