Türkiye’nin AİHM ve BM standartlarına uyması gerektiğini belirten Ceza hukukçusu Ercan Kanar, Güney Afrika’daki Nelson Mandela örneğinin Türkiye’deki barış süreci için model oluşturabileceğini vurguladı
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis’te kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin tartışmalar sürerken, ceza hukukçusu Ercan Kanar sürece ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanışına dair değerlendirmelerde bulundu. Yasanın pratik adımlara dönüştürülmediğini söyleyen Ercan Kanar, uluslararası infaz hukuku ilkesi olan “umut hakkı” ve Birleşmiş Milletler (BM) standartlarının uygulanması çağrısında bulundu.
‘Umut Hakkı’nın yokluğu işkence yasağının ihlalidir’
AİHM’nin 18 Mart 2014 tarihli Öcalan/Türkiye kararına atıfta bulunan Ercan Kanar, ceza türü ne olursa olsun her insanın bir gün özgürlüğüne kavuşma umudunu taşıması gerektiğini belirtti. Bu hakkın anayasal ve uluslararası metinlerdeki önemine dikkat çeken Ercan Kanar, AİHM’in Vinter/Birleşik Krallık ve Kafkaris/Kıbrıs kararlarında olduğu gibi, ‘umut hakkı’nın tanınmamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesinde yer alan işkence ve kötü muamele yasağının ihlali sayıldığını söyledi.
Yaptırım çağrısı
Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelere uymak zorunda olduğunu ifade eden Ercan Kanar, kararların uygulanmaması halinde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin söz ve oy hakkının askıya alınması veya ihraç gibi yaptırımları gündeme getirmesi gerektiğini savundu. İnfazda eşitlik ilkesinin esas alınması gerektiğini hatırlatan Ercan Kanar, süresiz hücre hapsinin sonlandırılması, disiplin cezalarının aile ve avukat görüşünü engellememesi ve mahpusların ailelerine yakın cezaevlerinde tutulması gerektiğinin altını çizdi.
‘Güney Afrika’daki Mandela modeli örnek alınmalı’
Kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için iletişim ve ifade özgürlüğünün önünün açılması gerektiğini kaydeden Ercan Kanar, Güney Afrika’daki çözüm sürecini örnek gösterdi. Nelson Mandela’nın cezaevi sonrası ikamet ve iletişim koşullarını hatırlatan Ercan Kanar, Abdullah Öcalan için de benzer bir adımın atılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Nelson Mandela cezaevinden çıkartıldı, kendisine bir ev tutuldu ve tüm siyasi partilerle, gazetecilerle, yabancı heyetlerle görüşmesi sağlandı. Böylelikle kalıcı barışın adımları atıldı. Türkiye’nin de bunu örnek alması Öcalan’ın ailesine yakın bir yerde ikamet ettirilerek tüm çevrelerle görüşmesinin sağlanması gerekir.”
Çerçeve Yasaya Şeffaflık ve Yürütme Eleştirisi
Meclis’te kabul edilen çerçeve yasayı da eleştiren Kanar, düzenlemenin kamuoyunda ve parlamentoda yeterince tartışılmadan “aceleyle” yasalaştığını iddia etti. Yasanın yeni bir hak getirmediğini savunan Ercan Kanar, uygulamadaki şartlara ilişkin şunları söyledi.
Ercan Kanar, yasadan yararlanmanın 6 aylık başvuru şartına bağlanmasının kısıtlayıcı olduğunu ifade etti. Ercan Kanar, yasanın hayata geçirilmesinin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve ilgili bakanlıkların yer aldığı kurulun onayına bağlanmasının kalıcı barış ruhuyla bağdaşmadığını ileri sürdü.
Ercan Kanar, Türkiye’de gerçek anlamda bir hukuk devletinin tesisi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması için öncelikli olarak uluslararası infaz standartlarının eksiksiz uygulanması ve diyalog kanallarının şeffaf bir şekilde açılması gerektiğini vurguladı.
Haber: Helin Özgün / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

