YJA-Star’lı Kevser Eltürk’ün bedeninin teşhir edildiği dönemde cenazeyi almaya gidenler arasında olan Elif Çetinbaş, kadınlara Ekin Wan üzerinden mesaj verilmek istendiğini belirterek, ‘Ekin Wan’ın bedeninin teşhir edildiği yerde bir basın açıklamamız olacak. Anılarımızın mücadelesine sahip çıkacağız’ dedi
Devletin Kürt meselesinin çözümü ve Kürdistan halklarının demokratik taleplerine karşı başlattığı 2015 sonrası yaşanan çatışmalı sürecin tahribatları devam ediyor. Halkın taleplerine ve Kürt meselesinin demokratik çözümüne karşı, tankın, topun yanı sıra yaygınlaştırılan özel savaşla çatışmalı süreç derinleştirildi. Bu süreçte yaşanan katliamlar ve hak ihlalleri ise hafızalara kazındı.
Çatışma süreçlerini en derinden hisseden yerlerin başında gelen Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesi. Gimgim’da 2015’te yaşanan çatışmada çok sayıda kişi yaşamını yitirmişti. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) çatışmaları kayıt altına aldığı raporlarda kolluk kuvvetlerinin evlere dahi ateş açtığı bilgisi yer aldı. Ancak 10 Ağustos 2015’te YJA-Star gerillası Kevser Eltürk’ün (Ekin Wan) yaşamını yitirmesi ve ardından yaşananlar ise hem Kürdistan halklarının hem de kadınların isyanına neden oldu.
Kevser Eltürk’ün cansız bedeninin ilçede teşhir edilmesi ve çekilen fotoğraflarının dijital medya hesapları üzerinden paylaşılması dönemin en tepki çeken olaylarından biri oldu. Kevser Eltürk’ün cenazesini gören doktor ve kadınlar, boynunda derin ip izinin olduğunu belirterek, cenazeye yapılan işkenceyi doğruladı. Kevser Eltürk’ün teşhir edildiği fotoğrafta kolluk kuvvetlerine ait görülen postallar da kamuoyunda infial yarattı. Türkiye, Kürdistan ve Avrupa kentlerinin dört bir yanında sokağa çıkan kadınlar, Kevser Eltürk’ün cenazesine yapılanların savaş suçu olduğunu söyledi.
Kevser Eltürk’ün cenazesine dönük saldırıya dair Muş Valiliği sadece “takipçisi olacağız” açıklamasında bulunmakla yetindi. İşkenceye karşı yapılan hukuki başvurular sonuçsuz bırakıldı. Yaşanan çatışmalar ve Kevser Eltürk’ün cenazesinin teşhir edilmesi, ilçenin toplumsal hafızasında ciddi travmalar yarattı. Kevser Eltürk’ün bedenini teşhir eden kolluğa bağlı kişiler ise cezasızlık politikasıyla korundu. Olayın gerçekleştiği dönem Halkların Demokratik Partisi’nde (HDP) bünyesinde çalışma yürüten, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Parti Meclisi (PM) üyesi Elif Çetinbaş, Kevser Eltürk’ün bedeninin teşhir edilmesinden sonraki sürece dair tanıklığını anlattı.
‘Ekin Wan üzerinden mesaj verilmek istendi’
Yakın zamanda cezaevinden çıktığını söyleyen Elif Çetinbaş, yargılanmasının sebebinin 6-8 Ekim olayları ve Kevser Eltürk’ün bedenin teşhir edilmesi olduğunu belirtti. Elif Çetinbaş, “Ekin Wan, Varto’da katledildi. Katledilmekle kalmadılar, bedeni teşhir edildi. Kadın mücadelesinde bunun erkek zihniyetinin yansımasını olduğunu biliyoruz. Kadınların direnmesini, savaşmasını istemiyorlar. Bunu da Ekin Wan’ın bedeninin üzerinde işkence yaparak gösterdiler. Ekin Wan’a çok ciddi sahip çıkıldı. Dünyanın hayretle izlediği bir zulme tanıklık ettik o dönem. Bizi aradıklarında bir kadın bedeninin teşhir edildiğini söylediler. İnanamadık. Barış için mücadele edip, onu organize ederken bazı çatırdılar duymuştuk ama bu kadar hızlı beklemiyorduk. Bir kadının dağ başında bedeninin çıplak olarak teşhir edilmesi bize ilginç gelmişti. Sorduk, soruşturduk ve kadın gerilla olduğunu öğrendiğimizde hepimiz oraya yığıldık. Korkunç iddialar vardı. Raporlara geçen aktarımlar var. Boynuna ip atılmış, bedeni sürüklenmiş. Bunlardan önce medyaya yansıyan çırılçıplak bir beden ve üç postallı erkek ayağı. Bu fotoğraf çok bile, isteyerek yansıtılan bir fotoğraftı. ‘Eğer siz, biz varız derseniz sonunuz böyle’ diye bütün dünyaya, kadınlara Ekin Wan üzerinden mesaj verilmek istendi” ifadelerini kullandı.
