Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Cizîr’de gerçekleştirilen anmada konuşan Veysi Aktaş, ‘Şehitlerimiz, sadece birer savaşçı değil; onlar, demokratik bir ulusun, eşit ve onurlu bir yaşamın mimarlarıdır. Direnişimiz, onların hayali kadar büyük olmalıdır’ dedi
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde, Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Şirnex’in Cizîr ilçesinde anma düzenlendi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Cizîr ilçe örgütü önünde gerçekleştirilen anmaya, yaşamını yitirenlerin ailelerinin yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, Cizîr ile çevre il ve ilçelerden binlerce kişi katıldı. Anmaya katılanlar, “Bijî Serok Apo”, “Şehîd namirin” sloganları ve zılgıtlarla alana giriş yaptı.
Anmanın yapıldığı alana kurulan platforma, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yaşamını yitirenlerin fotoğrafları gül ve mumlarla bırakıldı. Yine platformda, Abdullah Öcalan’ın, “Ben ve şehit yoldaşlarım aşk yolunun işçiliğini yaptık. Geride kalanlara düşen de bu yolda yürümesini bilmeleridir” sözüne yer verildi. PKK’nin ilk komutanlarından Mahsum Korkmaz (Egît) ve Zeynep Kınacı’nın (Zilan) fotoğrafları da alanda açıldı. Ayrıca Abdullah Öcalan’ın dev posteri de alandaki yerini aldı. Gençler, fotoğrafların diziliminin ardından fotoğraflara dönerek, “Bijî Serok Apo”, “Bê Serok jiyan nabe” ve “Şehîd namirin” sloganları attı. Alanda bulunan aileler ile yurttaşlar da sloganlara alkış ve zılgıtlarla karşılık verdi. Saygı duruşuyla başlayan anma programında, “Çarxa Şoreşê” marşı okundu.
Burada ilk olarak konuşan MEBYA-DER yöneticisi Esmer Çıkmaz, “Başkan’ın, Kürt halkının başı sağ olsun. Şehîd namirin. Anneler olarak onlara bir söz verdik; bu ülkeye barış, özgürlük getireceğiz. Onları asla unutmayacağız. Bu ülkeye barışı ve özgürlüğü getireceğiz” diye belirtti. Esmer Çıkmaz, yaşamını yitirenlere hitaben, “Ey Şehîd sizi asla unutmayacağız, size borçluyuz” dedi.
‘Şehitlere sahip çıkmak Önder Apo’nun paradigmasına sahip çıkmaktır’
Sonrasında söz alan DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altan, “Kürt halkı şehitlerini anıyor. Onların şahsında Kürdistan şehitlerini hürmetle, saygıyla anıyoruz. Direnişleri karşısında eğiliyoruz. Şehitler asla unutulmayacak. Bu anma sadece Cizîr’in değil, dört parça Kürdistan’ın anması. Parça parça olan Kürdistan’ı toplayıp, Kürdistan’ın destanını yazdılar. Şehitler kimliği başarının nişanesi yaptı. Onlara borçluyuz. Onların direnişine borçluyuz ama şehitlere sahip çıkmak bundan sonra başlıyor. Hepimizin kendisine şunu sorması gerekiyor; Bu gençler neden yönünü dağa verdiler? Kendileri, aileleri için mi gittiler? Bir halk için, onur için, tarih için, kimlikleri için dağdaydılar. Şehitlere sahip çıkmak; amaçlarına sahip çıkmaktır, demokratik toplumu yaratmaktır. Şehitlere sahip çıkmak Önder Apo’nun paradigmasına sahip çıkmaktır, barışa sahip çıkmaktır. Barışı sahiplenmemiz gerekiyor, Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü sağlamamız gerekiyor. ‘Kürt halkı ne istiyor’ diye soranlar, bu fotoğrafa baksınlar. Kürt halkı acısıyla da barış istiyor, birlikte yaşam istiyorlar” şeklinde konuştu.
‘Bazılarının ise mezarı bütün bir halkın kalbidir’
Konuşmasına yaşamını yitirenleri anarak başlayan İmralı Sekretaryasından Veysi Aktaş da “Bugün burada, sıradan bir anma yapmak için toplanmadık. Bugün Cizîr’de, bu kadim topraklarda, geçmişle bugün arasında bir köprü kurmak için toplandık. Burası Cizîr’dir. Mem ile Zîn’in hikayesinin topraklarıdır. İşte bugün biz, Cizîr’de, kendi Mem’lerimizi ve Zîn’lerimizi anıyoruz. Bugün isimlerini andığımız kahraman, yiğit kadınlar ve erkekler…. Bakın: şehit düşen her erkek arkadaşımız Mem’dir. Şehit düşen her kadın arkadaşımız Zin’dir. Çünkü onlar da tıpkı Mem gibi özgürlük için canlarını verdiler. Fark şu; eski hikayeden Mem ile Zin birbirlerine kavuşamadı. Yeni hikâyede ise Mem’ler ve Zin’ler, halk özgürlüğüne kavuşsun diye kendilerini feda ettiler. Cizîr’li şehit düşen her genç, bu toprakların Mem’inin ve Zin’inin yeniden doğuşudur” şeklinde konuştu.
