İnsan hakları savunucuları üç ilde bir araya gelerek, cezaevinde tutulan hasta tutsakların bir an önce serbest bırakılması çağırısında bulundu
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nden insan hakları savunucuları ve tutsak yakınları; Ankara, İstanbul ve İzmir’de bir araya geldi. İnisiyatif’ten hak savunucuları hasta tutsakların bir an önce serbest bırakılması çağırısında bulundu.
Ankara
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 628’inci haftasında Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi. Afyonkarahisar 1 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutsak İzzethan Aykut’un durumunu dikkat çekilen eylemde söz alan İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Başkanı Sevil Turgut, İzzethan Aykut’un çok sayıda sağlık sorununun olduğunu ve bu hastalıklarının ağırlaşabilecek hastalıklar olduğunu söyledi.

“Kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği, kronik astım, akciğer rahatsızlığı, vertigo ve uzun süredir devam eden cilt hastalığı bulunmaktadır. İHD’nin önceki kayıtlarında da çocukluğundan beri astım hastası olduğu, akciğerlerine ilişkin tedavi ihtiyacının bulunduğu ve vitiligo nedeniyle üniversite hastanesinde tedavi görmesi gerektiği kayıt altına alınmıştır. Güncel raporlarda ise karaciğer yetmezliği ile kronik akciğer ve astım hastalığının devam ettiği belirtilmektedir.”
Sağlık hizmetlerine erişim engeli
İzzethan Aykut’un sağlık hizmetlerine erişmede uzun yıllardır ciddi sorunlar yaşadığını belirten Sevil Turgut, şu sözleri aktardı:
“2015 yılında Diyarbakır’da implant tedavisi için 850 dolar ödeme yapmasına rağmen, hapishaneler arasında yapılan sevklerin ardından diş tedavisi tamamlanmamıştır. Gittiği hapishanelerde tedavinin sürdürülmesi için başvurular yapmasına rağmen bu süreç sonuçlandırılmamıştır. Tedaviye erişim sorunu diş tedavisiyle de sınırlı kalmamıştır. 2024 yılında şiddetli diş ağrısı nedeniyle hastaneye sevk edilmesi gerekirken, ağız içi arama uygulamasını kabul etmediği gerekçesiyle hastane sevkinin gerçekleştirilmediği kayıtlara geçmiştir.”
İzzethan Aykut’un sağlık durumuna rağmen tahliyesinin 16 Eylül’de İdare ve Gözlem Kurulu tarafından “iyi halli olmadığı” gerekçesiyle üç ay ertelendiğini paylaşan Sevil Turgut, şunları belirtti:
“Kronik solunum sorunları yaşayan ve uzun yıllardır tedavileri tamamlanamayan İzzethan Aykut’un üç ay daha hapishanede tutulması sağlık açısından sıradan bir bekleme süresi değildir. Hastalıklarının niteliği düzenli kardiyoloji, göğüs hastalıkları, gastroenteroloji ve ilgili diğer uzmanlık alanlarında takip gerektirmektedir. Yeni bir sağlık krizinin ortaya çıkmasını beklemek, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Talebimiz nettir: İzzethan Aykut derhâl tahliye edilmelidir.”
Açıklama, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın, tecrit işkencedir, tecride son” sloganıyla son buldu.
İzmir
İHD İzmir Şubesi, Elazığ R Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Mehmet Elçe’nin durumuna dikkat çekmek üzere bir araya geldi. “Hasta mahpuslar ölüyor susma suça ortak olma” pankartının açıldığı açıklamaya çok sayıda kişi katıldı.
İHD Merkezi Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Avukat Nazlı Turan, Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından hasta tutsak Elçe hakkında yüzde 93 oranında engelli raporunu düzenlendiği ve “hayatını yalnız idame ettiremeyeceğini” açıkça karara bağlandığını paylaştı.
Durumu ağırlaşıyor!
