Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve adli antropoloji uzmanı Derya Aydın, çatışmalı süreçlerde yaşamını yitirenlerin akıbetinin netleştirilmesi, cenazelerin tespiti ve ailelerin yas hakkının güvence altına alınması amacıyla kalıcı bir yasal çerçevenin şart olduğunu vurguladı. Yürütme organlarından bağımsız çalışacak idari ve mali özerkliğe sahip özel bir komisyon ile merkezi bir DNA Bankası’nın kurulması gerektiğini belirtti
Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve adli antropoloji uzmanı Derya Aydın, Artı Gerçek’e yazdığı makalede kalıcı bir toplumsal barışın ancak ölenlerin haklarına saygı duymakla mümkün olacağını ifade ettii. Derya Aydın, geçmiş deneyimlerin ölülere adalet konusunun dönemsel siyasi tercihlere bırakılamayacağını gösterdiğini belirterek, 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’u takip edecek ikinci aşama bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Derya Aydın’ın yazısında barış sürecinin temel taşları olarak nitelendirdiği somut çözüm önerileri şu başlıklar altında topladı:
Özerk kimliklendirme komisyonu
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarından işlevsel olarak bağımsız, idari ve mali özerkliğe sahip Çatışma Kaynaklı Politik Ölümleri Araştırma ve Kimliklendirme Komisyonu kurulmalıdır. Bu yapıya sivil toplum örgütleri, barolar, adli tıp uzmanları, adli antropologlar ve akademisyenler etkin katılım sağlamalıdır.
Merkezi DNA Bankası ve Veri Tabanı
Ailelerin rızasıyla alınacak referans DNA örnekleri ile Adli Tıp verilerinin sistematik karşılaştırılacağı bir mekanizma oluşturulmalıdır. Bu verilerin yalnızca kimliklendirme amacıyla kullanılacağı, ceza veya istihbarat veri tabanlarına aktarılamayacağı yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
Arşivlerin karşılıklı açılması
Devlet kurumlarının (Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, Adli Tıp Kurumu, belediyeler) yanı sıra KCK/PKK’nin de elindeki ölüm, kimlik ve mezar yeri arşivlerini belirlenecek temas mekanizmaları üzerinden komisyona sunması zorunlu kılınmalıdır.
Uluslararası standartlar ve yargı ayrımı
Mezar açma ve teşhis süreçleri Minnesota Protokolü doğrultusunda yürütülmeli; komisyonun hakikati araştırma görevi ile savcılıkların ceza soruşturması yürütme görevi birbirinden ayrılmalıdır.
Ölenlerle barışmadan yaşayanla barış olmaz
Makalesini toplumsal iyileşme vurgusuyla tamamlayan Aydın, yas hakkının engellenmesinin kolektif hafızada sonsuz bir cezalandırma döngüsü yarattığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:”Ölülerin layıkıyla defnedilebilmesi ve yas hakkının hakkıyla tutulabilmesi negatif barıştan pozitif barışa geçmenin ön koşuludur. Biliyoruz ki ölümün gücüne savaş açarak ve kutsala eziyet ederek yaşayanla barışmak imkânsızdır. Ölenlerle barışmadan yaşayanla barış olmayacaktır.”
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

