Site icon Serbest Görüş

Dêrsim’de ‘Pirler ve Analar’ çalıştayı


Alevi Ansiklopedisi tarafından ‘Dêrsim Pirler ve Analar çalıştayı’ düzenlendi. Çalıştayın ilk oturumunda, Alevilerle birlikte üretilen bilginin dijital hafızasının oluşturulması istendi

Alevi Ansiklopedisi tarafından “Dêrsim Pirler ve Analar Çalıştayı” düzenlendi. Hüseyin Güntaş Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen çalıştaya çok sayıda kişi katıldı. Çerağların yakılması ve duaların okunmasıyla başlayan çalıştayda ilk olarak “Çok sesli Aleviliğin dijital hafızası” başlıklı oturum gerçekleşti.

Oturumda konuşan Dr. Hayal Hanoğlu, “Alevi Ansiklopedisi, dijital ve işbirliğine dayalı, akademisyenler ve inanç önderleriyle birlikte oluşturulan açık erişimli ve çok dilli dijital Alevi hafıza arşivi, yani kütüphane ve kolektif bilgi platformu olarak tasarlanmıştır. Çoklu ve çoğulcu bilgi, akademik araştırma ile sözlü geleneği bir araya getirir. Genç araştırmacılara alan açılması ve Alevilik sınırlarının genişlemesi hedeflenmektedir. Pek çok ülkeden katılanlarla oluşan editöryal bir çalışma alanıdır. Yeni dönemde açık dersler dönemi açılmıştır. Ansiklopedinin üçüncü ayağı ise genç araştırmacılara eğitim alanı açmaktır. Genel olarak Avrupa’dan bu işi yürüttük ancak Türkiye tarafında da güçlenmeyi amaçlıyoruz. Alevi Ansiklopedisi sadece bir belge arşivi değildir. Alevi bilginin çoğaltılmasıdır, kolektif üretim mecrasıdır. Hegemonik yaklaşımlardan arındırılması hedeflenir. Alevilerle birlikte üretilen bilginin dijital alanda kolektif bir alan yaratmasını istiyoruz” diye belirtti.

Arap Alevileri

Arap Alevi Araştırmacısı Dr. Sönmez Alvanoğlu Yolcu, “Alevilik, geniş bir alana yayılmış ve birçok kültür edinmiş bir alandır. Çoğulcu yaklaşım, Alevi Ansiklopedisi’nin en büyük amaçlarındandır. Aleviler, geniş bir coğrafyaya yayılmış bir topluluktur. Topluluğu yalnızca inanç esasları üzerinden anlamaya çalıştığımızda birçok şeyi kaçırmış oluyoruz. Farklı coğrafyalara dağılmış Arap Aleviler, tarihsel, toplumsal ve kültürel değişiklikler gösterebilir. Depremi yaşamış Antakya Alevileri toplumsal kırılmalar yaşamıştır; depremden etkilenen insanlar hâlâ konteynerlerde yaşamaktadır. Pirler ve analar, geçmişi günümüze getiren taşıyıcılardır. Arap Alevileri olarak Alevi Ansiklopedisi’ne daha çok katkı sağlayacağımızı belirtebiliriz” dedi.

Roman Alevileri dışlanmaya maruz kaldı

Romanların Alevilerle tanışmasına dair değerlendirmelerde bulunan Roman Alevileri Araştırmacısı Dr. Ozan Doğan, “Roman Alevileri kimliği hakkında şu ana kadar çok az şey yazılıp çizilmiştir. ‘Roman’ denilince akla gelen ‘Çingene’ kavramı ile aşağılama durumuyla çoğu zaman karşılaştık. Arap Aleviler başlığı altında Roman ve Domlar ayrı ele alınmalıdır. ‘Çingeneler’ ve ‘Domlar’ diye yaftalayıp aşağılanmaya maruz bırakılıyorlar. Alevi ocaklarında çok fazla bilinmeyen ve araştırılmamış konular vardır. Romanların Alevilerle tanışmasına dair net bir tarih bulunmamaktadır. Roman Alevilerin Aleviliği benimseme sürecini keskin bir döneme bağlayamayız ancak zaman içinde oluşumlar gerçekleşmiştir. İleride akademik alanda çalışmalarımızı ilerletmeyi hedefliyoruz. Roman Alevileri uzun süre yoğun bir dışlanmaya maruz kalmıştır. Dilimizden başlayarak bazı şeyleri düzeltmeye başlayabiliriz. Örneğin ‘Çingene’ deyiminin terk edilmesi önemli bir başlangıç olabilir. Hiyerarşik düzende Romanlar ve Abdallar en alt konumda yer almaktadır. Alevi gruplar birçok kesim tarafından dışlanmaktadır” ifadelerini kullandı.

Yazılı belgeler, metinler ve arşiv kayıtları

Yeşilçam Sineması’nda Aleviliğin temsilleri üzerine çalışmalar yürüten araştırmacı Dr. İhsan Koluaçık ise,  “Hacı Bektaş Veli filmini izledikten sonra, filmde Hacı Bektaş figürünün daha çok namaz kılan ve Ramazan’da oruç tutan bir kişi olarak sunulduğunu fark ettim. Bu temsil, benim zihnimde belirli bir imge oluşturmuştu. Ancak Pir Sultan Abdal’ı inceledikçe fikirlerim değişmeye başladı. Bu süreç, medyanın dilinin ne kadar belirleyici ve güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. Bir ansiklopedinin iki temel ayağı vardır. Birincisi yazılı belgeler, metinler ve arşiv kayıtlarıdır. İkincisi ise video ve görsel kayıtlardır. Günümüzde gençlerin büyük çoğunluğunun sürekli video izlediğini gözlemliyoruz. Bu durum, bilgi aktarımında yeni yöntemlerin gerekliliğini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.

Çalıştay’ın ilk oturumu sona erdi.

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version