HASAN CÜCÜK | HABER İNCELEME
Dünya Kupası’nın sona ermesiyle birlikte Avrupa futbolunda gözler yeniden milli takımlara çevrildi. Ancak bu kez sahadaki yıldızlardan çok kulübelerdeki yeni isimler merak konusu. Birçok önemli Avrupa ülkesi, UEFA Uluslar Ligi’nde yeni teknik adamları yönetiminde görücüye çıkıyor.
2026 Dünya Kupası’nın ardından Avrupa’da teknik direktör değişikliği dalgası yaşandı. Fransa’da Didier Deschamps’ın yerine Zinedine Zidane, Almanya’da Julian Nagelsmann’ın yerine Jürgen Klopp, Hollanda’da Ronald Koeman’ın yerine Xavi Hernandez, Portekiz’de Roberto Martinez’in yerine Jorge Jesus geldi. İtalya’da Roberto Mancini yeniden göreve dönerken Belçika, Hırvatistan ve Çekya da yeni teknik adamlara emanet edildi. UEFA’nın verilerine göre 2026 Dünya Kupası sonrasında toplam 10 Avrupa ülkesi teknik direktör değişikliğine gitti.
Şimdi bu yeni isimlerin ilk ciddi sınavı Uluslar Ligi’nde.
İki yeni hoca aynı maçta
Yeni dönemin en dikkat çekici başlangıcı 24 Eylül’de oynanacak Hollanda-Almanya karşılaşması olacak. Çünkü Amsterdam’daki mücadele sadece iki önemli futbol ülkesini değil, iki yeni teknik direktörü de karşı karşıya getirecek.
Almanya’nın başında Jürgen Klopp olacak. Liverpool ve Borussia Dortmund’da kulüp futbolunun zirvesine çıkan Alman teknik adam, kariyerinde ilk kez bir milli takım çalıştıracak. Klopp için Almanya görevi yeni bir deneyim. Nitekim kendisi de milli takımın başına geçmesini teknik direktörlük kariyerinin zirvesi olarak tanımlıyor.
Hollanda’da ise Barcelona ve İspanya futbolunun önemli isimlerinden Xavi Hernandez dönemi başlıyor. Xavi’nin Hollanda futboluyla kurduğu bağ da dikkat çekici. Barcelona altyapısında yetişen İspanyol teknik adam, Johan Cruyff ve Rinus Michels’in futbol anlayışının kendisini etkilediğini ve Hollanda ile özel bir bağ hissettiğini söylüyor.
Dolayısıyla Uluslar Ligi’nin ilk haftasında sadece Hollanda-Almanya maçı oynanmayacak. Bir anlamda Xavi ile Klopp’un milli takım futbolundaki ilk sınavı da verilecek.
Zidane’ın ilk durağı Türkiye
Fransa’da ise uzun Deschamps döneminin ardından Zinedine Zidane sahneye çıkıyor.
Fransa’nın 1998 Dünya Kupası şampiyonluğunda futbolcu olarak başrol oynayan Zidane, teknik direktörlükte de Real Madrid ile üçü üst üste olmak üzere dört Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşadı. Ancak 2021’den bu yana takım çalıştırmayan Fransız teknik adam, uzun süredir beklediği milli takım fırsatını sonunda yakaladı.
Zidane’ın ilk resmi sınavı ise Türkiye karşısında olacak.
25 Eylül’deki Türkiye-Fransa karşılaşması, Türk futbolseverler açısından da ayrı bir önem taşıyor. Çünkü karşılaşmanın diğer tarafında, milli takım kariyerine Fransa gibi bir futbol devi karşısında başlayan yeni bir teknik direktör bulunacak.
Zidane’ın Fransa’sının nasıl bir oyun ortaya koyacağı, deneyimli oyuncularla genç kuşağı nasıl harmanlayacağı ve Deschamps döneminden ne kadar farklılaşacağı Uluslar Ligi’nin en merak edilen konularından biri olacak.
Portekiz’de Jesus, Ronaldo ile yeniden buluşuyor
Portekiz de yeni teknik direktörüyle Uluslar Ligi’nde boy gösterecek. Roberto Martinez döneminin ardından göreve Jorge Jesus getirildi.
72 yaşındaki teknik adam, kulüp futbolunda Benfica ve Flamengo başta olmak üzere önemli başarılar yaşadı. Portekiz Milli Takımı ise onun kariyerindeki ilk üst düzey milli takım görevi.
Jesus’un ilk sınavı 24 Eylül’de Galler karşısında.
Ancak Portekiz’de bütün gözler doğal olarak Cristiano Ronaldo’da olacak. Jorge Jesus ile Ronaldo daha önce Al Nassr’da birlikte çalıştı. Jesus, Portekiz kaptanını ülke futbolunun sembolü olarak tanımlıyor.
Bu nedenle Portekiz’deki yeni dönemin en önemli başlıklarından biri, Jesus’un Ronaldo’yu nasıl kullanacağı olacak.
Belçika-İtalya maçında iki farklı hikâye
25 Eylül’deki Belçika-İtalya karşılaşması da yeni teknik direktörler açısından dikkat çekiyor.
Belçika’nın başında Mark van Bommel bulunacak. Hollandalı teknik adam daha önce PSV, Wolfsburg ve Antwerp’i çalıştırdı ancak Belçika görevi onun ilk milli takım teknik direktörlüğü olacak.
İtalya’da ise eski bir isim geri döndü: Roberto Mancini.
Mancini, 2018-23 arasındaki ilk döneminde İtalya’ya EURO 2020 şampiyonluğunu kazandırmış ve Uluslar Ligi’nde iki kez üçüncülük yaşamıştı. Şimdi ikinci dönemine başlıyor. İtalya’nın yeni başlangıcında genç oyunculara daha fazla şans vermesi dikkat çekiyor. Mancini, dokuz oyuncuya ilk kez milli takım daveti yaptı.
Hırvatistan’da Bilić geri döndü
Hırvatistan’da ise tanıdık bir yüz yeniden göreve geldi.
Zlatko Dalić döneminin sona ermesinin ardından Slaven Bilić yeniden milli takımın başına geçti. Bilić, 2006-12 yılları arasında Hırvatistan’ı çalıştırmıştı. Aradan geçen yıllarda Beşiktaş, West Ham United ve West Bromwich Albion gibi takımlarda görev yapan Bilić, şimdi daha deneyimli bir teknik adam olarak ülkesine döndü.
Bilić’in ilk sınavı 26 Eylül’de Çekya karşısında.
Çekya da yeni teknik adamıyla sahaya çıkacak. İspanyol Santi Denia, İspanya’nın genç milli takımlarındaki başarılarının ardından Çekya’nın başına geçti. Denia’nın kariyerindeki en önemli başarı ise 2024 Paris Olimpiyatları’nda İspanya’yı altın madalyaya taşımasıydı.
İlk maçlar, yeni hikâyeler
Uluslar Ligi’nin yeni sezonu bu açıdan yalnızca bir milli takım organizasyonu değil, Avrupa futbolundaki yeni teknik direktör kuşağının da ilk büyük vitrini olacak. Zidane, Klopp, Xavi, Jorge Jesus, Mancini, Van Bommel, Bilić ve Santi Denia için önlerinde uzun bir yol var.
Dünya Kupası sonrasında değişen kulübeler, şimdi ilk kez rekabetçi bir ortamda test edilecek.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

