Wan’ın Erdîş ilçesinde siyasi parti ve sivil toplum örgütleri öncülüğünde uyuşturucu ve fuhuşa karşı yürüyüş düzenlendi
Wan’ın Erdîş ilçesinde siyasi parti ve sivil toplum örgütleri öncülüğünde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erdîş İlçe binasından kentsel dönüşüm mevkiine kadar uyuşturucu ve fuhuşa karşı yürüyüş düzenlendi.
Kitle adına açıklamayı DEM Parti Erdîş İlçe Eşbaşkanı Yasemin Ağaoğlu okudu. Uyuşturucuya karşı mücadelenin yalnızca güvenlik tedbirleri ile başarıya ulaşamayacağını söyleyen Yasemin Ağaoğlu, “Bu mücadele yalnızca güvenlik tedbirleriyle başarıya ulaşmaz. Kalıcı çözüm, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, demokratik kitle örgütlerini, meslek kuruluşlarının, eğitim kurumlarının, ailelerin ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle mümkündür. Bunun için kurumlar arasında güçlü bir iş birliği geliştirilmeli, dayanışmayı esas alan sürdürülebilir mekanizmalar oluşturulmalıdır. Demokratik kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri, toplumsal bilinç oluşturma, dayanışmayı güçlendirme ve çözüm süreçlerine aktif katkı sunma konusunda önemli bir sorumluluk taşımaktadır. Çünkü uyuşturucu, tefecilik ve insan sömürüsü yalnızca bireyi değil, toplumun ortak geleceğini hedef alan çok yönlü tehditlerdir” şeklinde konuştu.
‘Mücadele etmek herkesin sorumluluğudur’
“Uyuşturucuya, tefeciliğe ve insan onurunu hedef alan her türlü sömürü biçimine karşı mücadele etmek yalnızca sivil toplum kuruluşlarının ya da belirli kurumların görevi değildir” diyen Yasemin Ağaoğlu, kamu kurumlarından yerel yönetimlere, meslek örgütlerinden demokratik kitle örgütlerine, ailelerden gençlere kadar toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. Yasemin Ağaoğlu, “Ancak ortak irade, güçlü dayanışma ve toplumsal duyarlılıkla yürütülecek bir mücadele, sömürü düzenini besleyen mekanizmaları ortadan kaldırabilir ve daha adil, eşit ve güvenli bir toplumsal yaşamın inşasına katkı sunabilir. Bu mücadele gençlerimizin geleceğine, ailelerimizin huzuruna ve toplumumuzun değerlerine sahip çıkma mücadelesidir. Hiçbir genç umutsuzluğa terk edilmemeli, hiçbir aile yaşadığı sorunlarla tek başına bırakılmamalıdır, hiçbir insan yoksulluk, bağımlılık ya da sömürü ilişkileri nedeniyle toplumun dışına itilmemelidir. Güçlü toplumlar en zor durumda insanlarına sahip çıkan, onları yeniden yaşamın, üretimin ve toplumsal dayanışmanın bir parçası haline getiren toplumdur” dedi.
‘Dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz’
Hedeflerinin yalnızca suçun sonuçlarıyla mücadele etmek olmadığını söyleyen Yasemin Ağaoğlu, “İnsan yaşamını rantın, çıkarın ve sömürünün aracı haline getiren her anlayışın karşısında; özgür, eşit ve onurlu bir toplum mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Gerçek güvenlik, insanların kendilerini güvende hissettiği, gençlerin geleceğe umutla bakabildiği, adaletin güçlendiği ve demokratik yaşamın kökleştiği bir toplumun inşasıyla mümkündür. Bugün verdiğimiz mesaj açıktır. Gençlerimizin geleceğinin karartılmasına izin vermeyeceğiz. İnsanların çaresizliğinin kazanç kapısına dönüştürülmesine sessiz kalmayacağız. Uyuşturucu ticaretinden, tefecilikten ve insan sömürüsünden beslenen yapılara ve kişilere karşı hukukun üstünlüğünü ve toplumun dayanışma ruhunu ortaya koyarak mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki, dayanışmanın, kolektivizmin ve komünalizmin olduğu yerde ve toplumda bu tür sömürü aygıtlarına yer olmaz. Çocuklarımızın geleceği, gençlerimizin umudu ve toplumumuzun ortak yaşamı için adaleti, barışı, demokratik siyaseti, politik ahlakı ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz. Bu çağrı yalnızca bugüne değil, ortak geleceğimize yöneliktir” ifadelerini kullandı.
Açıklama, “Çürümüş zihniyetleri istemiyoruz” sloganıyla son buldu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

