Site icon Serbest Görüş

31 yıldır kazı yapılan her yerde eşini arıyor: İşte bu benim eşimin mezarı, diyebilmek gönlümden geçen tek şey


31 yıldır gözaltında kaybettirilen eşinin akıbetini öğrenmek için mücadele eden Emine İrmez, ‘Bir gün, işte bu da benim eşimin mezarı, diyebilmek gönlümden geçen tek şey’ diyerek yüzleşme talebini yineledi

Çerçeve yasanın Meclis’te kabul edilmesiyle birlikte Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde yeni bir aşamaya geçildi. Yasa kapsamında komisyonlar oluşturulurken, önümüzdeki haftalarda MGK’den çıkacak kararla birlikte kimi somut gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Yasada yer alan maddelerin hayata geçirilmesi sonrası gözler, iç içe geçmiş temel konular olan Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşmeye dair adımlarda olacak.

Demokratik kitle örgütleri ve insan hakları örgütleri, kalıcı çözüm ve barış noktasında “geçmişle yüzleşme” vurgusu yapıyor. Ayrıca sürecin yalnızca silahsızlanmaya indirgenemeyeceği; çatışmalı sürecin getirdiği toplumsal yaraların sarılması noktasında hakikat ve onarıcı adalet mekanizmalarının devreye sokulmasını zorunlu görüyor. Bu kapsamda özellikle 1990’lı yıllardan günümüze yaşayan köy yakmaları/boşaltmaları nedeniyle göç edenlerin geri dönüşlerinin sağlanması, gözaltında kaybettirilenlerin akıbetlerinin açığa çıkarılması, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması, sorumluların etkili bir şekilde yargılanması, cezasızlığı üreten hukuksal ve kurumsal engellerin kaldırılması isteniyor. Bu talepler, barışın kalıcı ve adil biçimde tesis edilebilmesinin yanı sıra, benzer ihlallerin bir kez daha yaşanmaması noktasında hayati görülüyor. Barışın toplumsallaştırılması noktasında da önemli bir yerde duran geçmişle yüzleşme konusu, ömürlerini kaybettirilen ya da katledilen yakınlarını aramakla geçiren ailelerin de ortak talebi.

Beyaz Torosla kaçırıldı

Faili meçhul cinayetlerin en çok yaşandığı kentlerden biri olan Şirnex’te yaşayan Emine İrmez de bu kişilerden birisi. Emine İrmez, 31 yıl önce gözaltında kaybettirilen eşinin akıbetini açığa çıkarmak için ömrünü adalet mücadelesiyle geçiren bir anne. Emine İrmez’in eşi Kerevan İrmez, Silopiya (Silopi) ilçesinde bulunan evine 19 Ekim 1995 gecesi yapılan baskında gözaltına alındı. Askeri kamuflaj giysili ve çoğu kar maskeli kişiler, Kerevan İrmez’i panzere bindirerek, Beyaz Toros eşliğinde bölgeden ayrıldı.

Emine İrmez olayın sabahında savcı, emniyet müdürlüğü ve tümen komutanlığına gitse de eşinden haber alamadı. Dönemin yetkilileri, Emine İrmez’e eşinin gözaltına alınmadığını, onu götürenlerin “örgüt üyesi olabileceğini” iddia etti. Emine İrmez “Eşimi götürenler askeri araçla geldiler ve onu askeri araçla götürdüler. Eşimi götürenlerden yüzleri maskeli olmayanları teşhis edebilirim” dese de sonuç değişmedi.

Kazı yapılan her bölgeye koştu

Kerevan İrmez’in Bêspin (Görümlü) köyünde bulunan karakola görüldüğüne dair aileye bilgi veren kişiler de o günün ağır baskı ortamında resmi olarak tanıklık yapamadılar. Emine İrmez, baskılara rağmen eşinin akıbetinin açığa çıkarmak için uzun yıllar haftalık kayıp eylemlerinde sesini duyurmaya çalıştı.

“Belki Kerevan’dan geriye bir şey bulurum” umuduyla kazı yapılan her bölgeye koşturdu. Ancak ne sesini yeteri kadar duyurabildi ne de eşinin akıbetine dair bir şey öğrenebildi. Buna rağmen 31 yıldır eşinden olumlu ya da olumsuz bir haber almak için mücadele veriyor.

