İzmir, İstanbul ve Ankara’da hasta tutsaklar Hayrettin Adak, Hamdullah Aydemir ve Kendal Barut’un durumuna dikkat çekilerek, serbest bırakılması talep edildi
İnsan Hakları Derneği (İHD) Hapishane Komisyonu İzmir ve İstanbul’da, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi ise Ankara’da her hafta hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla yaptıkları eylemleri sürdürdü.
İzmir
İHD İzmir Şubesi, iki haftada bir yaptığı oturma eyleminin 383’üncü haftasında Konak Eski Sümerbank bir araya geldi. “Hasta mahpuslar ölüyor, susma, suça ortak olma” pankartı açılan açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve kurum temsilcileriyle birlikte çok sayıda yurttaş katıldı.
İHD İzmir Şubesi Eşbaşkanı Rodi Polat, Çarşamba S Tipi Kapalı Cezaevinde tutulan Hayrettin Adak’ın durumuna dikkati çekti. Hayrettin Adak’ın sağlık durumunun, düzenli ve çok yönlü tıbbi takip gerektirdiğini kaydeden Polat, Hayrettin Adak’ın Hepatit B hastalığı bulunduğunu aktardı. Yine ayağındaki çapraz bağ yırtığı nedeniyle tedavi ihtiyacı bulunduğunu söyleyen Polat, “Alerji ve cilt sorunlarının devam ettiği, ayrıca yapılan muayene ve tetkiklerde dolaşım sistemi yönünden takip gerektiren bulgular saptandığı anlaşılmaktadır. Buna karşın mevcut sağlık sorunlarının bütüncül ve düzenli bir tedavi planı çerçevesinde ele alınmadığı aktarılmaktadır. Hepatit B hastalığı, düzenli uzman hekim değerlendirmesi ve sürekli tıbbi takip gerektirmektedir. Ancak edinilen bilgilere göre Hayrettin Adak, bu kapsamda gerekli uzman hekim takibine düzenli olarak erişememekte; tedavi süreci düzenli ve bütünlüklü bir plan doğrultusunda yürütülmemektedir. Çarşamba S Tipi Kapalı Hapishanesi’nde sağlık hizmetlerinin ağırlıklı olarak revir üzerinden yürütüldüğü, muayenelerin çoğu zaman farklı hekimler tarafından gerçekleştirildiği ve bu nedenle hastalık öyküsünün bütünlüklü biçimde değerlendirilemediği ifade edilmektedir. Sürekli değişen hekimler tarafından yapılan kısa süreli muayeneler, özellikle kronik hastalıkların düzenli izlenmesini ve tedavi planının istikrarlı biçimde uygulanmasını güçleştirmektedir” dedi
Hayrettin Adak’ın Hepatit B hastalığı yönünden gerekli uzman hekim değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirten Polat, “Uygun görülen tedavi gecikmeksizin başlatılmalı ve düzenli takip planı oluşturulmalıdır” denildi.
İstanbul
İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu da hasta tutsakların durumuna dikkat çektikleri, “F Oturması” eyleminin 750’incisini Beyoğlu’nda bulunan dernek binalarının önünde gerçekleştirdi. Bu hafta eylemde, Erciş T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan yüzde 92 engelli ağır hasta tutsak Hamdullah Aydemir’in durumuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Tedavi haktır engellenemez” ve “Hasta tutsak serbest bırakılsın” pankartları taşınırken, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” sloganları atıldı. İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy, Aydemir’in çok sayıda hastalığı olduğunu vurguladı. Oya Ersoy, “Hamdullah Aydemir, 4’üncü evre kanser hastası olup, bu hastalığa bağlı ağır sağlık sorunları ile yaşama tutunmaya çalışmakta, cezasının infazını tamamlamış olmasına rağmen serbest bırakılmamaktadır. Ailesinin anlatımına göre; 42 yaşındaki Hamdullah Aydemir 2015 yılında tutuklandı. Hapishaneye girmeden önce bilinen hiçbir kronik veya ciddi rahatsızlığı bulunmuyordu. 2019 yılı sonlarında mesane rahatsızlıkları yaşamaya başladı ancak talep etmesine rağmen hastane sevki uzun zaman geciktirildi. Hastalık teşhis edildiğinde 4’üncü evre kanser olduğu anlaşıldı ve 2024 yılında mesanesi ameliyatla alındı. Ancak sağlık durumu daha da ağırlaştı ve Nisan 2025’te tedavi maksadı ile cezasının infazı ertelenerek, serbest bırakıldı. Dışarıda tedavisine başlandı ancak henüz kemoterapi tedavisi devam ederken 9 Haziran 2026 tarihinde tutuklanarak yeniden hapishaneye gönderildi. Dışarıda haftada bir yapılan düzenli sağlık kontrolleri ve tedavi imkânları hapishanede sağlanamadığı için sağlık durumu kısa sürede daha da ağırlaştı” dedi.