“Bazı ölülerin sadece mezarı vardır. Bazılarının ise mezarı bütün bir halkın kalbidir” diyen Veysi Aktaş, “Çünkü, bu şehitler, bıraktığı anlamla, direnişle, mücadeleyle kalplerde yaşarlar. Mem ile Zin’in hikayesi neyin simgesidir? Trajik bir aşk destan; muazzam bir inancın, amacına sonuna kadar bağlılığın ve özgürlük arayışının simgesidir. Zin bağlılığın kimliğidir: Zîn’in duruşu, bugün özgürlük mücadelesinde öncülük eden kadının iradesidir; Şehitlerimiz arasında kadınların sayısı çoktur. Özgürlük mücadelesinde kadınların ne denli önemli bir yer tuttuğunu gözler önüne seriyor. Kadın-erkek eşitliğini ve özgürlüğünü savunur. Mem, Zin’i korumak için her türlü fedakarlığı göze alır. Aynı şekilde, bugünün kahramanları da özgürlük için canlarını feda etmişlerdir. Her biri, sevdikleri için, özgürlükleri için savaşmıştır. Bu fedakarlık, bizlere örnektir” ifadelerini kullandı.
Yaşamını yitirenlerin Mem’in cesaretini, Zin’in direnişçi ruhunu var eden modern zamanın destan yazıcıları olduğunu belirten Aktaş, “Her bir şehidimiz, Mem ve Zin’in yarım kalan hikayesini, özgür bir gelecekle tamamlayan birer kahramandır. Onlar, bu topraklarda barışın, özgürlüğün ve demokratik toplumun destanını yazıyorlar. Bu destan; artık sadece bizim değil; bu topraklarda doğacak her çocuğun, her kadının, her erkeğin onurudur. Şehitlerimize sözümüz olsun; o özgür yarınları biz kuracağız” diye belirtti.
Aktaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Şehitlerimiz, sadece birer savaşçı değil; onlar, demokratik bir ulusun, eşit ve onurlu bir yaşamın mimarlarıdır. Şehitlik şudur: bireysel yaşamı, toplumun özgürleşmesi ve geleceği için bir araç kılma iradesidir. Kişisel hırsların ve kaygılarının ötesine geçerek, ‘ben’ yerine ‘biz’ bilincini en üst seviyede temsil ederler. Özgürlük bilinçleri güçlüdür. Her türlü baskıya, inkara ve dayatmaya karşı onurlu bir duruş sergileme kararlılığıdır. Özgürlüğün ancak bedel ödenerek kazanılacağı ve korunacağı hakikatini bilirler. Demokratik ve eşitlikçi yaşam ideali için mücadele etmişlerdir. Eşit, adil ve özgür bir toplumu sadece hayal etmeyip, o toplumu inşa etmek için aktif bir mücadele yürütme değeridir. En zor koşullarda dahi doğrudan, adaletten ve toplumun davasından sapmama cesaretidir. Korkunun hüküm sürdüğü yerlerde, hakikati haykırmanın ve o uğurda duruş sergilemenin en somut örneğidirler. Şehit düşen her kadın ve erkek, bu direnişi, yalnızca kendileri için değil, tüm bir toplumu özgürleştirmek için verdiler.”
‘Direnişimiz, onların hayali kadar büyük olmalıdır’
Aktaş, “Mem ile Zin’in kavuşması nasıl engellendiyse, bu halkın da kendi tarihine, kendi kimliğine ve kendi geleceğine kavuşmasının önüne nice engeller çıkarıldı. Eğer bugün bir ‘Beko’ varsa, o Beko; bu halkın birliğini bozmaya çalışan, süreç karşıtlığı yapan, inkarı bir siyaset tarzı haline getiren karanlıktır. Direnişimiz, onların hayali kadar büyük olmalıdır; onların ruhu ise bizlere güç ve ilham kaynağıdır. Bugün, şehitlerimize, ailelerimize ve tüm halkımıza söz veriyoruz: Direnişimiz ve mücadelemiz devam edecek. Özgür ve demokratik bir toplum için mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.
Halkın elinden geldiğince Barış ve Demokratik Toplum Süreci içinde yer alması gerektiğini belirten Aktaş, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Halkımız elinden geldiği sürece bu sürecin içine girmeli ve sorumluluğunu yerine getirmeli. Eğer olumsuz yaklaşımlar görürseniz, eleştirin. Asla geri adım atmayın yanlış şeylere karşı. Bu arkadaşlar, PKK halkını temsil ediyorlar. Apo’cu kimdir, değildir siz iyi biliyorsunuz. Yanlış hareketlerin ne olduğunu da biliyorsunuz. Kabul etmeyin, asla geri atmayın. Umudumuz o ki bu arkadaşların amacını yerine getirmek. O yüzden yeni bir mücadeleye başlıyoruz. Demokratik siyasete başlıyoruz. Herkes burada yerini alsın. Kaderimiz bize bağlı. Bu arkadaşların direnişi neyse, bizim duruşumuzda o şekilde olmalı. Yani onların direnişi gibi bir duruş gerekli. Şehitlerin izinde olacağız, hayallerini yerine getireceğiz. Bu halkı barışa ve demokratik topluma ulaştıracağız.”
“Şehîd namirin”, “Riya şehîd riya me, Apo’ye Seroke me”, “Bijî Serok Apo”, “Bê Serok jiyan nabe”, “Selam selam İmralı’ya bin selam” sloganlarının eksik olmadığı anma, yaşamını yitirenlerin kendilerini tanıttığı görüntü ve fotolarının yanı sıra Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yer aldığı sinevizyon gösteriminin ardından son buldu. Sinevizyon gösterimi sırasında da sık sık slogan atan kitle, sinevizyonda yer alan her bir gerilla için ayrı ayrı alkış tuttu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

