Bedlîs’te, KKYDP hibelerinin adil dağıtılmadığı iddia edildi. Aynı bütçe tutarları, ardışık numaralar ve soyadı yoğunlaşmasına dikkat çeken DEM Parti Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, konuyu Meclis’e taşıdı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye ve Kürdistan illeri arasında kişi başına düşen gelir oranına göre en yoksul dördüncü kent olan Bedlîs’te, geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılık zorlaşırken, dağıtılan hibe destekleri şeffaflık tartışmalarını beraberinde getirdi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Bedlîs Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında, Bedlîs İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından açıklanan hibe listesinin adil ve şeffaf olmadığını belirterek konuyu Meclis gündemine taşıdı.
Listedeki şüpheli bulgular:
- Benzer rakamlar: Birbirinden bağımsız olması gereken 11 farklı başvuruda kuruşu kuruşuna aynı tutarın (3 milyon 652 bin 420 TL) yer alması.
- Ardışık numaralar ve soyadları: Başvuru numaralarının ardışık olması ve listelerde aynı soyadlarının yoğunlaşması.
- Çelişkili Bilgiler: Bazı başvurularda yatırımcı ile proje adları arasında isim ve soy-isim uyuşmazlıklarının bulunması.
- Nüfuz ağları: Tarımsal hibelerin yıllardır belirli aileler, siyasi nüfuz çevreleri ve belirli danışmanlık şirketleri etrafında toplandığına dair ciddi iddiaların bulunması.
Konuyu Meclis’e taşıyan Semra Çağlar Gökalp, Tarım ve Orman Bakanlığı’na soru önergesi vererek, sürecin önceki yılları da kapsayacak şekilde tüm yönleriyle araştırılması gerektiği çağrısını yaptı.
‘Kamu kaynakları halkındır’
Önceki yılları da kapsayacak şekilde iddiaların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini vurgulayan Semra Çağlar Gökalp, usulsüzlük tespit edilmesi durumunda idari ve hukuki süreçlerin işletilerek kamu zararının tahsil edilmesini talep etti.
Semra Çağlar Gökalp çağrıda bulunarak, şunları söyledi:
“Kırsal kalkınma birkaç kişinin kamu kaynaklarından yararlanması değil, üretim imkânlarının toplumun geneline yayılmasıdır. Kamu kaynağı siyasi nüfuzun, bürokrasinin, aile ilişkilerinin ya da aracılık ağlarının değil, halkın ve üreticinin hakkıdır. Kamu kaynaklarının kimlere, hangi kriterlerle ve hangi ilişkiler üzerinden verildiği halka açıklanmalıdır.”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

