Site icon Serbest Görüş

1 Eylül açıklamalarında süreç mesajı: Silahların bırakılmasına indirgenemez


Kürdistan ve Türkiye’de yapılan 1 Eylül açıklamalarında yaşanan sürecin sadece silahların bırakılmasına indirgenmeyeceği mesajı verildi

Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinde 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla açıklamalar gerçekleştirildi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin geldiği aşamaya dikkat çekilen açıklamalarda, barışın silahların susmasına indirgenemeyeceği belirtildi.

İzmir

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, dernek binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. İHD Eş Genel Başkanı Aydın, barış meselesinin konuşulmasını önemli bulduklarını kaydederek, süreci desteklediklerini, başarısı için ellerinden gelen her türlü çabayı sarf ettiklerini de söyledi.

Kürdistan’da farklı yer ve tarihlerde Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için kurulan taziyelere değinen Aydın, “Basın bunu, barış karşıtlığına dönüştürmek istiyor. Bunu üzülerek izliyoruz. Sonuçta silahların susması tek başına barışı getirmiyor. Çatışma durdu ama bu çatışmanın hafızası olduğu gibi yerinde duruyor. Dolayısıyla toplumda yaşayan bütün etnik grupların, inanç gruplarının, bu çatışmanın yarattığı hakikatle de yüzleşmesi gerekiyor” dedi.

‘Çözüm insan haklarından geçer’

İHD İzmir Şube Yöneticisi Nazlı Turan, barışın bir insan hakkı olduğunu belirterek, Türkiye’nin yakın tarihinin Kürt meselesinin güvenlikçi ve inkârcı politikalarla çözülemeyeceğini gösterdiğini dile getirdi.  Nazlı Turan, Kürt meselesinin çözümünün demokrasi, hukuk, eşit yurttaşlık ve insan haklarının hayata geçirilmesinden geçtiğini belirtti.

‘Abdullah Öcalan’ın koşulları düzeltilmeli’

Sürecin önemli aktörü olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın hapishane koşullarının düzeltilmesi gerektiğini vurgulayan Nazlı Turan, “Dış dünya ile görüşme imkanları sağlanmalı ve bu hususlar yasal bir güvenceye bağlanmalıdır. Geri dönen silahlı militanların ve hapishanelerden çıkan kişilerin siyasi faaliyetlere ve sosyal yaşama katılımını kısıtlayan tedbirler, sürecin ruhuna aykırı uygulamalardır, kaldırılmalıdır” diye belirtti.

Amed

Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu da Yenişehir ilçesindeki Şêx Seîd Meydanı’nda açıklama yaptı. Hazırlanan basın metni Türkçe ve Kürtçe okundu.

Açıklamanın Türkçesi’ni Platform Eşsözcüsü Ercan Yılmaz, Kürtçesini ise platform üyesi Dilan Güvenç okudu.

Açıklamada, Kürt meselesinin demokratik çözümü ve kalıcı barışın sağlanması için yürürlüğe giren “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un uygulanması, demokratik reformların hayata geçirilmesi, kayyım uygulamasına son verilmesi, belediye eşbaşkanlarının görevlerine iade edilmesi ve AİHM ile AYM kararlarının uygulanması istendi.

Yasanın uygulanmasının önündeki engellerin kaldırılması ve sürecin ilerletilmesi için gerekli adımların atılması çağrısı yapılan açıklamada, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önünde bulunan engellerin ortadan kaldırılması talep edildi.

Açıklamanın devamında, Kürt meselesinin çözümünün Türkiye’de demokrasi standartlarını yükselteceği belirtilerek, kalıcı barışın bir an sağlanması için tüm kesimlere sahiplenme çağrısı yapıldı.

Xarpêt

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Qovanciyan (Kovancılar) İlçe Örgütü, ilçe binasından Saat Kulesi önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. DEM Parti Qowanciyan Gençlik Meclisi üyesi Yusuf Karaman, sürecin desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

DEM Parti Amed Milletvekili Serhat Eren, barış için mücadelenin büyütülmesi gerektiğini ifade ederek, “Demokratik siyasetin genişletilmesi için ya yasa çıkarılmalı ya da yasa değiştirilmeli” dedi.

Açıklama ‘Bijî berxwedana gelê Kurd” sloganıyla son buldu.

Konya

DEM Parti Konya İl Örgütü de 1 Eylül dolayısıyla açıklama gerçekleştirdi. İl binasında yapılana açıklamada konuşan DEM Parti Konya İl Eş Başkanı Mulla Şimşek, dünyada yaşanan gelişmelerin yeni bir savaş ortamını beraberinde getirdiğini belirterek, “Suriye’de yaşanan siyasi gelişmeler, iktidar değişimi, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş İsrail’in Filistin’e dönük soykırım saldırıları, egemen güçlerin paylaşım savaşındaki sınır tanımazlığını açığa çıkarmıştır ” dedi.

Abdullah Öcalan’ın başlattığı sürecin halkların barışı içim önemli olduğuna değinen Şimşek, “27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum çağrısı başta Ortadoğu olmak üzere dünya halklarının barış ve kardeşlik temelinde demokratik, eşit ve özgür bir arada yaşamın çözümünü sunmuştur.  Savaşa ve çatışmalı süreçlere karşı barışın yaşattığı gerçeğini deneyimlediğimiz bu tarihi eşikte barışın tüm halklar için hayati önemde olduğu ortadadır” diye belirtti.

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version