Wan’dan yola çıkarak Kilis’e çocukların yaşam hakkı için bin kilometrelik yürüyüş başlatan gelişim uzmanı Tanyel Süzer, yürüyüşünün 21’inci gününde
Davranış analisti ve çocuk gelişim uzmanı Tanyel Süzer, çocuklara dönük hak ihlallerinin ve şiddetin artmasına dikkat çekmek amacıyla 12 Eylül’de İran sınırından Kilis’e kadar “Yaşam Hakkı Yürüyüşü” başlatmıştı.
Kürdistan sınırı boyunca yürüyüş gerçekleştirmeyi planlayan Tanyel Süzer, bu yürüyüşle birlikte son yıllarda Ortadoğu’da yaşanan savaşlarda yaşam hakları ellerinden alınan, hedef olan çocuklara dikkat çekmeyi amaçladı. Yürüyüş kapsamında sınır bölgelerinde yaşanan ve çocukların karşı karşıya kaldığı sosyo-ekonomik sorunlara da dikkat çeken Tanyel Süzer, bin kilometrelik yürüyüşü boyunca geçtiği kentlerde çocuklar ve ebeveynlerle bir araya gelerek farkındalık çalışmaları düzenledi.
Her gün 25 kilometre yol yürüyen, yürüyüş rotasını bugünlerde Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesinde sürdüren Tanyel Süzer, yürüyüşün amacını, yola çıkma gerekçesini ve yolda tanık olduklarını Mezopotamya Ajansı’na anlattı.
Çocukların istismar nesnesi olmasına bir itiraz
Çocukların önlenebilir nedenlerle yaşamını yitirmesi, istismar vakalarının cezasız kalması ve sağlık alanında yaşanan ihlallerin kendisini yürüyüşe yönelttiğini belirten Tanyel Süzer, şunları ifade etti:
“Son yıllarda gerçekten sayısız çocuğun önlenebilir kazalarda ölmesi, istismarın bu kadar cezasız kalması ve özellikle ‘Yenidoğan Çetesi’ beni çok tetikledi. Yaşanan birçok olay ‘Bir şey yapmam lazım’ diye düşünmeme neden oldu.”
İran sınırından başlamasının da sembolik bir anlam taşıdığını ifade eden Tanyel Süzer, şunları söyledi:
“Sınır şehirlerinde çocuk nüfusunun çok fazla olduğunu biliyordum. Özellikle kırsal bölgelerde eğitime erişimin, sosyalleşmeye erişimin çocuklar için pek de mümkün olmadığını biliyordum. Seçtiğim rotada üç ülkeyle komşuyuz ve o üç ülke de savaşa sürüklendi. Oradaki göç de bizi etkiledi. İran sınır kapısından başlamamın sebebi de yürüyüşe başlamadan önce Amerika’nın İran’da bir okulu bombalaması ve kız çocuklarının öldürülmesiydi.”
‘Çocuklar hepimizin sorumluluğu’
Özellikle kırsal bölgelerde çocukların güvenli şekilde oyun oynayabileceği ve sosyalleşebileceği alanların bulunmamasına dikkat çeken Tanyel Süzer, şu ifadeleri kullandı:
“Onurlu bir yaşam istiyorsak eğitim hakkını, sağlık hakkını, oyun, sanat, kültür, sağlıklı beslenme hakkını, hepsini birden düşünmemiz lazım. Benim geldiğim bölgelerde gördüğüm en büyük eksik kırsalda bir çocuğun güvenle dışarıda olmasına imkân sağlayacak hiçbir şeyin olmaması. ‘Çocuklar nasıl olsa kendiliğinden büyür’ demekle olmaz. Öncelikle bilimsel, nitelikli, pedagojik eğitime erişmeleri gerekiyor. Oyun hakkını, sağlıklı beslenme hakkını mutlaka devletin sağlaması gerekiyor.”
Çocuk Hakları Dayanışma Ağı: Çocuklar savaşın yıkıcı etkisinden çıkamıyor
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

