İzmir’de düzenlenen ‘İkinci yüzyılda cumhuriyetin ve toplumun demokratikleşmesi’ konferansının sonuç bildirgesinde ortak vurgusunun Kürt sorununun demokratik, barışçıl çözümünün tarihi fırsat olması olarak değerlendirildi
Sosyoloji Dükkanı Derneği, İzmir Barış Forumu ve Gençlik Örgütleri Forumu’nun (GOFOR), 12 Eylül’de gerçekleştirdiği “İkinci yüzyılda cumhuriyetin ve toplumun demokratikleşmesi” başlıklı konferansın sonuç bildirgesi açıklandı.
Konferansın farklı kuşakların, kimliklerin ve toplumsal kesimlerin katılımıyla gerçekleştirildiği kaydedilen bildirgede, “Ortak düşüncemiz açıktır, cumhuriyet, yalnızca seçimler ve devlet kurumlarıyla sınırlı değildir. Eşitsizliklerin, ayrımcılığın, dışlanmanın, kutuplaşmanın ve otoriter toplumsal ilişkilerin aşılmasını da gerektirir. Konferansımızın 12 Eylül’de yapılması 1980 askeri darbesinin yarattığı acılarla ve demokratik hayat üzerindeki kalıcı etkileriyle yüzleşme irademizin ifadesidir. Geçmişle yüzleşmeden demokratik bir gelecek kurulamaz” denildi.
Kadınların, gençlerin, emekçilerin, farklı kimlik ve inanç topluluklarının özgürlük ve eşitlik mücadelelerinin ortak demokratik birikimin ayrılmaz parçaları olduğu vurgulanan bildirgede, yoksullukla, güvencesiz çalışmayla, ayrımcılıkla ve ekolojik yıkımla mücadelenin de demokratikleşmenin gereği olduğunun altı çizildi.
‘Barış yalnızca silahların susması değil’
Barışın demokratikleşmenin vazgeçilmez koşulu olduğuna dikkat çekilen bildirgede, şunlar ifade edildi: “Barış yalnızca silahların susması değil, çatışmayı besleyen eşitsizliklerin, dışlanmanın ve güvensizliğin ortadan kaldırılmasıdır. Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümünü Türkiye’nin bütününün demokratikleşmesi için tarihsel bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Bu sürecin yalnızca siyasal aktörlerle sınırlı kalmaması, kadınların, gençlerin, sivil toplumun, emek örgütlerinin ve farklı toplumsal kesimlerin katılımıyla toplumsal bir barışa dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Kalıcı barış herkesin eşit, özgür ve ortak geleceğin sahibi hissetmesiyle mümkündür.”
Demokratik cumhuriyetin temelinin eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, özgürlük ve çoğulculuk olduğu belirtilen bildirgede, hiç kimsenin kimliği, dili, inancı, etnik kökeni, cinsiyeti, cinsel yönelimi veya yaşam biçimi nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı bir yaşam hedeflendiği vurgulandı.
Bildirgede, konferansın bir sonuç değil ortak demokratik geleceği kurma yolunda yeni bir başlangıç olduğuna dikkat çekilerek, sivil toplum kuruluşlarını, meslek örgütlerini, toplumsal hareketleri ve demokratik girişimleri bu ortak iradeyi büyütmeye yönelik çağrıda bulunuldu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

