1 yıl önce Esenyurt’ta darp edilerek öldürülen Gazeteci Hakan Tosun’un faillerinden ikisine müebbet hapis cezası verildi. Kamera kayıtlarında görülen ve saldırıyı izleyen üçüncü şahısın yargılanmamasına tepki gösteren Hakan Tosun’un kardeşi Öznur Tosun, bu kişi de yargılanana kadar davanın bitmeyeceğini söyledi
Gazeteci, belgeselci ve yaşam savunucusu Hakan Tosun’un Esenyurt’ta sokak ortasında dövülerek katledilmesi üzerinden 1 yıl geçti. Hakan Tosun, 2025 yılının 10 Ekim’i 11 Ekim’e bağlayan gecesi Esenyurt’a bağlı Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde oturan annesini ziyarete giderken, iki kişi tarafından darp edilmiş, kimliği belirsiz kişilerce hastaneye kaldırılmış ve 13 Ekim’de hastanede beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybetmişti.
Hakan Tosun’un ölümüne neden olan faillerden Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin Esenyurt Mevlana Polis Amirliği’ne ifadeye çağırılıp alelacele kasten yaralama suçundan tutuklanırken, üçüncü şahıs olan Yusuf Özakdağ’ın saldırıya iştirak etmesine rağmen aynı karakol tarafından tanık olarak ifadesinin alınması dikkat çekmişti.
ANF’ye konuşan gazeteci Hakan Tosun’un kardeşi Öznur Tosun, abisinin ölümüyle sonuçlanan saldırıya iştirak eden ve sosyal medya hesaplarında çete isimlerini etiketleyerek silahlı poz vermekten çekinmeyen Yusuf Özakdağ’ın da yargılanıp cezalandırılmadan bu davanın bitmeyeceğini söyledi.

Polis katillerle birlikte delil kararttı
O gün Hakan Tosun’a ulaşamayınca merak eden Öznur Tosun, en yakın karakol olan Kağıthane Karakolu’na gidip kayıp başvurusu yaptığını belirtti. Öznur Tosun, anlatımını şöyle sürdürdü:
“Kayıp başvurumun değerlendirilmesi için aradan 24 saat geçmesi gerekiyor. Aradan 24 saat geçmeden Kağıthane Karakolu hastane kayıtlarına bakıyor ama Hakan’ın kaydına ulaşamayınca bu defa annemin oturduğu noktaya en yakın olan Esenyurt Mevlana Polis Amirliği’ni arayıp kayıp başvurusunda bulundum. Cumartesi günü saat 20.00’de abimin fotoğrafı gönderiliyor. Bizim aile olarak abime ulaşamadığımız biliniyor. Buna rağmen gece saat 04.00’e doğru Mevlana Karakolu’ndan beni bir polis memuru arayıp, Hakan’ın Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde olduğunu bildiriyor. Olay Cuma akşamı yaşanıyor, Cumartesi günü bizim Hakan’ı aradığımızı biliyorlar ama buna rağmen bize haber vermiyorlar. Oysa ellerinde evrak ve kayıp ilanı var. Ama bize tam 8 saat sonra haber veriyorlar. Bu 8 saat içerisinde aynı Mevlana Karakolu’nda katiller telefonla ifadeye çağrılıyorlar, saldırıya ait görüntüler katilin ailesi tarafından temizleniyor. Cumartesi günü saat 11.00’da polisin izleyip almadığı görüntülere katil Abdurrahman Murat’ın ailesi el koyuyor. Olaydan tam 27 saat sonra, resmi olarak da 8 saat sonra Hakan’ın akıbetini bize bildirdiler. Mevlana Polis Amirliği bize haber vermesi gerekirken, katilin ailesiyle beraber delileri karartıyor. Katilleri telefonla arayarak ifadeye çağıran Mevlana Polis Amirliği bununla da yetinmedi, Hakan’ın ölümüne sebebiyet veren saldırıya bizzat iştirak eden Yusuf Özakdağ isimli şahsın şüpheli yerine tanık olarak ifadesini aldı. Biz hem üçüncü şahıs hem Mevlana Polis Amirliği hakkında suç duyurusunda bulunduk ama her iki suç duyurusu hakkında da kovuşturmaya yer yok kararları verildi.”
‘Yusuf Özakdağ’ın saldırıyı azmettiren kişi olduğunu düşünüyorum!’
Öznur Tosun, saldırıya iştirak eden üçüncü şahıs olan Yusuf Özakdağ yargılanıp cezalandırılmadan bu davanın kendileri açısından bitmeyeceğini şu cümlelerle anlattı:
“Abim o sokağa gelmeden Yusuf Özakdağ orada motorla dolaşıyor, abimi gören ilk kişi o ve en son katil Abdurrahman Murat’ı motorla abimin bulunduğu noktaya taşıyan da o. Ama ne hikmetse Yusuf Özakdağ’a dokunulmuyor, adeta korunuyor. Üçüncü kişi bu davanın konusu olmadı. Oysa abimin orada oturmasının sebebi, zaten takip edildiğinin farkında olması. Abim gazeteci. Yani nerede ne olduğunun farkında ve gazeteci refleksiyle yaşayan bir insan. Orada oturmasının sebebi işlek bir cadde olması. Yoksa direkt annemin bir arka sokakta bulunan evinin olduğu noktada otururdu. Ama orası karanlık. Takip edildiğinin farkındaydı ve evin bilinmesini istemedi. O kadar yoldan gelip de boşu boşuna orada oturmadı. Orası işlek bir caddeydi ve eğer başıma bir şey gelirse de görünsün ve bilinsin diye delil bırakmaya çalıştı. Bu cinayetin bir arka planı var.”
Faili meçhul cinayet olarak üstü örtülmeye çalışıldı
Öznur Tosun, cinayetin ardındaki planı şöyle anlattı:
“Bakın abimin öldürülmesinin üzerinden tam 1 yıl geçti ama hala kimliği ve cüzdanı yok. Kimliğinin ve cüzdanının olmaması ihtimali yok. Metrobüse biniyor ve kart basıyor. Biz o kart bilgilerine ulaştık. Ama ne kimliği ne cüzdanı ortada yok. Kimliğini üzerinden aldılar. Çünkü amaç kimliksiz olarak ortadan kaybetmekti. Faili meçhul bir cinayet olarak göstereceklerdi. Mahkeme de bu husus üzerinde çok durmadı. Metrobüsten atıldığı esnada kimliğinin düşmüş olabileceği öne sürülüyor. Biz üçüncü kişinin cinayetteki kilit kişi olduğunu düşünüyoruz ve o davaya dahil edilmeden bu dava bitmeyecek bizim için. Onun hakkında tekrar Büyükçekmece Adliye’sine suç duyurusunda bulunduk ve bunun takipçisi olacağız.”
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***