Londra’da, 29-30 Eylül tarihlerinde düzenlenecek olan ‘Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı’ hakkında konuşan akademisyen Güneş Daşlı, ‘Londra’daki tartışma, Kürt sorununa ilişkin tartışmayı biraz içe kapanık olmaktan çıkarıp uluslararası düzeyde yürütmeyi sağladığında, üçüncü göz, arabulucu veya garantör gibi farklı şekillerde sürece dahil olabilecek aktörlere de bir alan açılmış olabilir’ dedi
İngiltere’de çalışma yürüten Centre for Kurdish Affairs 29-30 Eylül tarihlerinde Londra’daki Hamilton House’ta “Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı” düzenleyecek. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin konuşulacağı konferansa; Kürt siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler ve çatışmalı süreçlerden barış süreçlerine geçişleri takip eden uzmanlar katılacak. Konferansın ilk gününde Kuzey İrlanda, Kolombiya, Güney Afrika, Bask Ülkesi, Katalonya ve Güney Tirol’deki barış ve müzakere süreçleri masaya yatırılacak. Konferansın ikinci gününde ise doğrudan Kürt sorununun siyasi, hukuki, toplumsal ve bölgesel boyutları değerlendirilecek. Türkiye, Suriye, Irak ve İran’daki gelişmelerin yansımalarının ele alınacağı panellerde; kadınların barış süreçlerindeki rolü, azınlık hakları ve basın özgürlüğü başlıkları işlenecek.

Konferansta katılacak olan isimler arasında bulunan İngiltere’de Loughborough Üniversitesi Uluslararası İlişkiler, Siyaset ve Tarih Bölümü’nde Cara araştırma görevlisi Güneş Daşlı, demokratik entegrasyon ve geçiş dönemi adaletinin konuşulacak başlıklardan bazıları olduğunu söyledi.
‘Demokratik entegrasyona kesinlikle katkısı olacaktır’
Güneş Daşlı, özellikle geçiş dönemi adaletinin demokratik entegrasyon süreci için önemli bir adım olduğuna vurgu yaparak, “Bu kabaca, hesaplaşma, yüzleşme mekanizmaları olarak tanımladığımız mekanizmalardan oluşuyor. Bu anlamda, demokratik entegrasyona kesinlikle katkısı olacaktır. Devletin dahil olduğu, daha önceden işlenmiş ağır insanlık suçlarına karşı yargılanmaların yapılması, hakikat komisyonlarının kurulması, devletin özür dilemesi gibi mekanizmalardan, eskiden yapılan hataların yeniden uygulanmayacağı yeni bir hukuktan bahsediyoruz” dedi.
‘Onarıcı adaletin bu süreçte önemli olduğunu düşünüyorum’
Kürt sorununa dair Kürtlerin taleplerinin net ve açık olduğunu belirten Güneş Daşlı, Kürtlerin hakikat komisyonlarının kurulması ve özellikle devletin işlediği suçlardan dolayı özür dilemesi taleplerini sıkça dile getirdiğini söyledi. Güneş Daşlı, “Biz bunlara kabaca onarıcı adalet mekanizmaları diyoruz. Dolayısıyla onarıcı adaletin bu süreçte önemli olduğunu düşünüyorum. Hele ki yeni bir hukuk düzeni kurulurken bunlar sağlanırsa, insanların geleceğe daha güvenceli ve daha az kaygıyla bakabilmeleri mümkün olabilir. Özellikle de doğrudan savaştan etkilenmiş insanlar açısından bu önemli. Çünkü bu insanlar, aynı zamanda barış sürecinin ana aktörlerinden biri” diye konuştu.
‘Otoriter ortamı değiştirecek ve yumuşatacak adımların atılması gerekiyor’
Temmuz ayında Meclis’ten çıkan çerçeve yasanın daha çok “silahsızlanma” ve “güvenlik konsepti” içerisine sıkıştırıldığına dikkat çeken Güneş Daşlı, çerçeve yasanın yine de demokratikleşme için bir adım olarak ele alınması gerektiğine vurgu yaptı. Bu anlamda bazı temel yasalarda reformlar gerektiğini söyleyen Güneş Daşlı, “Bence bunların en temellerinden biri de TMK’dir. Biz aslında otoriter bir ortamda barışı konuşuyor ve tartışıyoruz. Dolayısıyla bu otoriter ortamı değiştirecek ve yumuşatacak adımların atılması gerekiyor. Sonuçta mesele sadece silahsızlanma değil. Geri dönenler nasıl yeniden hayata entegre olacak? Bu anlamda özellikle geçiş dönemi adaleti çalışmalarında söylediğimiz bir şey var” dedi.
‘Kurumsal reformlar güven ortamını oluşturabilir’
Konferansta Türkiye’de yürütülen mevcut süreci diğer dünya deneyimleriyle birlikte tartışacak bir alan açılacağını dile getiren Güneş Daşlı, “Güven ortamının nasıl kurulabildiğini görmek ve tartışmak açısından bu konferansın kıymetli bir çalışma olacağını düşünüyorum” dedi. Konferansta “yetki paylaşımı” gibi meselelerin de ele alınacağını belirten Güneş Daşlı, “Bu konu müzakere edilmesi en zor konulardan biri. Şu anda gördüğümüz kadarıyla bu başlık biraz erteleniyor. Ancak ertelendikçe biraz daha zorlaşacak. Çünkü işin özü, demokratik siyasete katılımın ve Kürtlerin siyasi haklarının yeniden güvence altına alınması. Bunu düşündüğümüzde, en kritik noktalardan biri bu. Fakat henüz iki tarafın da buna hazır olmadığını düşünüyoruz” dedi.
Devletin sürece güvenlik refleksi ile yaklaşmaktan vazgeçmesi gerektiğini belirten Güneş Daşlı, “Kurumsal reformlar aslında tam da bu güven ortamını oluşturabilir. Yetki paylaşımı, yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmesi, özerklik ya da federasyon gibi farklı modeller üzerinden tartışılabilir” dedi.
Güneş Daşlı, “Londra’daki tartışma, Kürt sorununa ilişkin tartışmayı biraz içe kapanık olmaktan çıkarıp uluslararası düzeyde yürütmeyi sağladığında, üçüncü göz, arabulucu veya garantör gibi farklı şekillerde sürece dahil olabilecek aktörlere de bir alan açılmış olabilir” dedi.
Haber: Ceylan Şahinli\MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***