Tarihçi Dr. İsmet Konak’ın Cumhuriyet Arşivi’nde ulaştığı ve 2025’te erişime açılan belge, Yado ve Têlî Hanım’ın ölümüne ilişkin önemli bir ayrıntıyı ortaya koydu. Jandarma tarafından hazırlanan rapora göre Yado, Têlî Hanım ve üç arkadaşı 1 Ekim 1929’da Türk askerleri tarafından birlikte katledildi
Yado ve Têlî Hanım’ın yaşamı ve mücadelesine dair tarihçi Dr. İsmet Konak, Cumhuriyet Arşivi’nde bazı belgeler ulaştı. Ajansa Welat’ın (AW) haberine göre bu belgeler daha önce kullanılmamış olup ilk kez 2025 yılında okunmasına izin verildi.
Çewlîg ve çevresinde bugüne kadar, Yado ve Têlî Hanım’ın ölümü hakkında birçok rivayet anlatıldı. Hangi yılda, kimin eliyle ve nasıl katledildiklerine dair net bir veri bulunmuyordu. Elde edilen yeni belgelere göre, Yado ve Têlî Hanım’ın 1929 yılında birlikte katledildiler. Tarihçi Konak, Çewlîg ve Xarpêt yolu üzerinde bulunan Yado Çeşmesi’nin önemine dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Birçok insan gidip bu çeşmede mola veriyor, fakat kimse adının neden Yado Çeşmesi olduğunu merak etmiyor. Halkımızın bunu sorması gerekir. Yado’nun orada 4-5 ay kaldığı biliniyor. Çeşmeyi bir toplanma yeri olarak kullandı. Özellikle Şêx Said direnişi döneminde halkı ve arkadaşlarıyla toplantılar düzenledi. Palo ve Xarpêt cephesine yardım etmişti. Zaten Şêx Şerif ile Yado arasında yakın bir koordinasyon vardı. Bu iki insan bu cephede eşsiz bir öncülük yaptı.”
Yado ve Têlî Hanım
Kamuran Ali Bedirxan’ın Yado hakkında yazdığı kitaba dikkat çeken Konak, “Orada ‘Yado, Kürdistan’ın kartalıdır’ der. Bu tanımlama çok önemlidir. İnsan bu mirasın bugüne kadar devam ettiğini görüyor. Çewlîg’de hâlâ ‘Kürdistan’ın kartalı’ derler. Gerçekten de bu kartal bazı yerlerde durmuş, bazı yerlerde kendine yuva yapmıştır; Yado Çeşmesi de bir yuva gibidir” dedi.
Têlî Hanım’ın direnişçi ve Yado ile birlikte dağlarda direndiğini, Besê nasıl Seyid Rıza’ya rehberlik yaptıysa onun da Yado’ya rehberlik yaptığını hatırlatan Konak, “Têlî Hanım da Besê gibidir. Têlî Hanım ile Besê’nin karakteri birbirine benziyor. O da Yado’ya kıymetli bir yoldaşlık yapmıştır. Sadece Yado değil, sadece Alişer değil, sadece Seyid Rıza değil; Alişer ile Ana Zarîfa, Besê ile Seyid Rıza, Têlî Hanım ile Yado ikisi de çok önemlidir. Bu yüzden tarihte Têlî Hanım’dan da bahsetmemiz gerekir. İngilizcede bildiğiniz gibi tarihe ‘history’ derler; ‘his story’ yani erkeğin hikayesi anlamına gelir. Biz tarihçilerin kadınlardan da bahsetmesi gerekir. Tarihte kadınlar eşsiz bir yere sahiptir” ifadelerini kullandı.
‘Türk askeri tarafından katlediler’
Mücadelenin sonucunda Yado ve Têlî Hanım’ın durumunun çok tartışıldığını vurgulayan Konak, “İnsanın aklında ‘Acaba nerede öldüler, nerede öldürüldüler veya katledildiler? Kim yaptı, hangi yıldı, hangi gündü?’ gibi sorular yer alıyor. Çewlîg’de gözlemlerde bulundum; konu hâlâ net değil, fazla açıklık yok. Bu mesele üzerinde çok durdum ve araştırmalar yaptım. Cumhuriyet Arşivi’nde bir belge gördüm. O belge oldukça önemli. Bu belge bazı dogma ve rivayetleri yıkıyor. Bize biraz yol gösteriyor. Belge esasen bir asayiş raporudur. Türkiye Jandarma Komutanlığı bir rapor hazırlayıp İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor. Bu rapor şimdi arşivde açıklandı. 2025 yılına kadar bu rapor gizliydi. Buna dikkat etmemiz gerekir. Orada Yado, Têlî Hanım ve üç arkadaşının 1 Ekim 1929 tarihinde Türk askerleri tarafından katledildiği yazıyor. Raporda gün nettir, ayrıca kimin öldüğü de nettir. Şimdiye kadar Têlî Hanım’ın Genç’e bağlı Uluyan köyünde öldürüldüğü veya orada yaşamını yitirdiği söyleniyordu. Burada da pek netlik yoktu. Bazı rivayetlere göre Yado, eşinden sonra Botan Bölgesi’nde yaşamını yitirdi veya katledildi. Bu rapor bu yüzden önemlidir. Burada artık bu insanların katledildiğini ve ayrı değil, ‘birlikte’ katledildiklerini görüyoruz” diye konuştu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

