EFFP olarak süreci toplumsallaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini ve her katkıyı sunacaklarını belirten EFFP üyesi Hakan Altun, ‘Avrupa Özgürlük ve Barış Forumu olarak Abdullah Öcalan’ı konuk etmek isteriz’ dedi
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında 10 Ağustos’ta Meclis’ten geçen çerçeve yasa ile süreç yeni bir aşamaya geçti. Yasa kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu ise ilk toplantısını 24 Ağustos’ta gerçekleştirdi. Toplantıda, Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nun oluşturulması karara bağlandı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nun da yer alacak.
Avrupa Özgürlük ve Barış Forumu (EFFP) Koordinasyon Ekibi üyesi Dr. Hakan Altun, Abdullah Öcalan ile akademisyenlerin ve gazetecilerin görüşmesine dair verilen sözlerin yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.
EFFP olarak süreci toplumsallaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini kaydeden Hakan Altun, “Hem gelişmeleri gözlemliyor olacağız hem de bir adım ötesine geçip ne olabilir, ne gerekiyor, eksikler neler üzerinden konabilecek her katkıyı sunmaya çalışacağız” dedi.
‘Sözler yerine getirilmeli’
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler’in, Abdullah Öcalan ile akademisyenler ve gazetecilerin görüşmeler yapacağına dair sözlerini değerlendiren Hakan Altun, “Deklare edilen görüşmelerin ve görüşme yollarının açılacağına dair sözlerin yerine getirilmesi gerekiyor. Bu, önemli bir adım olur ama yeterli bir adım olmaz. Bu sürecin tek başına daha sağlam ilerleyebilmesi için yeterli olacaktır. Dolayısıyla, birçok sorunla birlikte bunun da genişletilmesi ve çözüme kavuşturulması gerekiyor. Biz burada, Avrupa Özgürlük ve Barış Forumu olarak Abdullah Öcalan’ı konuk etmek isteriz. Bir ülkenin demokratikleşebilmesi ve bir sürecin barışa ulaşabilmesi için bu öneri şu an çok radikal görünüyor olabilir ancak bunların gerçekleşmesi, kalıcı ve toplumsallaşmış bir barış açısından çok değerli olacaktır” ifadelerini kullandı.
‘Barış toplumsallaşmadan genişlemez’
Süreci “geç kalınmış ama önemli” olarak nitelendiren Hakan Altun, süreçte herkesin sorumluluğu olduğunu belirtti. “Bu sürecin sürmesi gerekiyor. Bunu sürdürecek taraflar belli ama barış sadece tarafları ilgilendiren bir şey değil” diyen Hakan Altun, şöyle devam etti: “Barış toplumsallaşmadığı sürece, nereden bakarsanız bakın etkisi genişlemez. Dolayısıyla bizim bunu toplumsallaştırmamız lazım. Tabandan buna sahip çıkmamız lazım. Bu süreç sadece üstten yürüyebilecek bir şey değil, bu sadece bir zemin açar. Bizim başka araçlarla bu barışı hep birlikte örmemiz gerekiyor. Kıyamet günü faşizminden söz ediyoruz; otoriterleşen, faşistleşen bir dünyadan söz ediyoruz. Dolayısıyla bizim mutlaka bir araya gelerek mücadele edecek olanakları sağlamamız gerekiyor. Bu bizim sorumluluğumuz.”
‘Demokratik bir ortama ihtiyacı var’
Barış sürecinde demokratikleşmenin de öneminin altını çizen Hakan Altun, “Unutmamak gerekiyor ki bu sadece bir barış süreci değil. Barış sürecinin toplumsal olarak yaşanabilmesi için demokratik bir ortama ihtiyacı var. Bu demokratik ortamı bunu sağlayabilecek aktörler kurabilir. Bunu yeşertmek aynı zamanda bizim de elimizde olan bir şey” ifadelerini kullandı.
Haber: Deniz Karabudak / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