“Tüm bu ağır kronik rahatsızlıkların yanı sıra Mehmet Elçe’nin sağlık durumu, son olarak 7 Eylül 2026 tarihinde; bulantı, kusma ve şiddetli mide ağrısı şikâyetleriyle yeniden hastaneye kaldırılmasını gerektirecek derecede ağırlaşmıştır. Mehmet Elçe, sırf ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olması gerekçe gösterilerek tahliye edilmemektedir. Bir yanda yüzde 93 engellilik oranı ve ‘hayatını yalnız idame ettiremez’ yönündeki resmî tıbbi raporlar dururken, diğer yanda tedavisinin ve özgürlüğünün önüne katı yasal engeller çıkarılmaktadır. Oysa yaşam hakkı ve insan onuru; mahkûmiyetin türüne, suçun niteliğine veya infaz rejimine göre esnetilemez. Sağlığı hapishane koşullarını kaldıramayacak durumda olan bir mahpusun sırf hukuki statüsü nedeniyle içeride tutulması kabul edilemez. Mehmet Elçe’nin infazı, mevcut sağlık durumu ve ATK’nin ‘hayatını yalnız idame ettiremez’ tespiti dikkate alınarak derhâl ertelenmeli, kendisi tahliye edilmeli ve tüm kronik hastalıklarını kapsayan bütüncül bir sağlık hizmetine erişimi güvence altına alınmalıdır.”
İstanbul
İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Gülseren Yoleri, Mehmet Hüseyin Maral’ın sağlık sorunlarına değinerek, şunları ifade etti:
“Böbrek, kalp ve damar hastası olup kısa aralıklarla iki kez kalp krizi geçirmiş, iki kez anjiyo yapılmış, kalbi besleyen iki damarının tıkalı olduğu tespit edilmiş, ancak sadece biri açılabilmiş, diğer damarındaki tıkanıklık ise devam etmektedir. Maral aynı zamanda böbrek taşı ve karaciğer rahatsızlıkları yaşamakta, yoğun sırt ağrıları, mide bulantısı ve kusma şikayetleri devam etmektedir.”
Acil tedaviye ihtiyacı var
Ailesi tarafından yapılan açıklamalara göre, Mehmet Hüseyin Maral’ın “her an yeniden kalp krizi geçirme riski” bulunduğunu ifade eden Gülseren Yoleri, devamla şu bilgileri aktardı:
“Tek kişilik bir hücrede tutulan 33 yaşındaki Mehmet Hüseyin Maral, geçirdiği kalp krizinin ardından Burdur’da kardiyoloji uzmanı bulunmadığı için Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilmiş, burada yapılan tetkiklerde kalbi besleyen iki damarının tıkalı olduğu tespit edilmiş, damarlardan birine müdahale edilerek tıkanıklık giderilmiş, diğer damarındaki tıkanıklık için yaklaşık bir ay sonrasına işlem planlanmıştır. Maral kalp krizi sonrası hastanede insan onuruyla bağdaşmayan uygulamalara maruz bırakılmış, konulduğu 2 metrekarelik hücrede yeniden fenalaşmış, buna rağmen bir gün sonra hastaneden çıkarılmış ve yeniden hapishaneye götürülmüştür. İkinci anjiyodan hemen sonra aynı koşullarda tutulmaya itiraz ettiğinde fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalmış, kollarında morluklar oluşmuştur. Maral, ailesi ile 13 Ağustos‘ta yaptığı görüş sırasında sağlık sorunlarının devam ettiğini, sırt ağrılarının arttığını, yemek yiyemediği ve sık sık kustuğunu belirtmiş, görüşme sonrası fenalaşması üzerine tekrar hastaneye kaldırılmış, yapılan tetkikler sonrasında böbreğinde taş olduğu, bunun karaciğere de zarar verdiği ve acilen tedavi edilmesi gerektiği söylenmiştir.”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***