Ege Bölgesi’ndeki cezaevlerinde tutulan siyasi tutsaklarla DEM Parti heyeti görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşme sonrası yapılan açıklamada, tutsaklara yönelik hak ihlallerinin sürdüğü belirtilerek demokrasinin yolunun tutsak edilenlerin tahliye edilmesinden geçtiği ifade edildi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM PARTİ) milletvekilleri Nevroz Uysal Aslan, Burcugül Çubuk, İbrahim Akın, Vezir Parlak ve Onur Düşünmez’in aralarında olduğu heyet, Ege Bölgesi’ndeki cezaevlerindeki siyasi tutsakları ziyaret etti. 26-27 Ekim’de Buca Kırıklar Yüksek Güvenlikli Cezaevi, 1 ve 2 No’lu F Tipi’nde görüşmeler gerçekleştiren heyet, 28-29 Ekim’de ise Aliağa’da bulunan Şakran Kapalı Kadın, 1, 2 ve 4 No’lu Cezaevlerinde görüşmeler yaptı.
Heyet, Şakran Cezaevi’ndeki görüşmelerden sonra cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Heyet adına konuşan Nevroz Uysal Aslan, Türkiye’deki F Tipi ve Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde izolasyon ve tecrit koşullarının Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tutsak edildikten sonra tüm cezaevlerine daha sık görülmeye başlandığını belirtti. Nevroz Uysal Aslan, “Buca’da Yüksek Güvenlikli Cezaevi ve F Tipi cezaevlerinde mahpusların birbirleriyle olan temasının azaltıldığı, sosyal etkinliklerin kanunda yazdığı gibi değil de ayrımcı bir biçimde idarenin takdiri ve keyfine bırakıldığını gördük. İdareler eliyle verilen dilekçelerin numaralandırılmayarak cevapsız bırakıldığı, idarenin siyasi tutsaklara dönük görüşme taleplerine geç cevap verdiği ya da hiç cevap vermediği, yine 2021 yılında uygulamaya konulan İdare Gözlem Kurulları eliyle koşullu salıverme hakkının değerlendirmesi gibi tarif edilen tutsakların özgürlüklerinin gasp edilme pratiklerinin devam edildiğine şahit olduk” dedi.
Şakran’da ise ağırlaştırılmış müebbet alan 3 kadın tutsağın kendi aralarında bile ortak havalandırmaya çıkmasının engellendiğini kaydeden Nevroz Uysal Aslan, Şakran’da kimlik dayatması meselesini sıkça duyduklarını ifade ederek şunları söyledi:
“Buraya getirilen mahpuslara kargo alırken, havalandırmaya çıkarken, avukat ve aile görüşüne giderken kimlik dayatma uygulaması sürüyor. 2 aydır buraya getirilen ESP’li tutsakların ise spor, havalandırma, sosyal etkinlik haklarından yararlandırılmadığı ve yine kimlik dayatma uygulamasında hiçbir hukuki karşılığının olmadığını da gördük.”
‘Kürtçeye engelleme var’
Hasta tutsakların Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olduğunu ifade eden Nevroz Uysal Aslan, hasta tutsaklar hakkında da şu bilgileri verdi: “Meselenin hukuk, insan hakları, adalet ve vicdan boyutları var. Burada görüştüğümüz mahpuslara dönük sağlığa erişim engellerinin olduğu ve hastaların yaşam hakkına kastedecek düzeyde ilerlediğini gördük. Birçok mahpus, meselenin bireysel olarak değil yapısal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini sıkça ifade etti. Görüştüğümüz tüm hapishanelerde Kürtçe yayına dönük olarak engelleme tutumlarının da devam ettiğini gördük. Kürtçe mektuplar okuma adı altında geç veriliyor. Kürtçe dergi, kitap roman ve şiir kitapları ya hiç verilmiyor ya da aylar sonra veriliyor. Kürtçe’ye dönük ayrımcı düşmanca uygulamanın sürdüğünü ifade edebiliriz. Buna rağmen tüm tutsakların özgürlük inancını, umudunu bir kez daha yaptığımız her görüşmede gördük.”
Nevroz Uysal Aslan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde demokratik siyasetin önü ve hukukun yolunun cezaevlerinde tutulan ve Kürt halkının varlık mücadelesi için cezalandırılan tutsakların tahliye edilmesinden geçtiğini ifade etti.
Ziyaretler yarın Bodrum S Tipi Cezaevi’ndeki görüşmeler ile devam edecek.
İZMİR
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

