Site icon Serbest Görüş

Gazeteci Çelebi: Rojava Devrimi’nin kazanımları korunmalı


Bahçelievler’de düzenlenen  ‘Dün, Bugün ve Yarın Ortadoğu ve Kürdistan’ panelinde konuşan  Gazeteci Mehmet Ali Çelebi, Rojava Devrimi’nin kadın özgürlüğü ve toplumsal sözleşme alanlarında yarattığı kazanımlara dikkat çekti. Çelebi, ‘Kadın ordulaşmasını sağlayan tek örnek Kürtlerdir. Kadın hakları açısından Rojava Devrimi’nin yarattığı özgürlük anlayışını ve özgürlük felsefesini değerlendirmek gerekiyor’ dedi

Doğu Güneydoğu Dernekleri Federasyonu (DGD KON) öncülüğünde savaşın, Rojava, Rojhilat ve Türkiye’ye etkisi konusunda “Dün, Bugün ve Yarın Ortadoğu ve Kürdistan” başlıklı panel düzenledi. İstanbul Bahçelievler ilçesinde bulunan Doğu Güneydoğu Dernekleri Federasyonu (DGD KON) salonunda düzenlen panele çok sayıda kişi katıldı.

Moderatörlüğünü Gazeteci- Yazar Roni Nasir Kaya’nın yaptığı panele Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Çelebi konuşmacı olarak katıldı.

Kürtlerin Ortadoğu’daki konumuna dikkat çeken Mehmet Ali Çelebi, paylaşım savaşı içerisinde hem küresel güçler hem de bu güçlerin alt aktörleri olan bölgesel aktörler kendi liderlik savaşlarını verdiklerini belirtti. Ortadoğu’da bazı ülkelerin liderlik yarışında olduğunu belirten Çelebi şunları belirtti:

“Ortadoğu’nun beyin ağası biziz pozisyonundalar. Bunu da muazzam teknolojik imkân ve donanımlarla yapıyorlar. Rusya’dan, ABD’den ve Çin’den tedarik ettikleri teknolojilerle politikalarını hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bu politikalarda Kürtler kritik bir noktada. Kürtlerin bütün renklerini yok etmeye çalışıyorlar. Arapçı ve Türkçü kemerlerle Kürtlerin kültürünü bağlayıp Ortadoğu’nun çöllerine ve denizlerine atmaya, gömmeye çalışıyorlar. Yıllardır Kürtleri kendi dillerinden ve kültürlerinden uzaklaştırarak bunlardan utandırmaya çalıştılar. Tarihe baktığımızda bir hakikat var. 600’lü yıllardan itibaren Pers bölgesi, Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi, Yemen’deki Babülmendep Boğazı, Süveyş Kanalı ve Kürdistan coğrafyası önemli savaş alanları olmuştur.”

‘Kürtlerin coğrafyasında senin ne işin var’

Tunus’ta başlayan ayaklanma sürecine değinen Mehmet Ali Çelebi, diktatörlüklerin devrilmesi ve Rojava’da bazı kazanımların elde edilmesiyle yeni bir sürecin başladığını belirtti. Çelebi şöyle devam etti:

“Tunus’ta başlayan ayaklanma süreci bazı toplumsal dinamikleri harekete geçirerek diktatörleri devirdi ve bu gelişmeler alkışlandı. Mısır’da Hüsnü Mübarek, Yemen’de Ali Abdullah Salih devrilirken, Suriye’de Beşar Esad’ın iktidarının sona ermesi de alkışlandı. Ancak bu konjonktürde Kürtlerin hariç tutulması, tarihin dışında bırakılması istendi. Kürtlere yönelik saldırıların yoğunlaştığını görüyoruz. Tunus’taki diktatörlüğün devrilmesi ve Rojava’da bazı kazanımların elde edilmesinin ardından, özellikle 19 Temmuz 2012 Devrimi, IŞİD üzerinden yok edilmeye çalışıldı. Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’de hükümet güçlerini çekmiyor. Birleşmiş Milletler üzerinden çağrılar yapılıyor. Her ülkeye ‘Oradan çık’ deniliyor. Kürtler de ‘Kürtlerin coğrafyasında senin ne işin var, Libya’da senin ne işin var, Kıbrıs’ta senin ne işin var, Somali’de senin ne işin var?’ diye soruyor. Kürtler her alanda adalet, eşitlik ve özgürlük istiyor. Hiçbir dil diğerinden, hiçbir kültür diğerinden, hiçbir ulus başka bir ulustan üstün değildir. Herkes eşittir. Anadolu’nun binbir kültürünü yok etmeye yönelik politikalardan vazgeçilmesini istiyorlar.”

‘Kadın ordulaşmasını sağlayan tek örnek Kürtler’

Rojava Devrimi’nin kazanımlarına değinen Mehmet Ali Çelebi, toplumsal sözleşmenin önemine dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Rojava’da belli haklar elde edildi. Toplumsal sözleşme çok hayatidir. Rojava Devrimi, 700 yıldır yapılmayan bir şeyi 14 yılda gerçekleştirdi. Üstelik toplumsal sözleşmeyi ilk iki yıl içerisinde hazırladı. Ortadoğu’da hiçbir ulus, kendi hâkimiyet alanında üç dili resmî dil olarak kabul edip anayasasına koyamadı. Türkiye’nin temel direnç noktalarından biri de bu. Türkiye, anayasayı değiştirerek Kürtçeyi resmî dil yapabileceğini rahatlıkla söyleyebilir ancak hâlâ ayak diretiyor. Aynı yaklaşım Suriye’de de görülüyor. Rojava, ‘Jin Jiyan Azadî’ felsefesini, tarihsel çıkışını ve sloganını bütün dünyaya armağan etti. Kadınlar Küba’da ve Asya’da gerilla hareketleri içerisinde mücadele etti. Ancak kadın ordulaşmasını sağlayan tek örnek Kürtlerdir. Kadın hakları açısından Rojava Devrimi’nin yarattığı özgürlük anlayışını ve özgürlük felsefesini değerlendirmek gerekiyor.”

Panel, soru ve cevap bölümünün ardından sona erdi.

HABER MERKEZİ

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version