Site icon Serbest Görüş

ABF Genel Başkanı: Aleviler onurlu barıştan yana


ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, cumhuriyet tarihi boyunca başarılamayan demokratikleşmenin tek çözüm yolunun barışla gerçekleşeceğine vurgu yaparak, ‘Alevilerin talebi açık ve net; onurlu bir toplumsal barıştır’ dedi

Cumhuriyet tarihinde inkar ve katliamcı politikalara maruz bırakılan Aleviler sürecin demokratik bir cumhuriyetle buluşmasının tek çözüm yolu olduğuna dikkat çekiyor. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Türkiye’nin çok kimlikli, çok dilli, çok kültürlü olduğunu ret ve inkar eden zihniyetle karşı karşıya kalındığını hatırlattı. Mustafa Aslan, yaşanmış tüm olumsuzluklarla yüzleşilmeye ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Cumhuriyetin bu yönüyle yüzleşmeye ihtiyacının olduğunu kaydeden Aslan, “Sonra da cumhuriyette yaşayan bizlerin birbirimizle yüzleşmeye ihtiyacı var. Yaşanan acıların tekrar yaşanmaması adına inkar edilen kültürlerin, inançların, kimliklerin, tekrar inkar edilmemesi adına birlikte yaşamı savunmanın tek bir yolu var; bu da ancak demokratikleşmeyle olabilir. Eğer cumhuriyet demokratikleşirse, bugün barışı da konuşabiliriz. Kaybolan diğer haklarımızın tümünü konuşabiliriz” dedi.

Birlikte mücadele vurgusu

Barış ve demokrasi için yürütülecek mücadeleye dikkat çeken Mustafa Aslan, demokrasi özleminin tüm kesimlerin birlikte mücadelesiyle mümkün olabileceğinin altını çizdi. Çatışmasızlık ortamının demokratikleşmeyle taçlandırılmasının Kürtler ve Alevilerin birlikte mücadele etmesinden geçtiğini söyleyen Mustafa Aslan, “Aksi halde çerçeve yasa çok sıkıntılı bir yasa. İçerideki tutsakların, kimlerin nasıl yararlanacağı, tüm antidemokratik uygulamalarla, kimliklerinden dolayı kendi topraklarını terk eden, yurt dışında yaşayanlardan kimlerin faydalanacağı ya da dağda yıllardır mücadele veren gerilla içerisinde kimlerin faydalanacağı belli değil. Yine mesele o tekçi, inkarcı anlayışın iki dudağı arasına sıkıştı. Bu yasanın Ekim ayında açılacak olan TBMM’de başta olmak üzere tüm siyasi partilerin, toplumun farklı kesimlerce konuşulmaya ihtiyaç var. En önemlisi de Türkiye toplumunun bu konuda ikna edilmesi ve destek vermesi için çalışma yapılması lazım. Yani sürecin toplumsallaşmaya ihtiyacı var. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin toplumsallaşması gerekiyor. Süreç konuşulduğunda ekolojiden kadına, gence, Alevi’den Kürde kadar herkesi tartışması gerekir. Ülkenin demokratikleşmesi açısından bir talebimiz varsa amasız, fakatsız, tüm farklılıklarımızı koruyarak, birlikte mücadele etmeye ihtiyacımız var. Bunda eksik kalınıyor” diye belirtti.

Ortak bir barış ihtiyacı

Mustafa Aslan, Alevilerin sürece bakış açısının onurlu bir toplumsal barış temelinde olduğunu belirterek, “Bu toprakların en kadim iki temel sorunu; Alevi meselesi ve Kürt meselesi. Bu topraklarda Alevilerin yaşadıkları tüm acıları Kürtler de yaşadı. Kürtlerin yaşadığı acıları Aleviler de yaşadı. Kimlikleri yok sayıldı, dilleri yok sayıldı. Alevilerin de inanç kimliği yok sayıldı. Hatta her iki kesimde kimliklerinden dolayı her türlü hakarete maruz bırakıldı. Alevilerin barışa dair söyleyeceği söz ancak barışın onurlu ve toplumsallaşması yönündedir. Sadece Kürtlerle barışmanın bu ülkede toplumsal barışı getirmeyeceğini herkesin bilmesi gerekir. Çünkü tüm kesimlerle bir ortak barışa ihtiyaç var. Alevi gencinin, Alevi işçinin, Alevi kadının sorunu bitmez. O yüzden demokratikleşmeyle bu süreci taçlandırmaya ihtiyaç var” diye kaydetti.

Haber: İbrahim Açıkyer / MA 

 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version