Oya Ersoy, devamla şunları kaydetti: “Komisyonumuza yaptığı açıklamada, kardeşi; ‘Kendisini en son geçen hafta ziyaret ettik. Moral ve motivasyonunu yüksek tutmaya, güçlü durmaya çalışsa da fiziksel ve tıbbi açıdan son derece ciddi sağlık sıkıntıları yaşıyor. Yüzde 92 engelli ve 4’üncü evre kanser hastası olan bir kişinin cezaevi koşullarında tedavi edilemeyeceği açık. Yaşam hakkının ve sağlık hakkının hiçe sayılması bizleri derin bir endişeye sevk ediyor. Ayrıca Hamdullah, normal infaz süresini tamamlamış durumda ama infazı yakıldı. İnfazının yakılmasına gerekçe gösterilen hücre cezalarına ilişkin lehe mahkeme kararı var. Mahkeme, bu cezaların yersiz olduğuna ve kaldırılması gerektiğine hükmetmiş. Buna rağmen, cezaevi idaresinin süreci uzatmak adına yaptığı itiraz nedeni ile dosya bir buçuk yıldır istinafta bekletiliyor. Aile olarak talebimiz, ağır sağlık durumu ve yüzde 92 engelli raporu göz önünde bulundurularak infazının acilen ertelenmesi ve tedavisinin tam teşekküllü bir hastanede sürdürülmesidir.”
Ankara
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirdikleri eylemlerinin 622’nci haftasında da Kızılay’da bulunan Sakarya Meydanı’nda bir araya geldi. İnisiyatif üyeleri, bu hafta Adana Suluca 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Kendal Barut’un sağlık durumuna dikkat çekti.
İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı, 16 Mayıs 2021 tarihinden beri tutuklu olan Barut’un sağlık durumunun gittikçe kötüye gittiğini, zamanında müdahale yapılmaması nedeni ile sol gözünü kaybettiğini söyledi. Yazmacı “İlk muayenelerde kafasının çeşitli bölgelerinde şarapnel parçaları bulunduğu, sol gözünün çevresinde metal parçaları olduğu ve görme yetisini kaybetme tehlikesi bulunduğu tespit edilmiştir. Sol göz çevresindeki parçaların bir bölümü ameliyatla çıkarılmış; beyne yakın bölgelerde bulunan parçaların ise müdahalesinin riskli olduğu, tedavinin tam teşekküllü ve donanımlı bir hastanede sürdürülmesi gerektiği belirtilmiştir” dedi.
Barut’un kafasında ve beynine yakın bölgelerde bulunan şarapnel parçaları nedeniyle düzenli nöroloji ve göz takibine ihtiyaç duyduğunu aktaran Yazmacı, “Buna rağmen yaklaşık beş yıldır kesintisiz ve etkili bir tedavi süreci yürütülmemektedir. Bir gözünü tedavisizlik nedeniyle kaybeden ağır hasta bir mahpusun, ikinci gözünü de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakılması kabul edilemez” diye belirtti
Ağız içi arama dayatmasını kabul etmediği için tedavisi engellenen Barut’un uygun koşullarda tedavi edilmesi gerektiğini belirten Yazmacı, “Barut derhal tahliye edilmelidir. Kafasında ve beynine yakın bölgelerde bulunan şarapnel parçaları ile kalan gözündeki görme kaybı riski, tam teşekküllü bir üniversite hastanesinde bağımsız uzmanlar tarafından gecikmeksizin değerlendirilmelidir. Ağız içi arama dayatmasına ve bu dayatmaya bağlı disiplin işlemlerine son verilmeli; tahliye süreci tamamlanıncaya kadar tüm hastane sevkleri, tetkikleri ve tedavileri insan onuruna uygun koşullarda eksiksiz sağlanmalıdır” diye kaydetti.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

