İçişleri Bakanlığı’nın üniversitelere yönelik 17 maddelik ‘güvenlik’ genelgesine tepki gösteren öğrenciler, parmak izi, turnike, kameralar ve stant yasaklarıyla asıl hedefin güvenlik değil, gençliğin örgütlü mücadelesini ve hak arama yollarını baskılamak olduğunu söyledi
İçişleri Bakanlığı’nın 2026-2027 akademik yılı öncesinde valilikler ve emniyete gönderdiği 17 maddelik “güvenlik” genelgesi üniversitelerde tepkiyle karşılandı. İstihbarat toplama, turnike sistemleri, parmak izi tanıma ve stant açma yasakları gibi maddeler içeren genelgeye öğrenciler tepkili.
İstanbul Üniversitesi öğrencileri Sudenaz Güleryaz ve Efe Saydam, asıl amacın öğrencileri ve örgütlü mücadeleyi baskı altına almak olduğunu belirtti.
‘Öğrenciler baskı altına alınıyor’
Sudenaz Güleryaz, iktidarın üniversitelerdeki siyasetsizlik ortamını muhalif sesleri bastırmak için kullandığını vurguladı. Kampüslerde kadınların, lubunyaların ve Kürtçe atölye çalışmaları yürüten öğrencilerin örgütlenme haklarının engellendiğini belirten Sudenaz Güleryaz, “Yaşadığımız okulların bize zindan edildiğini görüyoruz. Direnmek gerekir, tüm üniversiteli gençliği antifaşist çizgide buluşmaya çağırıyorum” dedi.
‘Daha fazla mücadele etmeliyiz’
Efe Saydam ise iktidarın gençliğin örgütlü mücadelesinden rahatsız olduğunu ifade etti. Ekonomik kriz, barınma ve beslenme sorunları çözülmek yerine rektörlük icazetiyle faaliyetlerin kısıtlandığını belirten Efe Saydam, Ege ve İstanbul üniversitelerinde stant açan öğrencilere yönelik gözaltı ve saldırıları hatırlattı. Efe Saydam, Beyazıt Kampüsü’nde sivil giyimli ve silahlı kişilerin dolaşmasının öğrencilere güvenlik değil güvensizlik hissettirdiğini vurgulayarak, “Daha örgütlü ve daha fazla mücadele etmeliyiz” çağrısında bulundu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

