Site simgesi Serbest Görüş

Babası Cemile Çiftçiyi anlattı: Davasının da yolunun da izindeyiz


Baskı ve şiddete karşı yüzünü dağlara dönen Cemile Çiftçi’yi babası Cuma Çiftçi anlattı. Baba Çiftçi, ‘Babası olmak benim için onurdur. Onun davasının da yolunun da arkasındayız, izindeyiz. Bizim başımız diktir’ dedi

Wan’ın Westan (Gevaş) ilçesine bağlı Xorutîs  köyünde 1995 yılında dünyaya gelen Cemile Çiftçi (Amara Rojbîn), ailesine dönük devletin baskı ve zulüm politikalarıyla daha küçük yaşlarda karşılaştı. Babası Cuma Çiftçi’nin gözaltına alınması ve işkenceye maruz kalmasına şahitlik etti. 2013 yılında özgürlük mücadelesine katıldı. Cemile Çiftçi, kadın komutanlığı bünyesinde öncülük düzeyinde yer aldı. 22 Eylül 2021 yılında Şirnex’in Cûdî Dağ’ında çıkan bir çatışmada yaşamını yitirdi. Cemile Çiftçi’nin cenazesi ailesi bilgilendirilmeden Şirnex’te bulunan kimsesizler mezarlığında defnedildi. Çiftçi ailesinin yoğun uğraşları sonucunda cenaze 16 ay sonra teslim alınarak memleketinde defnedildi.

‘Kızım zorlu süreçte doğdu’

Cemile Çiftçi’nin mücadelesini baba Cuma Çiftçi anlattı. Cemile’yi anlatırken “Heval Amara” diyerek sözlerine başlayan baba Cuma Çiftçi, “Heval Amara çocukluğunda bile çok farklıydı, çok güzel bir çocuktu. Daha küçük yaşta devletin baskısı ile tanıştı. O dönemde devletin inkarcı ve baskıcı politikası bütün Kürdistan köyleri ve kentlerinde olduğu gibi köyümüzün üzerinde de vardı ve kızım o zorlu süreçte doğdu. 2 yıl köyde yaşadık ve ardından köyümüz yakıldı. Her zaman zorluk ve baskı altında kaldık. Bizlere koruculuk dayatılması yapıldı, kabul etmeyince köyü yakıp boşalttılar” dedi.

‘Okulda başarılı bir öğrenciydi, avukat olmak istiyordu’

Devletin baskı politikalarının artmasıyla kızının bu duruma tepki göstererek mücadeleye katıldığını belirten baba Çiftçi, “Kızım gidince Amara Rojbin adını aldı. Saflara katılmadan önce okulda çok başarılı ve örnek bir öğrenciydi. Doğayı çok seven, doğa ile bütünleşen bir çocuktu. Hayali avukat olmaktı. Köy yakılınca ben gözaltına alındım ve 3 yıl cezaevinde kaldım. Tutuklanınca çok büyük işkenceden geçtik. İşkencenin ağrıları, hastalıkları ve etkileri halen üzerimde var. Bizlerin işkencesi Heval Amara’nın içine oturdu ve bunun öfkesini taşıdı. Daha sonra 2013 yılında PKK saflarında yerini aldı” ifadelerini kullandı.

‘Yaşamı boyunca hep en doğru ve en güzel şekilde yaşadı’

Katıldıktan 10 gün sonra kızının kendilerine mektup gönderdiğini kaydeden baba Çiftçi, “Mektupta, bana yapılan işkenceden dolayı katılım yaptığını yazıyordu. 22 Eylül 2021 yılında Cûdî’de şehit oldu. Şehadetinden 16 ay sonra Heval Amara’nın cenazesini alabildik. Yaşamı boyunca hep en doğru ve en güzel şekilde yaşadı. Kimsenin kalbini kırmaz, kimse ile arası bozuk olmazdı. Bizler biri ile tartışıp küsünce çok üzülüyordu. ‘Bu güzel dünya da neden kalp kırıyorsunuz’ derdi hep. Her zaman barışı isteyen biriydi” şeklinde anlattı.

‘Babası olmak benim için onurdur’

Cemile’nin katılımından sonra devlet baskısının arttığını aktaran baba Çiftçi, “Şahadeti duyulmadan önce birçok defa baskına geliyorlardı. Onun gidişinden sonra çok defa beni gözaltına aldılar. Tehditleri, hakaretleri hep devam etti. Şehadetinden sonra bu baskılar azaldı. Onun babası olmak benim için onurdur, onlarla gurur duyuyoruz. Onun davasının da yolunun da arkasındayız, izindeyiz. Bizim başımız diktir” dedi.

‘Atılmayan adımlar inancımızı kırıyor’

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen baba Çiftçi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a güvendiklerini belirterek, devletin de güven verici adımlar atması gerektiğini kaydetti. Baba Çiftçi, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Abdullah Öcalan tarafından bir süreç başlatıldı. Sayın Abdullah Öcalan’dan dolayı sürece inancımız var.  Sadece Kürt hareketi tarafından adım atılması bizlerin içine kuşku düşürüyor. Açık bir adım görmedik ve atılmayan adımlar inancımızı kırıyor. Kurulan komisyon, bizler ve süreç açısından oldukça önemlidir ama bu süreç sadece söylemler üzerinde kalacak bir süreç değildir. Ortadoğu ateş çemberine dönüşmüş ve bu ateş çemberi bizleri içine almadan süreç amacına ulaşmalıdır. Herkesin sürece sahip çıkması gerekiyor. Bizler artık daha demokratik bir devlette yaşamak istiyoruz.”

Haber: Özlem Yacan \ MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Mobil sürümden çık