Site icon Serbest Görüş

Köyden Bundesliga’ya: Elversberg’in imkânsızı zorlama hikâyesi

Köyden Bundesliga’ya: Elversberg’in imkânsızı zorlama hikâyesi


HASAN CÜCÜK | HABER İNCELEME

Almanya’nın güneybatısında, Fransa sınırına yakın küçük bir kasaba… Elversberg. Tren istasyonu yok. Nüfusu yaklaşık 13 bin. Stadın dışında iki takımın soyunma odaları hâlâ konteynerlerde bulunuyor. Ancak bu mütevazı kasabanın futbol takımı artık Almanya’nın en büyük kulüpleriyle aynı sahneyi paylaşıyor.

Elversberg, tarihinde ilk kez Bundesliga’da mücadele ediyor.

Ve ilk maçında yaptığı şey, bu hikâyeyi sıradan bir “küçük takımın büyük lige yükselişi” olmaktan çıkardı.

Bundesliga’daki ilk karşılaşmasında Bayer Leverkusen’i 3-2 mağlup eden Elversberg, daha ilk haftadan futbol Almanya’sını şaşkına çevirdi. İki yıl önce Almanya şampiyonu olan Leverkusen karşısında alınan galibiyet, küçük kasabanın büyük hayalinin ne kadar gerçek olduğunu gösterdi.

Üstelik Elversberg’in başarısı bir gecede ortaya çıkmadı.

Beş yılda üç lig birden

Elversberg, son beş yılda üç kez yükselerek Almanya futbolunun dördüncü kademesinden Bundesliga’ya ulaştı. Küçük kulüplerin kısa sürede yükselmesi futbolda yeni bir olay değil. Ancak Elversberg’in hikâyesini farklı kılan önemli bir ayrıntı var: Arkasında zengin bir yatırımcı ya da sınırsız bir bütçe bulunmuyor. Kulüp, büyük paralar harcamak yerine doğru oyuncuları bulup geliştirmeye dayalı bir sistem kurdu.

Bu dönüşümde önemli isimlerden biri Ole Book’tu. Almanya’nın alt liglerinde futbol oynadıktan sonra 2017’de Elversberg’e scout olarak katılan Book, sadece bir yıl sonra sportif direktörlüğe yükseldi. Onun uzmanlığı, genç ve potansiyelli futbolcuları erken keşfetmek ve onlara kendilerini gösterebilecekleri bir ortam sunmaktı.

Bunun en çarpıcı örneği Nick Woltemade oldu.

2022’de Werder Bremen II’den kiralanan genç oyuncu Elversberg formasıyla 10 gol attı. Sonrasında Stuttgart’a transfer olan Woltemade, geçen yıl Newcastle United’a kulüp rekoru kırarak 69 milyon sterlin karşılığında gitti.

Elversberg için bu transfer yalnızca büyük bir oyuncunun yetişmesi anlamına gelmiyordu. Aynı zamanda kulübün kurduğu sistemin ekonomik açıdan da ne kadar değerli olduğunu gösteriyordu.

Ole Book’un başarısı sonunda Borussia Dortmund’un dikkatini çekti. Dortmund, genç oyuncuları keşfetme ve geliştirme konusundaki yeteneğini özellikle vurgulayarak Book’u nisan ayında sportif direktörlük görevine getirdi. Book artık Dortmund’da. Ancak Elversberg’in modeli değişmedi.

Üç kelime: Cesur, yoğun, akıllı

Kulübün teknik direktörü Josef Welzmüller, Elversberg’in başarısının arkasındaki sırrın plansız bir yükseliş değil, adım adım inşa edilen sağlam bir yapı olduğunu söylüyor.

“Her şeyin çok hızlı geliştiği düşünülebilir. Ancak her aşamada bir sonraki kata çıkmadan önce zemini sağlamlaştırdık. Adım adım ilerledik. Burası için bu bir masal gibi görünmedi. Çünkü insanlar karar verme konusunda çok net ve nasıl oynamak istediklerini biliyorlar.”

Welzmüller’e göre Elversberg’in futbol felsefesi üç temel sütun üzerine kurulu: Cesur olmak. Yoğun oynamak. Akıllı davranmak.

“Kimliğimiz değişmeyecek. Cesur, yoğun ve akıllı olacağız. Bizi izlediğinizde yüksek tempolu ve yoğun oynayan futbolcular göreceksiniz. Bu sonsuza kadar böyle kalacak.”

