MKG ve DFG, 6 Eylül Özgür Basın Günü dolayısıyla yayımladıkları açıklamada, ‘Çatışma ve savaş diline karşı özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış çizgisini güçlendireceğiz’ dedi
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ile Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), 6 Eylül Özgür Basın Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada tüm basın emekçilerinin Özgür Basın Günü kutlandı, hakikatin peşinde yaşamını yitiren özgür basın emekçileri anıldı.
‘Özgür basının sesi her yerde büyüyor’
Kürt basınının köklü geleneğinin Kürdistan gazetesiyle başladığı, Ronahî ve Hawar ile devam ettiği, Serxwebûn ile yeni bir aşamaya ulaştığı kaydedilen açıklamada, bu geleneğin Mazlum Doğan ile yeni bir anlam ve mücadele çizgisi kazandığı ifade edildi.
Özgür basının 48 yıldır kesintisiz biçimde mücadelesini sürdürdüğü belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Özgür basın, kimi zaman bir çınar gibi köklerini toprağın derinliklerine salmış, kimi zaman dalları kırıldıkça yeniden filizlenmiştir. Yok edilmek, susturulmak ve parçalanmak istendiği her dönemde daha da büyümüş; bir dalı kırıldığında yerine onlarca yeni dal çıkmıştır. Bugün binler olarak buradayız ve her yerdeyiz. Kuzeyden Güneye, Doğudan Batıya, Avrupa’dan Amerika’ya kadar özgür basının sesi yaşamaya ve hakikati kamuoyuyla buluşturmaya devam etmektedir.”
Özgür basının büyük sorumluluğu
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin bütün Kürdistan’ı etkilediği ifade edilerek, Kürtlerin artık yalnızca savaş alanında değil, diplomasi ve müzakere alanında da mücadele yürüttüğü kaydedildi.
Bu süreçte özgür basına düşen büyük sorumluluk, açıklamada şu şekilde aktarıldı:
“Özgür basın, sürecin gerçekliğini topluma doğru ve eksiksiz biçimde aktarmak, halkın haber alma hakkını savunmak ve demokratik çözüm perspektifini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu bilinçle hareket ediyoruz ve bundan sonra da demokratik çözümden yana tutumumuzu değiştirmeyeceğimizi açıkça ifade ediyoruz.”
Dijitalleşen baskı yöntemlerine vurgu
Kürdistan’da gazeteciliğin ağır koşullar altında sürdürüldüğüne işaret edilen açıklamada, son 40 yılda yüzlerce gazetecinin katledildiği, binlerce gazetecinin soruşturmalara maruz bırakıldığı ve tutuklandığı hatırlatıldı. Basılı gazetecilikten dijital gazeteciliğe geçişle birlikte baskı yöntemlerinin de dijitalleştiği açıklamada şu sözlerle ifade edildi:
“Dün gazete binalarını bombalayanlar, bugün haber sitelerini ve ajansların internet sayfalarını erişime kapatmaktadır.”
İktidar yanlısı medya aracılığıyla temel hak ve özgürlüklerin kriminalize edildiği, toplumun kontrol edilmesi amacıyla dezenformasyon üretildiği ve hakikatin üzerinin örtülmeye çalışıldığı belirtilerek açıklamaya şu sözlerle devam edildi:
“Ancak biliyoruz ki tek bir gerçek, yalan üzerine kurulmuş kuleleri yıkmaya yeter. Tek bir görüntü, yalan kalelerini yerle bir edebilir.”
‘Barışın kazanması için barış yanlılarının sesi olacağız’
Başta basın emekçileri olmak üzere tüm demokratik ve özgürlükçü çevrelere çağrı yapılan açıklamada, barış süreci açısından şu ifadeler kullanıldı:
“Coğrafyamız çatışmalardan ve savaşlardan yorulmuştur. Kalıcı bir barış için barışın etrafında birleşelim. Barışın kazanması için barış yanlılarının sesi, savaş yanlılarının sesinden daha güçlü çıkmalıdır. Özgürlük ve eşitlik taleplerinin savaşın ve çatışmanın gürültüsü içerisinde kaybolmasına izin vermemeliyiz.”
‘Özgür basın demokratik toplumun sesi olacak’
Özgür basının, Kürt halkının varlığının ve haklarının görünür kılınmasında önemli bir rol üstlendiği belirtilen açıklamada, yeni dönemdeki görevin demokratik toplumun sesi olmak olduğu kaydedildi.
Açıklama şu ifadelerle son buldu:
“Özgür basın bu süreçle birlikte barış gazeteciliği anlayışıyla hareket edecektir. Çatışma ve savaş diline karşı özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış çizgisini güçlendirecektir. Halkların özgür ve eşit yaşama iradesini görünür kılmaya devam edeceğiz. Barıştan, demokrasiden ve özgürlükten yana sözümüzü yükselteceğiz.”
Kaynak: JINNEWS
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

