Meclis’ten geçen çerçeve yasanın ardından pratik adımların hızla atılması gerektiğini belirten ‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ katılımcılarından Ahmet Faruk Ünsal, süreçte yaşanan duraksamanın aşılması ve Öcalan’ın pozisyonunun netleşmesi gerektiğini belirtti
İstanbul’da 12 Eylül günü açıklanan deklarasyonla “Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası kamuoyuna duyuruldu. Kampanyaya akademisyen, sanatçı, gazeteci, işçi ve gençlerin de aralarında bulunduğu farklı kesimler destek verdi. Deklarasyonun imzacılarından insan hakları savunucusu Ahmet Faruk Ahmet Faruk Ünsal, kampanyaya dair değerlendirmelerde bulundu.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis’ten geçen çerçeve yasanın “hızlıca” pratik adımlarının da atılması gerektiğini belirten Ahmet Faruk Ünsal, “Tabii Öcalan’ın durumunun da netleşmesi gerekiyordu. Bence son zamanlarda süreçte bir duraksama yaşanıyor. Doğrusu örgüt tarafı üzerine düşen bütün adımları attı. Fakat devlette bir tereddüt gözüküyor. Bu 1001 imza meselesi, biraz bu tereddüdün giderilmesi, devletin adım atması ve Sayın Öcalan’ın pozisyonunun netleşmesiyle ilgili bir çağrı metniydi. Dolayısıyla bu metin, sürecin bir an önce devam etmesi ve yaşanan tıkanıklığın aşılması yönünde bir çağrıdır” dedi.
Meclisin önemi
2012 ile 2015 tarihleri arasındaki diyalog süreci ile mevcut süreci karşılaştıran Ahmet Faruk Ünsal, geçmiş dönemde “üçüncü göz” olarak tanımladığı denetleme komisyonunun eksikliğine vurgu yaptı. 2024’te gelişen süreçte Meclis Komisyonu’nun kurulmasının denetleme görevindeki öneme işaret eden Ahmet Faruk Ünsal, şöyle devam etti:
“Meclis Komisyonu, bir kardeşlik ve barış komisyonuydu. Öyle bir komisyon kurularak bütün siyasi partilerin, İYİ Parti hariç, temsil edildiği bir süreç yaşandı. Orada biliyorsunuz bir yasa metni taslağı da hazırlandı. Dolayısıyla Meclis bu sefer çok daha fazla inisiyatif almış gözüküyor. Şimdiye kadar güvenlik güçlerinin ya da istihbarat teşkilatlarının yapmış olduğu, ancak kamuoyuna açıklanmayan temasların ilk defa resmi bir şekilde Meclis Komisyonu tarafından yapılması ve bunun açıklanması da önemli bir gelişmedir.”
AİHM ve AYM kararları
27 Şubat çağrısının ve “1001 İmza” metninin ortak bir perspektife sahip olduğunu belirten Ahmet Faruk Ünsal, şunları söyledi:
“Demokratik toplum demek, kaçınılmaz olarak hukuk devletinin de olması gerektiği vurgusunu ifade ediyor. Hem Anayasa Mahkemesi (AYM) hem de AİHM kararlarına uymak, bir hukuk devletinin çok önemli özelliklerinden biridir. Malum hem Selahattin Demirtaş’la hem Osman Kavala’yla hem Can Atalay’la hem de diğer eşbaşkan ve siyasi kişilerle ilgili AİHM ve AYM kararları olmasına rağmen şimdiye kadar bunlara uyulmamış oldu. Bunlara uyulması gerekiyor. Dolayısıyla toptan bir demokratikleşme bakımından bu perspektifin 1001 imzada ortaya konulmuş olması önemlidir.”
‘Öcalan umut hakkından yararlanmalı’
Ahmet Faruk Ünsal, Abdullah Öcalan’ın umut hakkından yararlanmasının da sürecin önemli başlıklarından biri olduğunu söyleyerek, “Abdullah Öcalan’ın toplumla doğrudan teması da sağlanırsa bu vesileyle sürecin Türkiye toplumu tarafından kabul edilmesi ve meseleye tereddütle bakanların ikna edilmesi çok daha kolay olacaktır diye düşünüyorum. O yüzden ‘umut hakkı’ndan Sayın Öcalan’ın yararlandırılmasının gecikmemesi gerekiyor” diye belirtti.
Haber: Helin Özgün / MA
Kendi hikâyemizi yazalım
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

