Ceylan Önkol dosyasının cezasızlık örneği olduğunu belirten avukat Berfin Elçi, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın dosyayı gündemine alması gerektiğini belirtti
Amed’in Licê (Lice) ilçesinin kırsal Kanîsipî Mahallesi’ne bağlı Xombaz mezrasında, 28 Eylül 2009 tarihinde hayvanları otlatırken karakoldan atılan havan mermisiyle katledilen Ceylan Önkol’un ölümünüm üzerinden 17 yıl geçti. Savcılık, “can güvenliği olmadığı” gerekçesiyle 3 gün sonra olay yerine giderken, anne Saliha Önkol tüm delilleri eteğine toplayarak (kızının parçalanmış bedeni) teslim etti. Jandarma komutanlığı ve emniyet tarafından hazırlanan raporda ise, Ceylan’ın elindeki tahra (eğri budama bıçağı) ile patlayıcı mühimmata vurarak patlamaya sebep olduğu iddia edildi.
Ceylan Önkol’un katledilmesiyle ilgili tek bir failin yargılanmadığı dosyada, Danıştay’ın kararı 5 yıldır sonuca bağlanmadı. Çocuk hakları alanında çalışma yürüten İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi Yönetim Kurulu üyesi avukat Berfin Elçi, dosyaya dair değerlendirmelerde bulundu.
AİHM’e tepki
Soruşturma aşamasında bir çok ihlalin yaşandığını belirten Berfin Elçi, dosyada etkin soruşturma yürütülmediğini belirtti.
AİHM kararına dikkat çeken Berfin Elçi, şöyle devam etti:
“AİHM Ceylan Önkol’un ölümüne sebep olan askeri mühimmatın direk ateşlendiğine dair makul şüphenin ötesinde somut bir delil olmadığını söyleyerek, bir ihlal olmadığına karar verdi. Ama yanlış değerlendirdiğini düşünüyoruz. Çünkü direkt ateşlenmese bile, Ceylan orada bir patlayıcı ile oynamış ve bu sırada hayatını kaybetmiş olsa bile; sivil bir alanda böyle bir patlayıcı maddenin olması, başlı başına bir hak ihlali. Devletin görevlerinden biri sivil alanları yaşanabilecek bir hale getirmek ve askeri mühimmatları oradan uzaklaştırmak. Bu karar bize aslında AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS), uluslararası hukukun, insan hakları ilkeleri kapsamında ne kadar yetersiz kaldığını bir kez daha gösterdi.”
‘Sorumlu kamu görevlileri cezalandırılmalı’
Ceylan Önkol dosyasının çok büyük bir cezasızlık örneği olduğunu dile getiren Berfin Elçi, kolluk şiddetiyle katledilen çocukların dosyalarında etkin soruşturma yürütülmediğini belirtti.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret eden Berfin Elçi, “Barışın sağlanabilmesi ve barışın toplumda kalıcı hale gelebilmesi için bu dosyanın tekrar irdelenmesi ve ihlallerden sorumlu kamu görevlisinin cezalandırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Dosya yeniden gündeme alınmalı
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın, şimdiye kadar adli vakaları önüne koyduğunu belirten Berfin Elçi,
“Çok fazla faili meçhul kalan adli vaka olduğunu biliyoruz. Bunların aydınlatılmaya çalışılmasını çok önemli buluyoruz. Ama bu daire başkanlığının sadece adli vakaları önüne koyması; politik faili meçhul cinayetleri, gözaltında kayıpları bunun dışında tutması başlı başına adalet kavramını kendi içerisinde sorgulatıyor. Bu daire başkanlığının politik faili meçhul cinayetleri de önüne koyması, araştırması ve sorunları tespit etmesi gerekiyor.”
Ceylan Önkol dosyasının da daire başkanlığı tarafından gündeme alınması gerektiğini söyleyen Berfin Elçi, şöyle devam etti:
“Şu an daimi arama kararı mevcut. Bu karar, yılda bir iki kez kolluğa bir müzekkere yazılarak ve gelen ‘sorumlular tespit edilmedi’ yazısından sonra rafa kaldırılması demek. Bu dosyanın tekrar gündeme alınması, araştırılması, faillerin tespit edilmesi aile, toplum ve bizler açısından çok önemli. Bu daire başkanlığının faili meçhul bırakılan Ceylan Önkol dosyasını önüne koymasının önemli ve elzem olduğunu düşünüyoruz.”
Davaya dair
Ceylan Önkol, 28 Eylül 2009’da Amed’İn Licê ilçesinde hayvanları otlatırken karakoldan atılan havan mermisiyle katledildi. Ceylan Önkol’un ailesi, soruşturmanın etkin ve tarafsız yürütülmediği, delillerin yeterince toplanmadığı ve soruşturmanın derinleştirilmesine yönelik taleplerin karşılanmadığı gerekçesiyle Mayıs 2012’de AİHM’e başvurdu. AİHM, 17 Ocak 2017’de yaşam hakkı ve etkin soruşturma yükümlülüğü bakımından ihlal olmadığına karar verdi.
Önkol ailesinin İçişleri Bakanlığı aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasında Diyarbakır 2’nci İdare Mahkemesi önce 28 bin 208 TL tazminata hükmetti. Danıştay’ın 16 Mayıs 2019’da kararı bozmasının ardından dava yeniden görüldü ve mahkeme 8 Mart 2021’de aileye toplam 283 bin TL maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Mahkeme, Ceylan Önkol’u yüzde 10, idareyi ise yüzde 90 oranında kusurlu buldu. Karar, hem aile avukatları hem de bakanlık tarafından Danıştay’a taşındı.
Ceylan Önkol’un fotoğrafı ‘sakıncalı’ymış: Kuzenine verilmedi
Haber: Rukiye Payiz Adıgüzel / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

