Gürkan Çakıroğlu kendi siyasal geçmişi üzerinden ele aldığı makalesinde Türkiye’deki barış ve değişim dinamiklerini mercek altına aldı
Medyascope platformunda yayımlanan “İştikâ ile iştiyak arasında” başlıklı makalesinde Türk milliyetçiliğinin mevcut yapısından Kürt meselesine, Abdullah Öcalan’ın siyasal rolünden Kürtçe ana dilde eğitim hakkına ve Demokratik Cumhuriyet Hareketi’ne kadar birçok kritik konuyu değerlendirdi.
Milliyetçilik eleştirisi ve töre vurgusu
Türk milliyetçilerinin uyguladığı siyasetin Türklüğe ve Türk töresine zarar verdiğini savunan Gürkan Çakıroğlu, yaşadığı zihinsel kırılmayı şu sözlerle ifade etti:
“Gördüm ki zehirleniyor Türkler, can çekişiyor Türklük; Türk milliyetçilerinin elinde. Gördüm ki, Türk milliyetçisi oldukça uzaklaşıyor Türkler; Türk’ün töresinden. Gördüm ki, Türk milliyetçiliği Türk’ü tanımaktan imtina ettikçe, Türkleşmedikçe, Türklüğe inkılap etmedikçe; çilesine çile katacak Türklerin.”
Barış dili, taziye evleri ve anadilde eğitim
Taziye çadırlarına yönelik müdahaleleri ve güvenlikçi söylemleri eleştiren Gürkan Çakıroğlu, inkâr ve imha politikalarının aşılması gerektiğini belirtti. Kürt meselesinin çözümü için anadilde eğitimin şart olduğunu vurgulayan Gürkan Çakıroğlu, bu durumun üniter yapıya zarar vermeyeceğini, aksine toplumsal birliği pekiştireceğini ifade etti.
Devlet zihniyeti, hukuk ve tarihsel referanslar
Devletin kerim olma vasfını yitirdiğini ve hukuka dayanması gerektiğini belirten Gürkan Çakıroğlu; Tarihteki Baba İshak, Yunus Emre, Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail ve İdris-i Bitlisî örnekleri üzerinden tarihsel hesaplaşmaların günümüz siyasetine dar bir çerçevede yansıtılmaması gerektiğini kaydetti.
Öcalan’ın rolü ve rejim tartışması
Abdullah Öcalan’ın yürüttüğü siyasetin mevcut rejim ve sistemle hesaplaşma üzerine kurulu olduğunu savunan Gürkan Çakıroğlu, barış ve demokratikleşme süreçlerinde yeni bir siyasal dilin gelişmesi gerektiğine dikkat çekti. Gürkan Çakıroğlu, iktidarı değiştirmekten ziyade iktidarı üreten rejimin ve normların dönüştürülmesinin esas olduğunu belirtti.
Mevcut partilerin durumu ve yeni siyaset ihtimali
Türkiye’deki mevcut siyasi partilerin tamamının toplumsal taleplere yanıt vermekte yetersiz kaldığını ileri süren Gürkan Çakıroğlu, Demokratik Cumhuriyet Partisi ihtimaline ve yeni bir toplumsal sözleşme arayışına değinerek yazısını sonlandırdı.
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

