Oğlu Vahap Kıyak’ı özgürlük mücadelesine kaybeden Zeri Kıyak’ı taziyede yalnız bırakmayan Vasfiye Kiye, ‘Kürdistan’ın bütün şehitlerinin annesiyiz. Çocuğunu yitiren her annenin acısı benim acımdır’ dedi
Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Wan’da taziyeleri kabul eden isimlerden biri de 50 yaşındaki Zeri Kıyak. Oğlu Vahap Kıyak’ı (Aras Çatak) yitiren Zeri Kıyak, dik duruşuyla taziyeleri kabul ediyor. Zeri Kıyak taziyede yalnız değil, yanındaki iki beyaz tülbentli anne de onun yasını paylaşıyor. Omuzlarında kesk, sor û zer renklerini taşıyan Vasfiye Kiye ve Medine Kıyak, taziye boyunca Zeri Kıyak’ın yanından bir an olsun ayrılmıyor. Özellikle Vasfiye Kiye’nin hikayesi, neden Zeri Kıyak annenin yanında durduğunu ve onu neden yalnız bırakmadığını anlatıyor.
Ardılları mücadeleyi sürdü
Vasfiye Kiye, Şirnex’in (Şırnak) Cizîr (Cizre) ilçesine bağlı Şax köyünde dünyaya geldi. Evlendikten sonra Wan’ın Şax (Çatak) ilçesine yerleşti. Vasfiye Kiye’nin kardeşi Muhammed Adır (Çekdar Cizîrî), 1985 yılında PKK’ye katıldı. Muhamemd Adır, 1990 yılında Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinin kırsalında çıkan bir çatışmada yaşamını yitirdi. Cenazesi yaşamını yitirdiği alanda defnedildi. Ancak ailenin, aradan geçen 36 yıla rağmen kardeşlerinin mezarını ziyaret etmesine izin verilmedi. Muhammed Adır’ın ardından kardeşi Abdurrahim Adır (Çekdar Cizîrî) de 1993 yılında ağabeyinin kod adını alarak PKK saflarına katıldı. Abdurrahim Adır, 1996 yılında Cizîr’e bağlı Tilêra köyünde çıkan bir çatışmada yaşamını yitirdi. Ailesi, 28 yıldır onun cenazesine ulaşamıyor. İki kardeşinin cenazesinin izini sürmekten vazgeçmeyen Vasfiye Kiye’nin kızı Alya Kiye (Diren Wan) ise 2003 yılında dayılarının izinden giderek PKK’ye katıldı. YJA Star’ın öncü komutanlarından olan Alya Kiye, 20 Eylül 2022’de Amed’de çıkan bir çatışmada yaşamını yitirdi. Kimliği açıklandıktan sonra cenazesini alan ve kızının taziyesini kabul eden Vasfiye anne, yas tutulmasına izin vermedi. Kızını zılgıtlarla uğurladı. Acısını içine gömmek yerine onu güçlü bir duruşa dönüştürdü.
Ortak acılar
Şimdi ise aynı köyden olan Zeri Kıyak’ın yanında duruyor. Vasfiye Kiye, Zeri Kıyak’ın acısına yabancı değil. Çünkü o, bir annenin evladını kaybetmesinin ne demek olduğunu kendi hayatında defalarca yaşadı. Kendi kardeşlerinin ve kızının ardından tuttuğu yas, bugün başka bir annenin acısına omuz vermeye dönüşüyor.
Vasfiye Kiye, kardeşlerinin ve kızının mücadeleye katılımını, yaşadıkları kayıpları ve bugün Zeri Kıyak’ı neden bir an olsun yalnız bırakmadığını anlattı.
‘Gurur duyuyoruz’
Kardeşlerinin mücadele içerisinde yer aldıktan sonra yaşamını yitirdiklerini ve onlarla gurur duyduğunu söyleyen Vasfiye Kiye, şunları söyledi:
“Şehitlerin haberini almak bizleri derinden üzdü. Ancak başımız dik, onlarla gurur duyuyoruz. Bu yiğitlerin yolunda ilerlediğimiz için pişman değiliz. Bütün şehitleri kucaklıyor ve onları anıyoruz. Bana neden anneyi bir an olsun yalnız bırakmıyorsun diye soruyorsun, çünkü onun şuan yaşadığı acıyı bende yaşadım. O büyük acıyı bende yaşadım. 90’lı yıllarda heval Şehit Çekdar Cizirî şehit oldu. Ben onun kardeşiyim. 1996 yılında da şehit düşen kardeşimden sonra katılım yapan ve onun kodunu alan Abdürrahim Adır şehit oldu. Bu kardeşim evliydi, eşi hamileydi. Biz ettik etmedik bizi dinlemedi ve bize,’ ben abimin silahını yerde bırakmayacağım, silahını ben kaldıracağım’ dedi ve gitti. O gittikten sonra çocuğu dünyaya geldi. Hemen bu kardeşimden sonra da 4 çocuğu olan bir abim de devlet baskısından dolayı ülkeyi terk etti. Yaşam hikayemi 3 ay anlatsam bitmez. Sonra kızım Alya 2003 yılında PKK’ye katıldı. Kızım gittiğinde önünde durmadım. Gideceğini biliyordum ama ‘gitme’ demedim. Gittiğinde nişanlıydı ama gitti.”
