Site simgesi Serbest Görüş

Sevda Çelik Özbingöl: Mehmet Uçum’un açıklamaları sürece zarar veriyor


DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eşsözcüsü Sevda Çelik Özbingöl, Mehmet Uçum’un açıklamalarını eleştirdi. Sevda Çelik Özbingöl, ‘İktidar siyasetçilerinin barışa katkı sunacak bir sorumlulukla hareket etmeleri gerekiyor’ dedi

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesi için baş müzakereci olarak tanımlanan Abdullah Öcalan’ın siyasi statüsünün tanınması ve özgür çalışma koşullarına kavuşması temel talepler arasında yer alırken, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un konuya ilişkin açıklamaları büyük tepki çekti. Abdullah Öcalan’ın statüsünü silahsızlandırma meselesine indirgeyen ve yeni anayasa tartışmalarına yönelik etnik ve kimlik siyasetlerinin geride bırakılması gerektiğini savunan Mehmet Uçum’un sözlerini değerlendiren Sevda Çelik Özbingöl, bu yaklaşımın sürece katkı sunmadığını belirtti.

‘Barışçıl dil ve sorumluluk çok önemli’

Sürecin başından bu yana barış dilinin önemine dikkat çektiklerini belirten Sevda Çelik Özbingöl, siyasetçilerin kullandığı dilin ve tutumun sürecin ilerleyişinde kritik rol oynadığını söyledi. Sevda Çelik Özbingöl, “Sorumluluk düzeyi yüksek olan kişilerin, özellikle mevcut iktidarın siyasetçilerinin, toplumsal barışı inşa edecek ve sürece katkı sunacak bir sorumlulukla hareket etmeleri gerektiğini düşünüyoruz” diyerek, aksine yapılan açıklamaların sürece zarar verdiğini ifade etti.

‘Öcalan’ın rolü ve misyonu yasal güvenceye alınmalı’

Abdullah Öcalan’ın konumunun uluslararası yargı mekanizmalarının hak ihlali kararları, Umut Hakkı ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ndeki yürütücü rolü olmak üzere iki boyutta değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sevda Çelik Özbingöl şu değerlendirmelerde bulundu:

“Öncelikle uluslararası yargı mekanizmalarının verdiği hak ihlali kararları ve Umut Hakkı’nın kullanımı başlığıyla değerlendirmek lazım. İkinci durum ve en önemli olduğunu düşündüğümüz başlık ise Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yürütücüsü olması sebebiyle Sayın Öcalan’ın da özgür çalışma koşullarına kavuşmasıdır. Sürecin kurumsallaşması ve ileriye taşınması, silahlı mücadelenin sona ermesinin ardından siyasal mücadelenin ve barışçıl toplumsal yaşamın koşullarının oluşturulması açısından Sayın Öcalan’ın rolünün, misyonunun ve statüsünün doğru ve iyi tanımlanması gerekiyor.”

‘Eşit yurttaşlık koşulsuz biçimde konuşulmalı’

Kürt meselesinin güvenlikçi yaklaşımların ötesinde demokratik bir zeminde ele alınması gerektiğini kaydeden Sevda Çelik Özbingöl, Mehmet Uçum’un etnik ve kimlik siyasetinin geride bırakılmasına yönelik değerlendirmelerini eleştirdi. Kürt sorununun basit bir kültürel mesele olmadığını belirten Sevda Çelik Özbingöl, “Demokratik bir barış süreci işletilecekse eşit yurttaşlığın koşulsuz biçimde konuşulması gerektiğini herkesin bilmesi gerekiyor. Eşit yurttaşlık elbette ana dilde yaşamayı, inanç özgürlüğünü, kadınları, doğayı ve herkesi kapsar. Meseleyi daha bütünlüklü ele almak gerekiyor” dedi.

Haber: Zeynep Kuray / ANF

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Mobil sürümden çık