Meclis Genel Kurulu’na gelmesi beklenen kanun teklifine ilişkin MED TUHAD-FED Eşbaşkanları, başlangıç yasası olması bakımından önemli olduğunu belirterek, ‘Mücadele daha şimdi başlıyor. Gelecek yeni yasaların demokratik olabilmesi için devleti zorlayalım’ dedi
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan ve Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifinin yasallaşması bekleniyor. Çerçeve yasa taslağına dair konuşan MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED), Eşbaşkanları Pınar Sakık Tekin ve Kerem Canpolat, yasanın eksikliklerine rağmen önemli olduğuna dikkat çekti.
Yasa ile birlikte binlerce tutsağın özgürlüğüne kavuşmasının beklendiğini kaydeden Pınar Sakık Tekin, “Barışı, umudu ve demokratikleşmeyi konuştuğumuz bir süreçten geçiyorsak, atılacak somut adımların kalıcı, geniş kapsamlı ve kapsayıcı olması gerekir. Toplumun beklentilerini karşılayacak düzenlemelere ihtiyaç var. Aksi halde ortaya çıkan bu tablo yalnızca tutsakları değil, ailelerini ve tüm toplumu yaralayan, kaygılandıran bir sonuç doğuruyor” dedi.
‘Herhangi bir düzenlemeye gidilmemiş’
İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) kararlarıyla toplumdan izole edilen tutsakların tahliyesinin ertelenmesi durumunda bir iyileştirme göremediklerini aktaran Pınar Sakık Tekin, “Amasız fakatsız bir an önce hayata geçirilmesi gereken en önemli başlıklardan biri buydu. Herhangi bir düzenlemeye gidilmemiş” diye ifade etti.
‘Abdullah Öcalan’ı kapsayacak düzenleme yapılmalı’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı da kapsayacak hukuki düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirten Pınar Sakık Tekin, “Bütün toplumun iradesi, eşitlik ilkesi ve hukukun üstünlüğü esas alınacaksa Sayın Abdullah Öcalan’ın yararlanabileceği hukuki düzenlemelerin yapılması gerekiyor” diye konuştu.
‘Toplumun talebi Abdullah Öcalan’ın özgürleşmesidir’
Yasanın 2005 öncesini kapsam dışında bırakmasını eleştirerek sözlerine başlayan Eşbaşkan Kerem Canpolat ise, bu madde ile ilgili iyileştirmelerin yapılması gerektiğini belirtti. Devlet Bahçeli’nin bugüne kadar söylemlerinde tutarlı olduğunu ancak söylemlerin pratiğe geçmesinde eksiklik olduğunu kaydeden Canpolat, “Toplumun talebi Sayın Abdullah Öcalan’ın bir an önce fiziki anlamda özgürleşmesidir. Düşüncelerini avukatlar ve heyetler olmadan kendisi halka söylemelidir. Sayın Abdullah Öcalan bu sürecin mimarıdır. Demokratik anlamda toplumun bütün kesimlerini bu konuda söz kurmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Demokratik taleplerimizi dile getirelim’
İzleme komisyonunun tarafsız ve vicdan sahibi kişilerden olmasının önemine dikkat çeken Canpolat, “Yasa ile birlikte dil, kimlik ve kültür ile ilgili yeni yasaların da çıkması gerekiyor. Bunların altyapısı da yerel yönetimler ile sağlanabilir. Bu yüzden yerel yönetimler yasasısın Türkiye’de ivedilikle sağlanması gerekir. Hep birlikte bu mücadeleye sarılmamız gerekiyor. Mücadele daha şimdi başlıyor. Gelecek yeni yasaların demokratik olabilmesi için devleti zorlayalım. Bu barış Türkiye’deki bütün halklar içindir. O yüzden sadece Kürtler elini taşın altına koymamalı. Bu demokratik adıma hep birlikte destek verelim ama gelecek yasaları da çıkartması için devleti zorlayalım. Demokratik taleplerimizi dile getirelim” şeklinde konuştu.
Yasanın bu haliyle mecliste geçmesi durumunda cezaevlerinde yansımasının da olacağını ileten Canpolat, dışarıya çıkan her insanın sürecin daha iyi ilerlemesi için çaba sarf edeceğini aktardı.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