Elversberg’in Bundesliga’da da aynı anlayışı sürdürmek istemesinin nedeni bu. Çünkü kulüp, üst lige çıkınca kimliğini değiştirmek yerine, kendisini Bundesliga seviyesine taşımaya çalışıyor.

Elversberg’in genç teknik direktörü Josef Welzmüller

“Bundesliga’da kalmak Mars’a gitmek gibi”

Ancak kulüp yönetimi gerçeklerin de farkında. Bundesliga’da her hafta kendilerinden daha deneyimli, daha pahalı ve bireysel olarak daha güçlü kadrolarla karşılaşacaklar.

Teknik direktör Vincent Wagner, sezon öncesinde hedeflerini anlatırken bunu oldukça çarpıcı bir benzetmeyle ifade etti: “Bundesliga’da kalıcı olmak Mars’a yolculuk yapmak gibi olacak.”

Elversberg’in Leverkusen karşısındaki ilk sınavı ise Mars yolculuğunun düşündüklerinden daha iyi başlayabileceğini gösterdi.

Karşılaşmaya fırtına gibi başlayan Elversberg, 8. dakikada öne geçti. Tribünlerdeki coşku henüz dinmeden bir dakika sonra ikinci gol geldi. Bundesliga tarihindeki ilk maçında iki golü bu kadar kısa sürede atan başka bir takım yoktu. İkinci yarının başında fark üçe çıktı. Leverkusen son 15 dakikada iki gol bulup umutlansa da Elversberg üstünlüğünü korudu ve tarihi galibiyete ulaştı.

Küçük kasaba, Bundesliga’daki ilk gecesinde dev bir futbol hikâyesi yazmıştı.

Futbol artık kasabanın hayatının parçası

Elversberg’in yükselişi yalnızca futbolcuları ve kulüp çalışanlarını değil, bütün kasabayı değiştirmiş durumda. Kulüp artık sokakların her yerinde kendisini hissettiriyor. Elversberg bayrakları, formalar ve şapkalar günlük hayatın parçası haline gelmiş durumda.

Welzmüller bu değişimi şöyle anlatıyor:

“Son birkaç yılda yaşananlar kasaba için olağanüstüydü. Şu anda sokaklarda yürürken ya da arabayla geçerken her yerde Elversberg bayraklarını görüyorsunuz. İnsanlar takımın şapkalarını, formalarını taşıyor. Bu hepimiz için büyük bir gurur. Kulübün buradaki insanların hayatının bir parçası olduğunu hissediyorum.”

Bu bağ, Elversberg’in en büyük güçlerinden biri olabilir.

Çünkü kulüp yalnızca Bundesliga’da mücadele etmiyor; aynı zamanda küçük bir kasabanın ortak hayalini temsil ediyor.

Küçük bütçe, büyük cesaret

Elversberg’in önünde uzun ve zorlu bir sezon var. Bayern Münih, Borussia Dortmund ve diğer Bundesliga devleriyle karşılaşacaklar. Para, kadro kalitesi ve tecrübe açısından rakiplerinin çoğunun gerisindeler.

Fakat Elversberg’in başka bir avantajı var: Baskı.

Onlardan kimse şampiyonluk beklemiyor. Kimse Avrupa kupalarını hedef olarak koymuyor. Onlar için Bundesliga’da kalmak bile tarihi bir başarı olacak. Vincent Wagner’in ifadesiyle, “Mars’a yolculuk” kadar zor bir hedef.

Ancak Elversberg daha önce de ihtimalleri tersine çevirdi.

Beş yıl önce Almanya’nın dördüncü liginde oynayan takım, bugün Bundesliga’da. Genç oyuncuları keşfedip geliştirerek milyonlarca sterlinlik futbolcular yetiştirdi. Zengin sahiplerin desteği olmadan üç lig birden yükseldi.

Şimdi ise Almanya’nın en büyük futbol sahnesinde. Leverkusen karşısındaki 3-2’lik galibiyet, Elversberg’in bu ligde yalnızca sayıyı tamamlamak için bulunmadığının ilk işaretiydi.

Belki sezon sonunda Bundesliga’da kalamayacaklar. Belki Mars yolculuğu beklediklerinden çok daha çetin geçecek. Ama Elversberg şimdiden bir şeyi kanıtladı: Futbolda imkânsız diye bir şey yok.

Bazen 13 bin nüfuslu küçük bir kasabadan çıkıp Almanya’nın devleriyle aynı lige gelebilir, hatta ilk maçında onlardan birini yenebilirsiniz.

Elversberg’in hikâyesi daha yeni başlıyor.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version