Site icon Serbest Görüş

Anfield’dan Karadeniz’e: Mohamed Salah’ın zirveye uzanan yolculuğu

Anfield’dan Karadeniz’e: Mohamed Salah’ın zirveye uzanan yolculuğu


HASAN CÜCÜK | HABER PORTRE

Futbol tarihinde bazı transferler sadece bir kadro hamlesi değildir. Kulübün hayal gücünü büyütür, şehrin ritmini değiştirir, taraftarın geleceğe bakışını yeniden şekillendirir. Trabzonspor’un Mohamed Salah transferi de tam olarak böyle bir anlam taşıyor. Çünkü bordo-mavili kulüp yalnızca bir kanat oyuncusunu değil, modern futbolun en etkili hücum figürlerinden birini Karadeniz’e getiriyor.

Salah’ın hikâyesi, bugün ulaştığı zirve düşünüldüğünde bile olağanüstü bir yükseliş öyküsü olarak duruyor. Mısır’ın küçük bir kasabasında başlayan yolculuk, Basel üzerinden Premier Lig’e, oradan Roma’ya, ardından Liverpool’da efsaneye dönüşen bir kariyere uzandı. Şimdi ise bu hikâyenin yeni durağı Trabzon.

Chelsea’de reddedilen genç

Bugün dünyanın saygı duyduğu yıldızlardan biri olan Salah, Avrupa kariyerinin ilk büyük sınavında başarısız olmuştu. Basel’deki çıkışının ardından 2014’te Chelsea’ye transfer olduğunda, Premier Lig’in sert temposunda tutunması bekleniyordu. Ancak Jose Mourinho’nun planlarında kendisine yer bulamadı. Neredeyse hiç forma şansı bulamadan Fiorentina’ya, ardından Roma’ya gönderildi.

Birçok oyuncu için bu süreç kariyerin kırılma noktası olabilirdi. Salah için ise yeniden doğuşun başlangıcı oldu.

Roma’da geçirdiği dönem, onun sadece hızlı bir kanat oyuncusu olmadığını gösterdi. Topsuz koşuları, savunma arkasına sızma becerisi, dar alandaki çabukluğu ve bitiriciliği gelişti. İtalya’da olgunlaşan oyun kimliği, Jürgen Klopp’un dikkatini çektiğinde Liverpool’un kaderini değiştirecek sürecin kapısı aralanmıştı.

 

Liverpool’da başlayan efsane

2017 yazında Liverpool’a transfer olduğunda İngiliz futbol kamuoyunda soru işaretleri vardı. Chelsea’de başarısız olmuş bir oyuncunun yeniden Premier Lig’de kendini ispat edip edemeyeceği tartışılıyordu. Ancak Klopp’un gördüğü şey başkaydı: Sistem içinde patlayıcı etki oluşturacak, pres oyununa uyum sağlayacak ve hücumun merkezine dönüşebilecek bir oyuncu.

Salah daha ilk sezonunda bütün tahminleri altüst etti.

Premier Lig’de attığı gollerle gol krallığına ulaştı, Liverpool’u Şampiyonlar Ligi finaline taşıdı ve Profesyonel Futbolcular Birliği tarafından yılın futbolcusu seçildi. Manchester City’nin baskın olduğu bir dönemde Harry Kane, Sergio Agüero ve Kevin De Bruyne gibi yıldızların önüne geçmesi, onun artık sadece iyi bir transfer değil, dünya çapında bir fenomen olduğunu gösteriyordu.

O sezon attığı 43 gol, Liverpool tarihinin en unutulmaz bireysel performanslarından biri olarak kayda geçti.

Rekorların peşindeki adam

Salah’ın Liverpool kariyeri sadece kupalarla değil, kırdığı rekorlarla da hatırlanacak.

İşte o rekorlardan öne çıkanlar

– Premier League tarihinde en fazla gol katkısı yapan üçüncü oyuncu oldu. Efsane isimler Alan Shearer (324) ve Wayne Rooney’nin (311) ardından 287 gol katkısıyla listede üçüncü sırada yer alıyor.

– Premier League’de bir sezonda Yılın Oyuncusu, Altın Ayakkabı ve En İyi Oyun Kurucu ödüllerini aynı sezonda kazanan ilk futbolcu olarak tarihe geçti.

– Liverpool tarihinin tüm kulvarlarda en fazla gol atan üçüncü oyuncusu unvanını elde etti. Ian Rush (346) ve Roger Hunt’ın (285) ardından 257 golle kulüp tarihine adını yazdırdı.

