Site icon Serbest Görüş

Cumartesi Anneleri Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu: Adalet istiyoruz


İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy, gözaltında kaybettirilen Mehmet Ertak dosyasındaki tanık ve belgelere rağmen cezasızlığın sürdüğünü belirterek, hakikat ve adalet çağrısı yaptı

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybettirilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 1114’üncü haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, 18 Ağustos 1992’de Şirnex’te gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Mehmet Ertak’ın akıbeti soruldu.

Çok sayıda kayıp yakını ve hak savunucusunun katıldığı açıklamada, gözaltında kaybettirilen ve katledilenlerin fotoğrafları ile karanfiller taşındı. Basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Oya Ersoy okudu.

Polisler tarafından gözaltına alındı

Oya Ersoy, Mehmet Ertak’ın yaşadığı Rezuk Mezrası’nda bir kömür ocağında işçi olarak çalışırken, daha önce iki kez gözaltına alındığını ve ağır işkence gördüğünü belirtti. Mehmet Ertak’ın, 18 Ağustos 1992’de üç akrabasıyla birlikte işten dönerken resmi üniformalı polisler tarafından kurulan kontrol noktasında gözaltına alındığını aktaran Oya Ersoy, gözaltı tutanağı düzenlenmesine rağmen ailesine böyle bir gözaltı işleminin bulunmadığının söylendiğini ifade etti.

Mehmet Ertak’ın babası İsmail Ertak’ın savcılığa başvurduğunu hatırlatan Oya Ersoy, dosyada çok sayıda tanığın yer aldığını belirterek, “Üç tanık Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığını, altı tanık ise onu gözaltında işkence edilirken gördüğünü anlattı. Bazıları aynı nezarethanede kaldıklarını ifade etti. Gözaltındakilerden avukat A.D. ise Mehmet Ertak ile beş gün aynı nezarethanede tutulduğunu ve ona işkence edildiğini beyan etti. Olay soru önergeleriyle TBMM gündemine taşındı. Ancak aile, tüm tanıklara ve belgelere rağmen her başvurusunda inkârla karşılaştı” dedi.

JİTEM itirafları dosyaya yansıdı

Yıllar sonra JİTEM personeli Murat İpek’in yaptığı açıklamaları hatırlatan Oya Ersoy, “Murat İpek, Mehmet Ertak’ı Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ile Terörle Mücadele Şube Müdürü Mehmet Kaplan’ın emriyle öldürüp gömdüklerini söyledi. Ayrıca infazların dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini açıkladı” ifadelerini kullandı.

AİHM kararı

Ailenin iç hukuk yollarından sonuç alamaması üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğunu belirten Oya Ersoy, başvuruyu hazırlayan Avukat Tahir Elçi’nin bürosunun polis tarafından basıldığını, dava dosyalarına el konulduğunu ve Tahir Elçi’nin gözaltında işkenceye maruz bırakıldığını anımsattı. Tüm baskılara rağmen başvurunun yapıldığını söyleyen Oya Ersoy, “AİHM, dosyadaki delillerin Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığını, işkence sonucu yaşamını yitirdiğini ve ölümünden devletin sorumlu olduğunu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya koyduğunu belirledi. Mahkeme, Türkiye’yi yaşam hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle oybirliğiyle mahkûm etti. Mehmet Ertak’ın gözaltında kaybedilişinin 34’üncü yılında adli ve siyasi makamları bir kez daha göreve çağırıyoruz. Mehmet Ertak’ın gözaltında kaybedilmesine ilişkin etkili soruşturma ve kovuşturma yürütme yükümlülüğünüzü yerine getirin” diye konuştu.

‘Hiçbir çocuk babasının akıbetini bilmeden büyümemeli’

Açıklamada Mehmet Ertak’ın oğlu Servet Ertak’ın gönderdiği mektup da İHD Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Yaviç tarafından okundu. Servet Ertak, babasının gözaltında kaybedilmesinin ardından geride gözü yaşlı bir eş, dört çocuk ve yarım bırakılmış bir yaşam kaldığını belirterek, “Aradan onlarca yıl geçti. Takvimler değişti, nesiller büyüdü ama bizim bekleyişimiz hiç bitmedi. Bir kapının çalınmasını, bir haber gelmesini, en azından gerçeğin ortaya çıkmasını bekledik. Biz babamızın mezarına gidemedik. Ona bir dua okuyamadık. Çocukluğumuz onun yokluğunda geçti. Annemiz hem yasını yaşadı hem de bizi büyüttü. Ama hiçbir çocuk babasının akıbetini bilmeden büyümemeli, hiçbir anne eşinin nerede olduğunu öğrenemeden ömrünü tüketmemelidir” ifadelerini kullandı.

‘Ses olmaya devam edeceğiz’

İntikam değil, hakikat ve adalet istediklerini vurgulayan Servet Ertak, “Babamıza ne olduğunu bilmek, sorumluların hukuk önünde hesap vermesini ve bir daha hiçbir insanın gözaltında kaybedilmemesini istiyoruz. Cumartesi Anneleri’nin yıllardır sürdürdüğü bu onurlu mücadele yalnızca kayıpların değil; adaletin, hakikatin ve insan onurunun mücadelesidir. Bugün bir kez daha haykırıyoruz: Mehmet Ertak nerede? Hakikat ortaya çıkana, adalet yerini bulana kadar babamızın adını anmaya, onu aramaya ve onun için ses olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Açıklamanın ardından meydana karanfiller bırakıldı.

Kaynak: JINNEWS

 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version