Meclis’e sunulan yasa taslağı hakkında değerlendirmelerde bulunan hukukçular, yasanın bir çerçeve olduğunu belirterek, ‘Bu yasa hiç kuşkusuz çözüme bir kapı aralayacak’ dedi
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında beklenen “çerçeve yasa” taslağı, Meclis Başkanlığı’na sunuldu. 12 maddeden oluşan taslak, Cuma günü Adalet Komisyonu’nda, Pazar günü de Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek.
Ceza hukukçusu Ercan Kanar, Amed Baro Başkan Yardımcısı Şilan Çelik, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde görev yapan akademisyen Salim Orhan yasa taslağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kanar: Bu haliyle özgürlüğe hizmet eden bir yasa olamaz, mücadele edilmeli
Bunun bir çerçeve olduğunu ve tartışılmaya devam edeceğini söyleyen Ercan Kanar, “Şu noktalar belli; 3 bin 500 PKK’li hükümlüye serbestlik getirilmesi düşünülüyor. Yine müebbet ve ağırlaştırılmış müebbetten dolayı bir yargılama olmayacağı vurgulanmış. Yine infazın tamamlanmasından 3 yıl geçtikten sonra siyasal haklara kavuşmaları düşünülmüş. Şunun da altı çizilmiş; Abdullah Öcalan ve üst düzey yöneticiler bu koşullardan yararlanmayacak. Bu haliyle yasa tam anlamıyla özgürlüğe hizmet eden bir yasa olmaz. Yani yasanın çok eksik ve yetersiz bir çerçevesi var” diye belirtti.
Mevcut yasanın güvenlik anlayışı sadece devlet güvenliğini geliştirmek ve korumak olduğunu aktaran Ercan Kanar, “Bir defa sadece 3 bin 500 PKK’linin değil, çok geniş kapsamlı bir siyasal affın gündeme gelmesi gerekir. Koruculuk sistemine son verilmesi gerekir. Karakol yapımına son verilmesi gerekir. Anadilde eğitim hakkının tanınması gerekir. Bunların hiçbirisi bu çerçeve yasada yok. Şimdi yerel yönetimlerin özerklik şartının uygulanması demiş fakat çekincelerin kaldırılmasını vurgulamamış. Halbuki çekincelerin kaldırılması gerekir. Yine seçim sistemindeki barajın kaldırılması gerekir. Yine PKK gerillalarının siyaset yapabilmesinin önünün açılması gerekir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyulmasının vurgulanması gerekir. Yine 6526 sayılı yasanın gerekçesine uyulması gerekir. Yargılamada silahların eşitliği ilkesine uyulması gerekir. Yargıtay’da geçen tutukluluk sürelerinin de dikkate alınması gerekir. Acilen ağır hasta tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılmasının sağlanması gerekir” diye ekledi.
Ercan Kanar, çerçeve yasanın özgürlükler açısından yeterli hale gelmesi için mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
Çelik: Yeni yasal düzenlemelerin de gündeme geleceğini gösteriyor
Şilan Çelik, sunulan yasa teklifini değerlendiren düzenlemenin devam eden sürecin hukuki zeminde atılan ilk önemli adımı olduğunu belirterek, teklifin eksik yönlerine rağmen önemli bir başlangıç niteliği taşıdığını söyledi. Şilan Çelik, “Metnin bütünleyici olmadığı yönünde değerlendirmeler var. Ancak bunu sürece ilişkin olumsuz bir tablo olarak görmek doğru olmaz. Sürecin ilk adımı silahların bırakılmasıyla atılmıştı. Şimdi ise devlet tarafından hukuki bir adım atılıyor. Bu açıdan önemli bir gelişme olarak değerlendirmek gerekir” dedi.
Yasa teklifinin uygulama sürecinin belirleyici olacağını söyleyen Şilan Çelik, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu yasanın eksiklikleri ya da güçlü yönleri uygulama sırasında daha net görülecek. Ayrıca düzenlemenin süreli olması, ilerleyen dönemde yeni yasal düzenlemelerin de gündeme geleceğini gösteriyor. Bu süreçte tek yasa bu olmayacak. İhtiyaçlar doğrultusunda yeni düzenlemeler yapılması gerekecek. Yeni düzenlemelerde eşitlik ilkesi esas alınmalı. Sürecin tüm taraflarının hukuki güvence altında olması gerekiyor”
Toplumsal katılımın sürecin başarısı açısından belirleyici olacağını ifade eden Şilan Çelik, “Kurullarının oluşturulması önemli olacaktır. Yasal düzenleme içinde yer almasa bile sivil inisiyatifler ve platformlar aracılığıyla böyle mekanizmalar kurulabilir” diyerek, kadınların bu süreçte yer almasının sürecin sağlıklı işlemesine katkısı olacağının altını çizdi.
Orhan: Siyasetin göstereceği iradeye bağlı olarak ilerleme kaydedecektir
Yasa taslağının her şeyden önce çıkmış olmasının ve destek görmüş olmasının önemli olduğunu belirten Salim Orhan, “Sınırlı bir yasa olacağını bekliyorduk. Genel olarak yorumlardan bütün Kürt sorununu çözecek bir yasayı kimse beklemiyordu ve dünya örneklerinden en iyi bildiğim Kuzey İrlanda’da ‘Hayırlı Cuma’ antlaşmasından sonra birçok yasa devamında çıktı. Bu da siyasetin göstereceği iradeye bağlı olarak ilerleme kaydedecektir” dedi.
Salim Orhan, yasanın en önemli maddelerinden birinin erteleme süreciyle birlikte 2 yıl ve 10 yıl meselelerinde; 5 yıl erteleme alanlarda 2 yıl, 10 yıl erteleme alanlarda 3 yıl sonra siyasete girmeleri, çeşitli görevler almalarının kapı aralanmasının başlı başına önemli olduğunu söyledi. 2005 yılı öncesinin kapsam dışında kalmasının kamuoyunun tepkisinin göz önünde bulundurarak değerlendirdiğini belirten Orhan, “Af yasası olmadığını biraz ortaya koymak için muhtemelen bunu öngörmüş olabilirler” yorumunda bulundu.
Salim Orhan, “Bunu kimse göz ardı etmesin. Bundan sonrası nasıl uygulanacağına dair genelgeler çıkacak. Bazen çok güzel yasalar çıkarırsınız ama uygulaması yasayı sekteye uğratabilir. Veya çok iyi bir yasa olmayabilir ama bunu uygularsınız çok anlamlı olur. Bu yasa hiç kuşkusuz çözüme bir kapı aralayacak” diye ekledi.
Kaynak: ANF \ MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

