Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’na çıkmasının ardından kalp krizi geçiren Mehmet Sait Yıldırım’ın durumuna dair Kanîreş’te yapılan açıklamada, kelepçeli tedavi dayatmasına tepki gösterilerek, derhal serbest bırakılması istendi
İzmir Kırıklar 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan 75 yaşındaki ağır hasta tutsak Mehmet Sait Yıldırım, 24 Ağustos’ta Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’na (İGK) çıktı. Görüşmenin ardından odasında kalp krizi geçiren Yıldırım’ın koşullu salıverilme hakkının üçüncü kez ve üç ay süreyle ertelenmesi üzerine memleketi Kanîreş’te (Karlıova) açıklama yapıldı. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kanîreş ilçe örgütleri ilçe binası önündeki açıklamaya, Yıldırım’ın ailesi, yakınları ve çok sayıda yurttaş katıldı.
DBP Kanîreş İlçe Eşbaşkanı Özkan Bingöl, Yıldırım’ın Şubat 2025 tarihinden bu yana koşullu salıverilme hakkı bulunmasına rağmen tahliyesinin engellendiğini hatırlattı. Özkan Bingöl, “24 Ağustos 2026 tarihinde çıkarıldığı İdare ve Gözlem Kurulu toplantısında idarenin gergin tutumu ve pişmanlık dayatmalarıyla karşılaşan Yıldırım, kurulda yaşanan tartışmanın hemen ardından odasında kalp krizi geçirmiştir. Oda arkadaşının durumu fark ederek haber vermesi üzerine önce Buca’daki hastaneye sevk edilen Yıldırım, mahkum koğuşu bulunmadığı gerekçesiyle İzmir Şehir Hastanesine getirilmiştir” dedi.
Kelepçeli tedavi dayatması
Mehmet Sait Yıldırım’ın 25 Ağustos sabahı acil olarak anjiyoya alındığını belirten Özkan Bingöl, kalbe giden ana damarlardan birinin tıkalı olduğunun tespit edilmesi üzerine 2 adet stent takıldığını ifade etti. Ağır bir hayati tehlike atlatan Yıldırım’a yönelik hastanedeki hak ihlallerine değinen Bingöl, “Tüm bu ağır tabloya rağmen, hastanedeki yatışı sırasında Jandarma personeli tarafından yatağa kelepçelenmek istenmiş, insan onuruna aykırı bu uygulama tepkiler üzerine engellenmiştir. Ağır bir kalp krizi geçiren ve ölümden dönen bir mahpusa kelepçeli tedavi dayatılması açık bir hak ihlalidir” diye konuştu.
Tahliye edilmeli
Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen “7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanuna” dikkat çeken Bingöl, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Toplumsal barış ve hukuki bütünleşme söylemlerine rağmen Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesinin ısrarla engellenmesi kabul edilemez bir çelişkidir. İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi kararları, doğrudan yaşam hakkını tehdit eden bir infaz mekanizmasına dönüşmüştür. Yaşam hakkı ve sağlık hakkı, infaz sürecinin hiçbir aşamasında göz ardı edilemez. 75 yaşında kronik ağır kalp hastası olan ve kesintisiz 30 yılını hapiste doldurmuş hukuka aykırı kararlarla 21 aydır fazladan hapiste tutulmaktadır. Yıldırım’ın insan onuruna uygun koşullarda tedavi edilmesini ve derhal tahliye edilmesini talep ediyoruz.”
Pişmanlık dayatması
Açıklamanın ardından Mehmet Sait Yıldırım ailesi söz aldı. İlk olarak konuşan Mehmet Sait Yıldırım’ın kardeşi Selim Yıldırım, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri anarak sözlerine başladı. Kardeşinin Mazlum Doğan ve Hayri Durmuş’un yoldaşı olduğunu vurgulayan Selim Yıldırım, pişmanlık dayatmasını kabul etmediği için infazının yakıldığını söyledi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret eden Selim Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Ahlat’ta yaptığı açıklamalara atıfta bulunarak, “Herkesi sürece destek vermeye çağırdığını söylüyor ama kendi savcılarının, kurullarının bu keyfi tutumlarını görmüyor mu? Bu baskıcı uygulamalar yürütülen süreçle kesinlikle bağdaşmıyor” tepkisini dile getirdi.
‘Yolunu gözlüyoruz’
Kardeşi Hanım Yıldırım da abisinin durumuna tepki göstererek, “Abim rahatsız, kalbinden anjiyo oldu ama hala eli kelepçelenmek isteniyor. Bu zulüm kabul edilemez. Biz istiyoruz ki bir an önce cezaevinden çıksın, kelepçelerin kilitleri açılsın. Yıllardır onun yolunu gözlüyoruz” dedi.
‘Serbest bırakılmazsa açlık grevine başlayacağız’
Aile yakını Vacide Yıldırım ise ailenin yıllardır büyük bedeller ödediğini vurgulayarak, “Biz bu yolda canımızı verdik. Toprağımız ve bizimle mücadele eden değerli insanlarımız için Sait Yıldırım’ın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Kalp krizi geçirdiğini öğrendiğimizde ciğerimiz yandı. Kendisi hastadır, bunu devlet de biliyor. Geçen yıl abisi onun hasreti üzerine kalp krizi geçirerek vefat etti. Diğer abileri de rahatsız, onun yolunu gözlüyor. Eğer serbest bırakılmazsa İzmir Adliyesi önünde açlık grevine başlayacağız” dedi.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

