İstanbul Başakşehir ilçesindeki Newroz’a katıldıktan sonra tutuklanan 16 yaşındaki E.Y.’nin iddianamesi hazırlanmasına rağmen duruşma günü belirlenmedi
İstanbul Yenikapı alanında coşkulu şekilde kutlanan 22 Mart Newrozu’ndan bir gün sonra çok sayıda eve düzenlenen baskınlarda biri çocuk olmak üzere 19 kişi gözaltına alındı. “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklanan 19 kişiden 10’u tensiple serbest bırakılırken, çocuk yaştaki E.Y.’nin ise dosyası ayrıldı.
Tutuklu bulunan 8 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul Adliyesi 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, ilk duruşma 22 Eylül’de görülecek. Hazırlanan iddianamede, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafını taşımak, yöresel elbise giymek, slogan atmak, Newroz alanında bulunmak ve Kürtçe şarkı söylemek suç olarak lanse edilerek, tüm yargılananlar hakkında ceza talebinde bulunuldu.
Duruşma tarihi belirlenmedi
Öte yandan dosyası ayırılan E.Y.’nin tutukluluğunun üzerinden 4 ay geçmesine rağmen duruşma tarihi belirlenmedi. 24 Haziran’da E.Y. hakkında hazırlanan iddianamede, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Başakşehir İlçe Örgütü’nde 19 Mart’ta düzenlenen Newroz etkinliğine katıldığı belirtilerek, “Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çektiği” gerekçesiyle “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla ceza istendi. Ancak hazırlanan iddianame İstanbul Adliyesi tarafından olayın yaşandığı yerin Başakşehir olduğu ve bu yüzden dosyanın Küçükçekmece Adliyesi’nde görülmesi gerektiği belirtilerek, yetkisizlik kararı verildi.
E.Y.’nin avukatı Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Berivan Barin, müvekkilinin 16 yaşında olduğunu ve 4 ay geçmesine rağmen dosyasının mahkeme aşamasına gelmediğini belirterek, çocuğun üstün yararının korunması gerektiğini vurguladı.
Müvekkiline Başakşehir’deki Newroz etkinliğinde ‘Kürtçe şarkılar söylediği’ iddiasıyla propaganda suçlaması yöneltildiğini belirten Berivan Barin, dosyada somut delil olmadığın vurguladı.
‘Müvekkiller ve aileler mağduriyet yaşadı’
Berivan Barin, sözlerini şöyle noktaladı: “4 aydır devam eden bu süreçte yalnızca müvekkillerimiz değil, aileleri de ciddi mağduriyetler yaşadı. Eğitiminden kopan gençler oldu, işini kaybedenler oldu, çocuklar anne ve babalarından ayrı kaldı. Tutuklama, ceza muhakemesinde istisnai bir koruma tedbiridir. Ancak bu dosyalarda fiilen uzun süreli bir özgürlük kısıtlamasına dönüştüğünü görüyoruz. Bahse konu iddialar hiçbir şekilde ‘örgüt propagandasının’ unsurlarını oluşturmamaktadır.”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