Babalarını tanımadılar, bir gün döner umuduyla büyüdüler

8 çocuk annesi Emine İrmez, olayın yaşandığı gün en küçük çocuğunun bir yaşından küçük olduğunu söyledi. Emine İrmez, bazı çocuklarının babalarını hiç hatırlamadığını ve çocuklarının babaları bir gün döner umuduyla büyüdüğünü belirtti.

Kardeşi de 92 Newroz’unda öldürüldü

Emine İrmez, eşi Kerevan’ın kaçırılmadan önce de birçok baskıyla karşı karşıya kaldığını anlattı:

“Kerevan’ın kardeşi 1992 Newrozu’nda öldürüldü. Kızı gece ağlıyor, ona su vermeye kalkıyor. Alnına bir roket değiyor. Sabah kızı geldi, bizi çağırdı. Kaynanam annen mi öldürüldü diye sordu. Çatışma vardı, evlerin arasında saklanarak gittik. Bir baktık kafası parçalanmış.”

‘Sormayın peşine düşmeyin, dediler’

Eşinin gözaltına alındığı günü hiç unutmadığını belirten Emine İrmez, şunları söyledi:

“Gece 12.30’du, henüz uyumamıştık. Eşimin boğazından tuttular. Gömleğini bile giyemedi, atlet ve şortuyla çıkarıp götürdüler. ‘Ne yapmış’ deyince dipçiklerle bana saldırdılar. Bir hafta boyunca çocuklarımla birlikte emniyete gidip, ‘Cezası varsa ceza verin ama eşimin yerini söyleyin” diyordum. Onlar da “Biz ne bu ismi duymuşuz, ne de görmüşüz” diyordu. Eşimi götüren kişi iri yapılı biriydi. Bugün görsem yine tanırım. Askeri kıyafetliydi. Saçları uzundu. Yüzü açıktı. Birçok insan araya girdi. ‘Sormayın ve peşine düşmeyin, sorarsanız siz de onun yanına gidersiniz’ dediler.”

“Ölmüş mü, yaşıyor mu bilemiyoruz. Bir parça bez bile bulamadık” diyen Emine İrmez, “O dönemde çok cenaze çıkıyordu. Her duyduğumuzda çocuklarla gidiyorduk, babaları diye bakıyorduk” dedi.

Kızı gerillaya katıldı

En küçük kızının büyüdükten sonra sürekli babasını sormaya başladığını belirten Emine İrmez, “Biz de kuyuların açıldığı yerlere gidiyorduk. Bir gün bir kuyuda bir avuç saç çıktı, şapka çıktı, bir erkek ceketi çıktı, bir ayak parçası çıktı. O parçayı görünce sanki eşimin cenazesi bulundu gibi hissettim. O zaman Dilan çok büyük değildi, ‘Anne ne zamana kadar ağlayacaksın’ dedi. Gözyaşlarımı sildi. Sonra ‘Babamın intikamını alacağım’ dedi. Ben de çocuktur ve o duygusallıkla söylemiştir sandım. Daha sonra bir Berxbir Festivali’ne (Kuzu kırpma festivali) gideceğini söyledi. ‘Hayır’ dememe rağmen gitti ve daha da dönmedi. Gerillaya katıldığını öğrendim.”

‘Artık ölümler olmasın’

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başlamasıyla mutlu olduklarına dikkati çeken Emine İrmez, “Artık ne Kürt annelerinin ne de asker ve polis annelerinin ağlamasını istemiyoruz. Ölümler olmasın” dedi.

‘İşte bu da benim eşimin mezarı, diyebilmek gönlümden geçen tek şey’

“Barış olsa da olmasa da benim acım yerinde duruyor” diyen Emine İrmez, “Bir gün ‘işte bu da benim eşimin mezarı’ diyebilmek gönlümden geçen tek şey. Çünkü halen gittiğini kabul edemiyorum. Gözüm hala yolda, ona dair bir şey hala bulamadım” ifadelerini kullandı.

Emine İrmez, şöyle devam etti:

“Tek dileğim akıbetini öğrenebilmek. Ona ait bir bez parçası da olsa bulmak istiyorum. Halen taziyesini kuramadık. Taziyesini kurmak için ondan geriye bir şey bulamadık. Devlete çağrım; eşimin akıbetini öğrenmek istiyorum. İnsanın bir iğnesi dahi kaybolsa insan bulana kadar arar. Ayağıma batar diye arar. Bizim de gözümüz sürekli yollarda, ona dair bir şey öğrenmek istiyoruz.”

Haber: Azad Altay – Berivan Altan\MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version