Site icon Serbest Görüş

Ankara Gar Katliamı duruşması: Firari sanık dinlendi, duruşma ertelendi


Ankara Gar Katliamı’nın firari sanıklara yönelik devam eden davada, firari sanık Ömer Deniz Dündar patlayıcı kemer üzerindeki parmak izine dair ‘yardım etmek için tutmuşumdur’ savunmasını tekrarladı

10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na ilişkin firari sanıkların yargılandığı davanın duruşması bugün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor. Duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlanan firari sanık Ömer Deniz Dündar, patlayıcı kemer üzerindeki parmak izine ilişkin daha önceki savunmasını yineledi.

Katliamda hayatını kaybedenlerin ailelerinin takip ettiği duruşmada, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve çok sayıda kitle örgütü temsilcisi de yer aldı.

‘Yardım için tutmuşumdur’

Evrensel’in aktardığına göre Ömer Deniz Dündar, kendisine araç ve patlayıcı kemer üzerindeki parmak izleri sorulduğunda, araç üzerinde parmak izinin bulunmasının mümkün olmadığını öne sürdü ve olay tarihinde Suriye’de olduğunu söyledi.

Patlayıcı kemer üzerindeki parmak iziyle ilgili ise Ömer Deniz Dündar, “Yardım etmek için tutmuşumdur” şeklindeki savunmasını tekrarladı.

Duruşma avukatları, teşhis işleminin SEGBİS üzerinden gerçekleştirilemeyeceğini belirterek Ömer Deniz Dündar’ın bir sonraki duruşmada mahkeme salonunda hazır edilmesini talep etti.

‘Dosyayı bilmeyen bir heyetle ifade alındı’

Ömer Deniz Dündar’ın beyanlarının ardından müşteki avukatları söz aldı.

Dava avukatlarından Gülşah Kaya, mevcut heyetin dosyadaki dördüncü heyet olduğuna dikkat çekerek, “Bu sıralarda oturanlar izleyici değil. Katliamda çocuğunu, eşini, babasını kaybedenler; bazıları katliamın bizzat mağduru” dedi.

30 Haziran’da görülen bir önceki duruşmada geçici heyet olduğunu hatırlatan Gülşah Kaya, “Katliamdan 11 sene sonra, Suriye’den gelen ve bu dosyanın önemli bir sanığının sorgusunu dosyayı bilmeyen bir heyetle yapmak zorunda kaldık” diye konuştu.

Ardından mahkemeye 13.30’a kadar ara verildi.

Avukat İlke Işık, Türkiye’ye getirildiği belirtilen Savaş Yıldız’ın bombalı eylemlerin ilki olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana ve Mersin il binalarına yönelik saldırıların da faili olduğunu hatırlattı.

Katliamdaki kamu sorumluluğuna dikkati çeken İlke Işık, şunları söyledi:

“Failler tespit edilmiş olmasına rağmen önlem alınmadı. Ankara’da önlem almayan İçişleri Bakanlığı ve MİT, bu katliamdan sorumludur. Bu dosyada aynı zamanda delil saklandı. Davaya ilişkin delil ve evraklar, savcıların odalarında saklandığı ortaya çıktı. Bu  katliamı sadece ‘IŞİD’liler geldi yaptı ve gitti’ diyerek açıklayamayız. Kimler korudu, kimin imkan sağladığı ortaya çıkarılmalı. Bu katliamın tüm sorumluları ile ilgili talepte bulunduk. Çünkü bu katliam sadece kamu görevlilerin de sorumluluğunda değil. Bu katliam çok politik bir katliam. Katliamın siyasi sorumluları da ortaya çıkarılmalı.”

‘İnsanlığa karşı suç olarak değerlendirmeli’

Avukatlardan Senem Doğanoğlu, “Katliamdan hemen sonra Ankara Savcılığı’na verilen dilekçelerle taleplerimiz başladı. Katliamın insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi yönündeki talebimiz devam ediyor” dedi.

Avukatlardan Eylem Sarıoğlu da, Ömer Deniz Dündar’ın davada yalnızca “örgüt üyeliği” suçundan yargılandığına işaret ederek şunları söyledi:

“Bomboş bir iddianame hazırlanılmış durumda. Ömer Deniz Dündar’ı sadece bu şekilde ele aldığımızda, Ömer Deniz Dündar’ın katliamdaki pozisyonunu anlamamız mümkün değil. Bunları bahsi geçen Yakup Şahin’in notlarından da anlıyoruz. Ömer Deniz Dündar, 2014 yılında Suriye’ye gidip gelişi üzerine ifade vermesine rağmen hakkında hiç bir işlem yapılmadan serbest bırakılıyor. Buradan Adıyaman’a geliş gidişi üzerinden IŞİD’in örgütlenmesini gerçekleştirdiği anlaşılıyor. Ömer Deniz Dündar’ın Türkiye vilayeti sorumluluğu yürüttüğüne ilişkin dosyamızda beyanlar var. Dosyamızda firari sanıkların nerede olduğuna dair bilgiler olmasına rağmen bu kişilerin getirtilmesini sağlayamadık. Ömer Deniz Dündar’ın 11 yıl sonra getirilmiş olması aslında diğer firarilerin de getirilmesinin olanaklı olduğunu gösteriyor.”

Tutanak celbi istendi  

Avukat Erkan Ünüvar ise, Ömer Deniz Dündar’ın HTŞ kontrolünde tutuklu bulunduğu sırada MİT ile yaptığı görüşmelere dair bilgi ve belge ile MİT’e teslim ettiğini beyan ettiği flaş belleğin istenmesini talep etti. Ünüvar ayrıca, Seydi Aslan, Kadir Gözükara, Mehmet Aslan, Cebrail Kaya, Savaş Yıldız, Metin Çevik ve Cengiz Doğan hakkında ifade ve soruşturma tutanaklarının celbini talep etti.

Ara mütalaa hazırladı  

Daha sonra ara mütalaasını açıklayan iddia makamı, eksik hususların tamamlanmasını, gelmeyen cevapların akıbetinin sorulması ve failin tutukluluğunun devamını istedi.

Ardından söz verilen fail Ömer Deniz Dündar, mütalaaya karşı söyleyeceğinin olmadığını ancak avukat beyanlarına karşı söz hakkı istedi.

Mahkeme, bir saatlik aranın ardından Ömer Deniz Dündar’ın dinlenilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.

ANKARA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version