‘Kızımın cenazesini omuzlarımda uğurladım’
Kızı yaşamını yitirdiğinde yas tutmayan Vasfiye Kiye o süreci ise şu şekilde anlattı:
“Kızım gittiği için mutluydum. Ben şunu dedim,’ benim evimde bir devrimci, bir savaşçı çıktı’ hem gitmesine mutlu oldum hem de onun için yüreğim yandı. Kızım 21 yıl sonra Amed’te şehit düştü. Şehadet haberini aldım. Ama ben bu haberi alınca çocuklarıma, ‘siz şehit Diren’in mücadelesi üzerine taziyeyi kurmayacaksınız’ dedim, bana ‘ne yapacağız?’ dediler. Bende onlara, ‘halay çekeceksiniz, 21 yıldır bu evden çıkmış gelin olarak Kürdistan dağlarına gitti. Ben taziyeyi bu şekilde kabul ederim. Kimse benim kızımın taziyesinde ağlamayacak’ dedim. Taziyede çocuklarımı tembihlemiştim onlara dedim,’ gelen ziyaretçilere söyleyin ağlamayın annem bundan rahatsız olur’ deyin dedim. Kızımın cenazesini ben kendi ellerimle yıkadım, yaraları üzerinden bu ellerim geçti. Kızıma,’ bana kızma sen zaten tertemizsin, cennetin kuşusun, Kürdistan’ın şehidisin ama ben yaraların üzerine ellerim geçsin ki içim rahatlasın’ dedim. Ben yıkamasaydım cenazesini ağlardım ama yıkadım ve sonra hiç ağlamadım. Kızımın cenazesini ben yıkadım, ben kefenledim ve omuzlarıma alarak ben uğurladım. Üstüne ben toprak attım. Kardeşlerimin cenazelerinin ise nerede olduğunu bilmiyorum.”
‘Kürdistan şehitlerinin annesiyiz’
Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren bütün Kürt çocuklarının annesi olduğunun altını çize Vasfiye Kiye, şu ifadeleri kullandı:
“Ben bu acılarımla Zeri anneye destek oluyorum. Bizim yüreğimiz yandı kimsenin yanmasın. Kürdistan’ın bütün şehitlerinin annesiyiz. Çocuğunu yitiren her annenin acısı benim acımdır. Ben o ailelerin önünde saygı ile eğiliyorum. Bizler o fedailere borçluyuz. Biz ne yaparsak yapalım o borcu ödeyemeyiz. Keşke elimizde olsaydı da bu acıların yaşanmasına müsaade etmeseydik. Sadece bu anneye değil bütün şehit ailelerine destek veriyorum, onların şehidi benim şehidimdir.”
‘Anneler barış istiyor’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni desteklediklerini belirten Vasfiye Kiye, bunun içinde herkesin daha fazla mücadele etmesi gerektiğini kaydetti.
Vasfiye Kiye, şöyle belirtti:
“Başlayan bu süreçte atılan adımlar önemlidir. Önderimiz hareketine ne demişse ikiletmeden yerine getirilmiştir. Ne demişse biz o adımı attık. Ama ne yazık ki devlet inandırıcı adımlar atmıyor. Ancak sürecin amacına ulaşmasını istiyoruz. Bu süreç başladığından beridir ne asker, ne gerilla ölmedi. Herkes barışın yolunu gözlüyor. Herkes bu sürece destek versin. Biz artık hiç bir annenin acı çekmesini istemiyoruz. Bizler barış çığlını yükseltelim. Biz gerilla anneleri barış diyoruz. Barış silahlı mücadeleden çok daha önemlidir. Bu çocukta silahı kaldırabilir ama barış öyle kolay değil. O yüzden herkes bu yükün ağırlığını taşımalı. Herkes bütün çıkarlarını bir kenara bırakarak barış için mücadele etmelidir. Hepimizin acısı birdir, bu yüzden barış diyoruz. Bu acıyı en çok biz anneler yaşadık, en fazla bedeli biz anneler çektik ve biz barış diyoruz. Kimsenin aksini söylemesini doğru bulmuyoruz.”
Haber: Zeynep Durgut / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

