Site icon Serbest Görüş

İHD Mersin Şube Eşbaşkanı: Toplumsal barış için hasta tutsaklar tahliye edilmeli


İHD Mersin Şube Eşbaşkanı Muammer Derince, ‘Toplumsal barış; hasta tutsaklar ve tahliyesi engellenen tutsakların tahliye edilmesiyle başlayabilir’ dedi

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis’ten geçen çerçeve yasa Resmi Gazete’de yayınlandı. Buna rağmen cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinde bir değişiklik olmadı. Hasta tutsakların tahliyesi hâlâ gerçekleşmezken, Cezaevi Gözlem Kurulu kararları ile tutsakların tahliyeleri engelleniyor. Birçok hak gaspının yanında, hasta tutsakların sağlık haklarına erişiminde de engeller çıkarılıyor. Kelepçeli muayene, geciktirilen hastane sevkleri ve daha birçok hak ihlali arasında tutsakların tahliyeleri de geciktiriliyor.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin şubesi; geçtiğimiz günlerde Tarsus Kampüs Cezaevinde yaşanan hak ihlallerine dair raporunda, tutsakların kelepçeli muayeneye maruz kaldıkları için tedavi kabul etmedikleri gibi 8 tutsağın da tahliyelerinin keyfi bir şekilde engellendiğine dikkat çekti.

Tedavi almak işkencelerle yüzleşmek demek

İHD Mersin şube Eşbaşkanı Muammer Derince, hazırladıkları raporda yaşanan hak ihlallerinin artarak devam ettiğini söyledi. Rapora güre bir tutsağın diş tedavisine gitme süreci şöyle:

  • Tutsaklar diş tedavisi için başvuru yapıyor.
  • Tutsak revirde tedavi olmak için önce cezaevi idaresine dilekçe yazıyor.
  • Dilekçe yazıldıktan haftalar sonra revire çıkabiliyor.
  • Burada tedavisi yapılamadığından hastane sevki yapılıyor, tutsak bu defa hastaneye gitmek için haftalarca bekliyor.
  • Haftalar sonra diş tedavisi için elleri kelepçeli bir halde hastaneye götürülüyor.
  • Kelepçeli halde saatlerce, sıcak havaya rağmen ring aracında tutuluyor.
  • Tedavi olacağı hastanede kelepçeli muayene dayatmasına maruz kalıyor.
  • Tutsak bunu kabul etmediği için tedavi olmadan cezaevine götürülüyor.

Hasta tutsaklar yasadan ayrı tutulmalı

Muammer Derince, raporlanan çeşitli ihlalleri de aktardı. Buna göre; siyasi tutsakların infaz süreleri bitmesine rağmen tahliyeleri keyfi şekilde engelleniyor. 8 tutsak “etkin pişmanlık dayatmasını” kabul etmedikleri için ya da keyfi disiplin cezalarıyla tahliye edilmiyor.

Muammer Derince, bu ihlallere dair şu şekilde değerlendirmelerde bulundu:

“Bir yandan barış süreci var diyoruz. Bir yandan yasal düzenlemeler yapılıyor, bir yanda da siyasi mahpusların tahliyeleri engelleniyor. Biz bunun süreç için bir çelişki olduğu kanaatindeyiz. Yine hasta mahpuslar tahliye edilmiyor. Oysa hasta mahpusların durumu süreçten bağımsızdır. Diğer yapılacak yasalardan da bağımsızdır. Hasta tutsakların suçu ne olursa olsun derhal tahliye edilmesi çağrısında bulunuyoruz.”

Muammer Derince, İHD olarak sürecin başladığı andan itibaren geçen 2 yıla rağmen hasta tutsakların bile bırakılmadığına dikkat çekti:

Hasta tutsakların yasanın dışında tutulması ve derhal tahliye edilmesi gerektiğine dikkat çeken Muammer Derince, cezaevinde yaşamını idame ettiremeyen hasta mahpuslar bulunduğunu, TCK’ye göre bir tutsağın yalnızca hürriyetinin kısıtlanabileceğini ifade etti.  Muammer Derince, hasta tutsakların tahliyesinin keyfi nedenlerle engellenmesinin, onlara fiili idam cezası uygulanması anlamına geldiğinin altını çizdi.

Muammer Derince, son olarak yasayla ilgili şunları söyledi:

“Toplumsal barış için önemli bir adımdır. Ancak devamı için başka adımların da gelmesi gerekir. Bu adımlar daha somut bir şekilde hayata geçilmesi gerekiyor. Cezaevlerinden ilk tahliyelerin gerçekleşmesi gerekiyor. Bu adım atıldıkça toplumda güven iklimi artar ve toplumsal barış daha kolay gerçekleşir. Yine bu baş müzakerecisi olan Sayın Abdullah Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesiyle sürece daha iyi katkı yapabilir. Bu nedenle hukuki statüsü belirlenmelidir.”

İHD’dan 2025 cezaevi raporu: 24 bin 207 hak ihlali kayıtlara geçti

HABER MERKEZİ

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version