Yükselen maliyetler ve artan kiralar karşısında ayakta kalmaya çalışan İstanbul’daki sahaflar, zor günler yaşıyor
İstanbul’un Beyoğlu ve Kadıköy ilçelerinde mesleklerini sürdüren sahaflar, artan maliyetler ve fırlayan kira bedelleri nedeniyle tarihi bir kriz yaşadıklarını belirterek dayanacak güçlerinin kalmadığını bildirdi. Sıfır kitap fiyatlarının yükselmesi sebebiyle ikinci ele düşen ürün çeşitliliğinin de azaldığını vurgulayan esnaf, ayakta imkansız hale geldiğini belirti.
Kağıt, baskı ve boya maliyetlerindeki artış matbaalardan yayıncılara, kitapçılardan okura kadar tüm zinciri etkilerken, ikinci el kitap satıcıları da krizin odağında yer alıyor. İstanbul’da kitap kültürünün merkezleri sayılan Beyoğlu Aslıhan Pasajı ve Kadıköy Kafkas Pasajı esnafı, ekonomik şartların ikinci el piyasasını dahi kilitlediğini söyledi.

Dolar endeksli maliyetler ve ikinci el piyasası
Yaklaşık 40 yıldır mesleğin içinde yer alan İsmail İlbey, birinci el kitap satışlarındaki düşüşün doğrudan sahaflara yansıdığını ifade etti. Hammadde girdilerinin dövize bağlı olması nedeniyle fiyatların katlandığını kaydeden İsmail İlbey, süreci şöyle değerlendirdi:
“Şu anda dışarıdaki kitap fiyatları çok yüksek olduğu için insanlar dışarıdan kitap alamıyorlar. Oradan kitap alan sayısı çok azaldığı için ister istemez bize gelen kitap sayısı da çeşitlilik olarak azalıyor. Yani insanlar birinci elden kitap alabilsinler ki, onlar okunsun ikinci ele düşsün. Böylece biz de kitap arayan insanlara, kitapları buluşturalım. Ama maalesef bu durum fevkalade bir sekteye uğradı. Çünkü fiyatlarda çok fazla artış var. Boyası, kağıdı dışarıdan yani Avrupa’dan geliyor. Bizim dünya liderimiz kağıt fabrikası kapatmakla övünüyor. Kağıt üretmediğimizden ve her şey dışarıdan geldiği için ister istemez her şey dolara göre yapılıyor.”
Katlanan kiralar ve düşen alım gücü
Geçmiş yıllara kıyasla yurttaşların sosyal ve kültürel faaliyetlere bütçe ayıramadığını belirten İsmail İlbey, dükkan kiralarının geçen yıla göre üç katına çıktığını aktardı. Depo, nakliye ve vergi giderlerinin esnafı zorladığını vurgulayan İsmail İlbey, dükkanlarda kitap birikmesine rağmen satış yapılamadığını ve salgın sürecinden bu yana çok sayıda sahafın kepenk kapatmak zorunda kaldığını dile getirdi.
‘Öğrenciler temel ihtiyaçlara sıkışmış durumda’
Kadıköy’de sahaflık yapan Resul Aslan ise zorunlu ders ve edebiyat kitaplarının dahi 500 ile 800 lira bandına ulaştığını kaydetti. Gençlerin burs ve kısıtlı bütçeleriyle kültürel etkinliklere katılım sağlayamadığına dikkat çeken Resul Aslan, şöyle konuştu:
“10 yıl önce bunu yapabiliyorlardı, herhangi bir aktivitesini gerçekleştirebiliyordu. Ama şu an bu parayı sadece belki yurt için kullanıyor ya da temel giderleri olan yemek, içmek, barınma ve giyinme ilkel şeylerini karşılıyor. Herhangi bir kültür aktivitesinde bulunması imkansız.”
Sahaflığı mekanlarda sürdürmek imkansızlaşıyor
Öğrencilerin yeni kitap alabilmek için ellerindeki eski kitapları satmaya çalıştığını ifade eden Resul Aslan; kira, elektrik, su ve vergi giderlerinin karşılanamaz boyuta ulaştığını belirtti. Kadıköy’deki birçok sahaf dükkanının kapandığını ve esnafın dijital satış kanallarına yönelmek zorunda kaldığını aktaran Resul Aslan, ek geliri olmayanlar için bu mesleği fiziki mekanlarda sürdürmenin imkansız hale geldiğini kaydetti. Eskiden beri takas veya değiştirme yöntemlerinin kullanıldığını ancak bir kitapçının takas ederek kendini var edemeyeceğini belirterek şunları ifade etti:
“Kitapçılar genelde bu yöntemden kaçınır. Eğer uygunsa kitabı satın almayı veya satmayı tercih eder. Çünkü öteki türlü kendisini döndüremez. Burada öğrenci evde ne kadar eski kitap varsa bulup getirip satmaya çalışıyor. Arkadaşından kalan ya da bir yerden bulduğu, edindiği kitapları getirerek onları satıp karşılığında ihtiyacı olan kitabı almak istiyor. Böyle bir çaba var. Bence yeni kuşak eskiye oranla kitaplara daha ilgili. Evet, teknoloji, yapay zeka gibi yöntemlerle kurduğu bir ilişki var ancak kitapla kurdukları ayrı bir ilişki de var, diye düşünüyorum”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***