‘Erkeklik sergilenilmeye çalışıldı’
Hukuki başvurularda sürekli engellendiklerini, sonuç alamadıklarını dile getiren Elif Çetinbaş, faillerin hiçbir zaman cezalandırılmadığını ifade etti. Kevser Eltürk’ün bedeninin üzerinden ‘erkeklik’ sergilenmeye çalışıldığını vurgulayan Elif Çetinbaş, “Kadın mücadelesinde bir ivme yaşandı. Herkes ‘Biz Ekin Wan’ız’ dedi. Beden teşhiri üzerinden paneller, yürüyüşler yapıldı ve dikkat çeken toplumsal mesajlar verildi. Amaçlarına ulaşamadılar, ulaşamayacaklar da. ‘Bugün bir barış süreci var ne düşünüyorsunuz’ derseniz, Ekin Wan gibi bedenlerin sergilenmeyeceği bir barış mücadelesini yine biz vereceğiz. Ekin Wan olayına geri döndüğümüzde şöyle bir şeyle karşılaştık. Görgü tanıklarının söylediği, aydınlatma fişeği atılıyor. Ekin Wan, kanasla kalçadan şehit ediliyor. Yattığı pozisyonda bir fotoğraf var. Aynı pozisyonda kıyafetlerinin çıkarıldığı bir fotoğraf var. Bu mesaj özellikle verildi” dedi.
‘Buna rağmen barış diyoruz’
Nasıl bir zihniyetle mücadele ettiklerini bildiğini söyleyen Elif Çetinbaş, “Buna rağmen barış diyoruz. Barışın birçok kazananı vardır ama savaşın hep kaybedeni olur. Savaşın kaybedenleri maalesef en başta kadınlar ve çocuklardır. Kadın mücadelesine buradan bakıyor ve yürütüyoruz. Yaşadığımız bunca zulme rağmen, Cemile’nin bedeni buzdolabında saklanmasın, Taybet Ana’nın bedeni sokakta kalmasın diye mücadele ediyoruz. Sadece barış için savaşacağımız bir noktada olacağımızı belirtmek istiyorum” diye konuştu.
‘Aynı zihniyet bitmiş değil’
Kevser Eltürk’ün bedeninin teşhir edildiği yeri anlatan Elif Çetinbaş, “Çok merkezi bir yer ama sivil hiç kimsenin olmadığı bir yer. Dağ başı değil. Bir tepelikti. Alana gittiğimizde hepimiz şaşırdık. Sonuçta şehit düşen bir gerillaydı. Hepimiz daha mevzi bir yer bekliyorduk. Gittiğimiz yer daha düz bir yer. Bedenine bakıldığında boynuna bir şeyler bağlanıp çekildiği iddiası var. Ekin Wan’ın bedenini teşhir eden zihniyetle, Rojava’da kadın arkadaşın saçı üzerinden bir mesaj veren zihniyet aynı. Bugün bu zihniyet bitmiş değil. Bu bir zihniyetin tezahhürü. 2014’te de Şengal’deki katliamla daha görünür hale geldi. 21’inci yüzyılda kadınlar kaçırıldı, hapsedildi, satıldı, katledildi, tacize, tecavüze uğradı. Hemen ardından Ekin Wan’ın bedeninin teşhir edilmesi, kız çocuklarının öldürülmesi, annelerimizin cenazelerinin sokakta kalması ve Rojava’da bir kadının saçının kesilmesi birbiriyle bağlı olaylar. 10 yıl önce verilen tepkinin 10 katı Rojava’da verildi. Artık uyanmış, kadın mücadelesini bir noktaya taşımış bir Kürt halkı var. Dolayısıyla bu da korkutuyor. Kadınların ‘Xwebûn ve Hebûn’ olma mücadelesi bir aşamaya geldi. Bizi umutlandırıyor” şeklinde konuştu.
Elif Çetinbaş, son olarak şunları söyledi:
“Ekin Wan’ın bedeninin teşhir edildiği yerde bir basın açıklamamız olacak. Hep orada olacağız. Anılarımızın mücadelesine sahip çıkacağız, böyle bilinsin.”
Haber: Can Kırbaş\MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