– UEFA Şampiyonlar Ligi tarihinin en hızlı hat-trick rekorunu kırdı. Mısırlı yıldız, 6 dakika 12 saniyede üç gol atarak organizasyon tarihine geçti.

– Liverpool formasıyla UEFA Şampiyonlar Ligi’nde en fazla maça çıkan oyuncu oldu. Salah, 83 karşılaşmayla kulüp rekorunun sahibi konumunda.

– UEFA Şampiyonlar Ligi tarihinde 50 gol barajını aşan ilk Afrikalı futbolcu olarak bir başka önemli başarıya daha imza attı.

Sadece yıldız değil, karakter

Futbol dünyasında yetenek kadar karakter de iz bırakır. Salah’ın Liverpool taraftarıyla kurduğu bağın temelinde biraz da bu vardı.

Gösterişli saç modelleri, pahalı imaj çalışmaları, dövmeler ve magazin dünyasının merkezinde olma çabası onun dünyasına hiç girmedi. “Ben sadece futbol oynamak istiyorum” sözü, kariyerinin özeti gibiydi.

Sahadaki disiplinine bakıldığında bu yaklaşım daha net görülüyor. Bir sezonu sarı kart bile görmeden tamamlaması, rakiplerine sertlikten uzak yaklaşımı ve hakemi aldatmaya yönelik hareketlerden kaçınması, onu yalnızca başarılı değil, saygı duyulan bir sporcu yaptı.

Bu sadelik, Liverpool tribünlerinde olağanüstü bir karşılık buldu. Taraftarlar onun için şarkılar besteledi, adını Anfield’ın sembollerinden biri haline getirdi.

Bir şehrin değişimine etki eden futbolcu

Salah’ın etkisi saha çizgilerinin çok ötesine geçti. Liverpool’a transfer olduktan sonra Merseyside bölgesinde Müslümanlara yönelik nefret suçlarında gözle görülür bir düşüş yaşandığını ortaya koyan akademik çalışmalar, onun toplumsal etkisini futbol tarihinin nadir örneklerinden biri haline getirdi.

İslam karşıtı sosyal medya paylaşımlarının azalması, birçok İngiliz taraftarın İslam hakkında daha fazla araştırma yapmaya başladı. Salah’ın bir rol model olarak görülmesi, sporun kültürel gücünü gösteren çarpıcı bir tablo oluşturdu.

O artık yalnızca Mısır’ın gururu değildi; farklı kimliklerin birlikte yaşayabileceğini gösteren sembol isimlerden birine dönüşmüştü.

Fırtınalı ayrılık

Her büyük hikâyenin zor bir son bölümü vardır. Klopp sonrası dönemde Liverpool’un yaşadığı kriz, Salah’ın kulüple olan ilişkisini de sarstı. Arne Slot yönetiminde yaşanan form tartışmaları, yedek bırakılması ve kamuoyuna yaptığı sert açıklamalar, Anfield’daki bağların eskisi kadar güçlü olmadığını ortaya koydu.

“Bu kulüp için çok şey yaptım ve saygı istiyorum” sözleri, sadece bir oyuncunun öfkesi değil, yıllarca takımın taşıyıcı gücü olmuş bir liderin kırgınlığıydı.

442 maçta 257 gol atan, şampiyonluklarda başrol oynayan ve Liverpool’un modern çağdaki en büyük ikonlarından biri haline gelen bir futbolcunun vedası kolay olmayacaktı.

Trabzonspor için ne ifade ediyor?

İşte Trabzonspor’un transferi tam da bu noktada anlam kazanıyor.

Bordo-mavililer sadece kariyerinin son dönemine yaklaşan bir yıldızı değil, hâlâ elit seviyede bir futbol aklını kadrosuna katıyor. Salah’ın en büyük gücü artık yalnızca hızı değil; oyunu okuma becerisi, doğru zamanda doğru koşuyu yapması, savunmaları tek pasla bozabilmesi ve büyük maç baskısını taşıyabilmesi.

Trabzonspor’un son yıllarda aradığı şeylerden biri, hücumda hem üretici hem lider bir figürdü. Salah bu profile fazlasıyla uyuyor.

Yeni meydan okuma

Mohamed Salah’ın kariyeri, reddedilmenin son olmadığını gösteren bir hikâye. Chelsea’de gözden çıkarılan genç oyuncu, Roma’da kendini yeniden inşa etti; Liverpool’da dünya futbolunun zirvesine çıktı; rekorlar kırdı, kupalar kazandı, bir şehrin kültürüne dokundu.

Şimdi önünde yeni bir meydan okuma var: Trabzonspor formasıyla sadece maç kazanmak değil, Karadeniz’de yeni bir futbol hikâyesi yazmak.

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version