Site simgesi Serbest Görüş

Annesi İbrahim Saygı’yı anlattı: Davası ve hayalleri için gitti


Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren oğlu İbrahim Saygı’yı anlatan Menci Saygı, ‘Oğlum davası ve hayalleri için gitti’ dedi

Kürt özgürlük mücadelesine 2017 yılında katılan İbrahim Saygı (Botan Egîd Şikeftî), 2019 yıllında Türkiye’nin Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik hava saldırısında yaşamını yitirdi. Saygı ailesi 1990’lı yıllarda devletin Kürdistan’a yönelik köy boşaltmaları nedeniyle Sêrt’in (Siirt) Dihê (Eruh) ilçesine bağlı Şikeftî köyünden Mersin’in Tarsus ilçesine göç etmek zorunda kaldı. Saygı ailesi, zorunlu göçe rağmen kimliği ve kültüründen taviz vermedi.

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirdiğini açıklanan İbrahim Saygı, 1993’te Tarsus’ta dünyaya geldi. 8 çocuklu ailenin en küçüğü olan İbrahim Saygı, sürekli, “Neden topraklarımızdan göç ettik” diye sorarak bir arayış içine girdi. İbrahim Saygı askerliğini yapsa da gerek çocukluktan beri içinde bulunduğu arayışı gerekse de 2015’te Kürdistan’da  “Özyönetim” döneminde kentlere yönelik saldırılar ve Rojava’ya yönelik saldırılar kendisi için artık bir dönüm noktası oldu. Saygı ailesi, çocuklarının yaşamını yitirdiğin açıklanması üzerine 10-12 Eylül tarihleri arasında Mersin’de gerçekleştirilen anmada yerini aldı.

İbrahim Saygı’yı annesi Menci Saygı’ anlattı.

‘Kürtçeye bağlılığı vardı’  

Yaşamını yitiren İbrahim Saygı’nın annesi Menci Saygı, 1990’lı yıllarda maruz kaldıkları baskılar, göç ve oğlunu çocukluk hikayesini şu cümlelerle dile getirdi:

“Biz Sêrt’in Dihê ilçesine bağlı Şikeftî köyünde yaşıyorduk. Devletin baskıları nedeniyle köyümüzden göç ederek buraya geldik. 6 çocuğum köyde doğdu ve 2 çocuğum da burada dünyaya geldi. İbrahim en küçük oğlumdu. İbrahim küçükle küçük, büyükle büyüktü. Çevresi tarafından sevilen ve sayılan biriydi. Hep Kürtçe konuşuyordu ve Kürtçe’ye bağlılığı vardı. Mücadeleye katıldığında da herkes onu sordu. Oğlum bana karşı çok iyiydi. Hep diyordu; ‘Anne sen öldüğünde senin mezarına gireceğim.’ Yani o kadar bağlı biriydi. Askerliğe gittikten sonra da katılım yaptı. Katılımdan kısa bir süre sonra Qamişlo’da olduğunu öğrendim, ona gel dedim kabul etmedi. Gitmeden önce de hep ‘Mücadeleye katılacağım’ diyordu. Oğlum hep ‘devlet bizi yok sayıyor, bize zulüm yapıyor’ diyordu. Gitmeden önce komşumuzun küçük bir çocuğu var ve ona ‘Ozan beni unutma’ demişti. Ben ve ablasıyla vedalaştıktan sonra gitti. Ben işe gideceğini zannettim. Oysa oğlum o gün katılım yapmış.”

‘Sonuna kadar davamızın arkasındayız’  

Oğlunun mücadelesiyle gurur duyduğunu söyleyen Menci Saygı, “Oğlum davası ve hayalleri için gitti. Bu davada sadece benim oğlum gitmedi. Nice ailelerin çocukları gitti. Onlar bizi parça parça etseler de biz sonuna kadar davamızın arkasındayız. Mücadelede yaşamını yitirenlerden daha değerli değiliz” diye belirtti.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne önem verdiklerini dile getiren Menci Saygı, “Artık barış olmasını istiyoruz. Bizim yüreğimiz yandı ama başkalarının yüreği yanmasın. Her namaz kıldığımda barışın gelmesi için dua ediyorum. Bunun için gerekli olan adımlar atsın. Önderliksiz (Abdullah Öcalan) yaşam olmaz o bizim önderimizdir. Onsuz bir barış olmaz” diye konuştu

Haber: Mehmet Güleş / MA 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Mobil sürümden çık