Site icon Serbest Görüş

Mehmet Şerif Demir: Sağlıkta şiddetin kaynağı yapısal sorunlardır


TTB Merkez Konsey üyesi Mehmet Şerif Demir, sağlıkta şiddet artışının temelinde sağlık sisteminde mevcut olan yapısal sorunlar olduğunu belirtti; personel yetersizliği, ağır iş yükü ve randevu sorunlarının şiddeti beslediğini vurguladı

Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) Mart 2026’da bin 105 hekimle yaptığı araştırmaya göre hekimlerin yüzde 59,3’ü çalışma yerinde daha önce şiddete uğrarken, yüzde 21,7’si fiziksel şiddete maruz kaldığı. Sağlıkta şiddet sürerken Amed Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde 9 Ağustos’ta iki sağlık emekçisine hasta yakınları tarafından fiziksel saldırı gerçekleşmişti.

Mehmet Şerif Demir, sağlıkta şiddete yol açan etkenler ve bunların önlenmesine dair Mezopotamya Ajansı’na konuştu. Mehmet Şerif Demir, Türkiye’deki sağlık sisteminin yapısal bir krizinin olduğunu, yapısal krizlerin nedenlerinin yıllardır sürdürülen neoliberal sağlık politikaları, performansa dayalı sağlık sistemi gibi uygulamaların getirdiği personel yetersizliği, yoğun iş yükü, randevulu hasta ve yoğunlukların ciddi sorunlar oluşturduğunu söyledi. Mehmet Şerif Demir, ‘özellikle altyapı sorunu ve birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin giderek zayıfladığı’ bir sistemin ‘artık ilerleyemez ve ciddi bir kriz haline gelen bir durum’ oluşturduğunu ifade etti.

Ağır çalışma koşulları, performans ve ciro baskısı, güvencesiz çalışmanın ciddi sorunlar oluşturduğuna dikkat çeken Mehmet Şerif Demir, krizi şöyle anlattı:

“Sistemin içinde daha fazla hasta bakmak, iş bakımı yapmak, kısa sürede hizmet verme meselesi ortaya çıkarıyor. Bu da sağlık emekçilerini yıpratıyor ve içinden çıkmaz bir tükenmişliğe neden oluyor. Aynı zamanda da sağlık sisteminin aslında bütün krizi ve sıkıntısı, sağlık emekçilerine fatura edilmeye çalışılıyor.”

Mehmet Şerif Demir, TTB verilerini şu şekilde yorumladı:

“TTB’nin verilerine baktığımız da şöyle bir durum oluşuyor: Sağlık emekçilerinin 10’dan 9’u hayatında en az bir kez şiddete maruz kalmış gibi bir veri maalesef elimizde var. Bu veriler yetersiz bir. Her şiddet olayı beyaz kod olarak girilmiyor. İkincisi Sağlık Bakanlığı beyaz kod verilerini paylaşmıyor.”

Personel yetersiz

Sağlıkta şiddetin temel nedenlerini personel yetersizliği, ağır iş yükü, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar, uzun bekleme süreleri ve randevu sisteminde oluşan problemler olarak sıralayan Mehmet Şerif Demir, ‘sağlık emekçilerini hedef gösteren yaklaşımların sağlık emekçilerine şiddet olarak döndüğünü’ not etti.

TTB’nin uzun yıllardır sağlıkta şiddet konusuyla ilgilendiklerini hatırlatan Mehmet Şerif Demir, verdikleri mücadeleyi anlattı:

“Sağlıkta şiddetin, bitirilmesi üzerinde mücadele devam ediyor. Hem TTB olarak hem de diğer sağlık meslek örgütleriyle birlikte mücadele veriliyor. Bunun en önemli şeyi, aslında yıllar öncesinden hazırladığımız ve dönem dönem tekrardan güncellediğimiz sağlıkta şiddeti önlemek için hazırlanan yasa taslağı. Bu aslında yıllarca hazırlandı ve mecliste şu anda bekleniyor. Bir diğeri, sağlık meslek örgütleri ve sendikalarla birlikte, sağlık çalışanlarının sağlığını, çalışma grubu olarak var. Dolayısıyla bugüne kadar aslında sistemin, devletin kendisinin bugüne kadar ki bakış açısı sadece Beyaz kod verileri ve aynı zamanda güvenlik bakış açısıyla yapmaya çalıştı. Ama yapısal sorunları gerçekten çözecek bir adım atmadı.”

Durum her geçen gün kötüye gidiyor

Mehmet Şerif Demir, sağlıkta şiddetle mücadelede saldırı sonrası cezalandırma ve güvenlik önlemlerinin kendi başına yeterli olmadığını söyledi:

“Bizler sağlık emekçilerini koruyan caydırıcı, etkin yaptırımlar içeren aynı zamanda şiddeti doğuran koşulların hepsini ortadan kaldıran hedefleyen bir bütüncül bir yaklaşımla yaklaşılmasını istiyoruz. O yüzden burada sadece beyaz kodla yapılan ya da güvenlik merkezi yapılan bir şeyin yetersiz olduğunu her defasında dile getirmeye çalışıyoruz. Bunun kendisi zaten tekrardan, şiddet üretiyor. TBB olarak hazırladığımız sağlıkta şiddet yasası taslağının bir an önce kabul edilip yürürlüğe geçmesini bekliyoruz.”

Sağlık politikalarının günden güne kötüleştiğini dile getiren Demir, “Bu sistem hâlâ dönüyorsa, hâlâ sağlık hizmetine bir nebze olsun vatandaş ulaşıyorsa bu sağlık emekçilerinin gerçekten büyük bir özverisiyle olan bir durumdur” dedi.

‘Koruyucu sağlık hizmetleri güçlendirilmeli’

Mehmet Şerif Demir, kamusal sağlık hizmetlerine dair şunları söyledi:

“TTB olarak herkesin ulaşabilir, eşit nitelikli, kamusal ve ana dilinde sağlık hizmetine sunulacak bir sistemi savunuyoruz. Birinci basamağın ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirildiği; personelin eksikliğinin ortadan kaldırıldığı, sağlık emekçilerinin de insanca çalışma koşullarının sağlandığı ve performans baskısının ortadan kalktığı bir sistemde çalışmak istediğimizi savunuyoruz. Dolayısıyla burada sağlık emekçilerini, aynı zamanda da halkın sağlık hizmetine ulaşma meselesinin ancak bu şekilde çözülebileceğini düşünüyoruz.”

AMED

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version