Amed, Êlîh ve Colemêrg’de zorla kaybedilenlerinin akıbeti ve faillerinin açığa çıkarılması için çağrıda bulunuldu
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınları, Amed, Êlîh ve Colemêrg’de zorla kaybedilenlerin akıbeti ve faillerin açığa çıkarılması için çağrıda bulunuldu.
Amed
İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” şiarıyla sürdürdükleri eylemlerinin 917’inci haftasında Rezan (Bağlar) ilçesindeki Koşuyolu Parkı’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eylemde kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı.
Bu haftaki eylemde 4 Ağustos 1993 tarihinde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren Mehmet Sincar’ın faillerinin açığa çıkarılması istendi. Eyleme, Mehmet Sincar’ın eşi Cihan Sincar, sivil toplum örgütü temsilcileri de katıldı.
Cihan Sincar, “Başımız dik. Ancak nasıl bir devlet anlayışıyla karşı karşıya olduğumuzu bilmiyoruz. 33 yıldır milletvekili olan, insan hakları ve özgürlükler için mücadele eden insanların hakları bugün dahi teslim edilmedi. Çünkü onların fikirleri, mücadeleleri ve isimleri tarihin içerisinde yok edilmek istendi. Biz dilimiz, özgürlüğümüz ve haklarımız için adalet istiyoruz. Mehmet Sincar davasında adaletin sağlanmasını istiyoruz. Her anmada, her taziyede adalet talebimizi dile getirdik. Bugün de söylüyoruz; Adalet getirin. Bütün halkımızın hakları için adalet istiyoruz” diye konuştu.
İHD Bölge Temsilcisi Tahir Saçaklı ise Sincar’ın hikayesini şöyle aktardı: “Mehmet Sincar 1953 yılında Mêrdîn’in Mehsert (Ömerli) ilçesi İkipınar köyünde dünyaya gelir. İlkokulu doğduğu köyde, ortaöğrenimini Mêrdîn’de tamamladıktan sonra lise eğitimi için Adana’ya gider. 1973 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’ni kazanır ve 1978 yılında mezun olur. Sonrasında öğretmen olarak Dersim’e tayini çıkar. Yaklaşık olarak bir sene çalıştıktan sonra, Maraş katliamı boykotu nedeniyle devlet tarafından sürgün edilir. Sürgün edildiği ilçede sağcı gruplar tarafından tehditlere ve saldırılara maruz kalır ve daha görevine başlamadan ailesinin yanına dönmek zorunda kalır.
Sincar, 1991 yılında Demokrasi Parti’den (DEP) milletvekili seçilmiştir. Derneğimiz üyesi olan Sincar, dönemi itibariyle Mecliste özellikle bölgedeki faili meçhul cinayetler, JİTEM, Hizbullah’ın gerçekleştirdiği katliam ve cinayetlere ve köy korucularının saldırılarına karşı aktif çalışmalarda bulunmuştur. Demokrasi Partisi (DEP) Mardin Milletvekili Mehmet Sincar’ın, Parti Meclisi üyeleri Habip Kılıç ve Hikmet Kılıç’ın ‘faili meçhul’ bir şekilde katledilmesine dair incelemede bulunmak amacıyla gittiği Batman’da, İl Örgütü yöneticileri olan Metin Özdemir ile birlikte 4 Eylül 1993 tarihinde Elma Sokak’ta uğradığı silahlı saldırıda katledilmesinin üzerinden 33 yıl geçti.
Dosyalar kapatılıyor
Türkiye’de 90’lı yıllar, OHAL rejiminin yürürlükte olduğu, zorla kaybetme, yargısız infaz ve faili meçhul cinayetler gibi insanlığa karşı suçların yaygın ve sistematik bir saldırının bir parçası olduğu dönemdi. O dönemde yaşanılan ağır insan hakları ihlalleri ile ilgili açılan soruşturma ve dava dosyaları, zaman aşımı devreye konularak adliye raflarında çürümeye bırakılmakta, dosyalar kapatılmaya çalışılmaktadır. Bunun son örneklerinden biri de üyemiz Mehmet Sincar’ın dosyasında karşımıza çıkmaktadır. Katledilmesinin üzerinden 33 yıl geçen dosyada en son 17 Haziran 2025 tarihinde 15. Duruşması yapılan davanın yeniden yargılama süreci devam ederken Mahkeme başkanı, 5 yıldır mütalaası hazırlanmayan davanın mütalaanın hazırlanması için dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına göndererek bir sonraki duruşmayı 18 Aralık’a erteledi.
‘Hakikat arayışımız asla bitmeyecek’
Özetle ifade ettiğimiz günümüzde yaşanan olaylar dahil olmak üzere hala sürdürülmeye çalışılan zaman aşımı vb. cezasızlık zırhları ile failleri yargılama dışında bıraktırmanın insancıl hukuk kurallarına ve sözleşmelerine aykırı olduğunu belirtmek istiyoruz. Burada Mehmet Sincar nezdinde tüm kayıpları, faili meçhul cinayetlerle katledilenleri anarak; İnsan hakları savunucularının adalet ve hakikat arayışının asla bitmeyeceğinin de altını çiziyoruz.”
Açıklama oturma eylemi ile son buldu.
Êlih
İHD Êlih Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 753’üncü haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya geldi. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” pankartının açıldığı eyleme, insan hakları savunucularının yanı siyasi parti temsilcileri de katıldı.

Bu haftaki eylemde 4 Eylül 1993 tarihinde Êlih’in Elma Sokağı’ında katledilen Demokrasi Partisi (DEP) Mêrdîn Milletvekili Mehmet Sincar ve parti yöneticisi Metin Özdemir’in failleri soruldu. Sincar ve Özdemir’in katledilme hikâyeleri İHD yöneticisi İhsan Önel şöyle dile getirdi: “Tarih 4 Eylül 1993, saat 18.00’di. Çok geçmeden namlular hedeflerine kurşun yağdırmaya başladı. Önce Mehmet Sincar 8 kurşun yarasıyla düştü yere. Ardından, DEP Partisi il yönetim kurulu üyesi Metin Özdemir.
Faili meçhul cinayetleri araştırmak için Batman’a gelen milletvekili, Ankara’ya, DEP il yöneticisi de artık evine dönemeyecekti… Yetkililer, hiç gecikmeden kentte sokağa çıkma yasağı ilan ettiler. Gözaltılar başladı. Ankara da aceleciydi. Devlet bakanları Necmettin Cevheri ile Mehmet Gölhan, 24 saat geçmeden tetikçinin yakalandığını duyurdular. Dönemin emniyet genel müdürü Mehmet Ağar ise bir gün sonra öfkeliydi: ‘işi batırdılar, çıkacak işi batırdılar, biraz susalım…’ diyecekti.”
Açıklama, oturma eylemiyle sona erdi.
Colemêrg
İHD Colemêrg Şubesi, eylemlerinin 243’üncü haftasında, 1996 yılında Colemêrg’in Xenanis köyünde katledilen 5 çobanın akıbetini sordu. Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ilçesinde bulunan Sanat Sokağı’nda yapılan eyleme çok sayıda kişi katıldı. Katledilenlerin fotolarının taşındığı açıklamanın basın metnini İHD Colemêrg Şube Eşbaşkanı Sibel Çapraz okudu.
30 yıldır 5 çobanın akıbetinin halen ortaya çıkartılmadığını belirten Sibel Çapraz, failler bulunana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ve failleri sormaya devam edeceklerini söyledi.
Ardından 5 çobanın hikayesi okundu. Açıklama yapılan oturma eylemi ile son buldu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***