Site icon Serbest Görüş

‘Toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek: Sonuçlar Meclis’e sunulacak


Amed’de ‘Türkiye’de toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri’ çalıştayı düzenlenecek. İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, çalıştayın raporunu Meclis’e sunacaklarını belirtti

Kürt Özgürlük Hareketi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 9 Temmuz 2025 tarihindeki görüntülü çağrısının ardından 11 Temmuz 2025’te silah yakma töreni gerçekleştirdi. Töreninin üzerinden geçen bir yılda başta silah bırakanların geri dönüşü olmak üzere hiçbir noktada yasal düzenlemeye gitmeyen devletin tutumu, toplum içerisindeki güvensizliği derinleştiriyor.

İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, çıkarılması beklenen çerçeve yasa hem de düzenleyecekleri çalıştaya dair konuştu.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin bir yasasının olması gerektiğini, olmaması durumunda ciddi risklerin oluşacağına dikkat çeken Cihan Aydın, “Bir çözüm sürecini yasal çerçeveye oturtmazsanız, elitler arasında bir sürece ya da bir müzakereye bağlarsanız; bu siyasi aktörlerden her hangi birisinin süreçten geri dönmesi durumunda sürecin bir bütün olarak çökmesini sebep olabilir. O açıdan bu sürecin bir yasası olması gerektiğinden bahsederken; tarafların iradesinin dışında bu süreci güvencelere bağlayan bir yasaya ihtiyaç var. Bir yasal çerçeve olmadığı zaman tarafların iradesine kalmış bir süreç olarak yürüyecek ve dolayısıyla ciddi riskler içerecek. Çerçeve yasadan ikinci olarak beklentimiz şu: Özellikle Öcalan ve devlet arasında müzakere edilen ve üzerine uzlaşılan hususları mutlaka kapsaması gerekir. Eğer iktidar bloğu tek taraflı bir yasal dayatmada bulunursa ve bu yasa yürürlüğe girdikten sonra uygulanmazsa, uygulanabilir bir yasa çıkmazsa -endişemiz o ki- bu sürecin bir bütün olarak çökmesine yol açabilir. Böyle bir riskimiz, endişemiz var. O açıdan mutlak suretle bu yasanın Kürt tarafıyla hükümet tarafının üzerinde uzlaştığı asgari müşterekleri kapsaması gerekir. Bu bizim açımızdan hayati önemde bir talep” ifadelerini kullandı.

‘Yasa tüm gerillaları kapsamalı’

Yasanın kapsamının olabildiğince geniş olmasını sözlerine ekleyen Cihan Aydın, silahlı güçlerin tamamını kapsaması gerektiğini kaydetti. Cihan Aydın, “Ama bütün kademenin hepsinin Türkiye’ye geri dönüşü konusunda ısrarcı değiliz. Bu konuda bir düzenleme yapmak gerekiyor ama bunun tercihini de taraflara bırakmak daha iyi bir seçenek olur. Geri dönüşler mi olur, Avrupa’ya mı giderler ya da başka çözüm yolları mı bulunur bu konuda tartışmalar yürütebilir ama yasa mutlak suretle hepsini kapsamalı. Yine buraya geri gelen silahlı güçlerin başına ne geleceğini tam olarak görmesi gerekiyor. Yasanın silah bırakanların buraya geldiğinde başına ne geleceği, bir ceza tehdidiyle karşılaşıp karşılaşmayacağı, siyasal haklarını kullanıp kullanamayacağı, sağlık ve benzeri meselelerde her hangi bir sorunla karşılaşıp karşılaşmayacağı gibi temel parametreleri mutlaka içermesi lazım. Onun için yasa belirli, öngörülebilir ve net olması lazım. Aksi durumda başka komplikasyonlara yol açabilir” ifadelerini kullandı.

Yasal adım atılmamış olunmasının yarattığı güvensizliğe değinen Cihan Aydın, sürecin ilerlemesi ve bazı yasal reformların yapılmasının çok önemli olduğunu ifade ederek, “Yasa hızlıca çıkarılmalı, hem sürecin kendisine hem de muhataplarına önemli güvenceler içermeli. Silahlı güçlerin geri dönüşlerinin sağlanması ve hapishanedeki kişilerin serbest bırakılması gerekiyor” dedi.

‘Öcalan’ın mutlak suretle rolünün açık bir şekilde tarif edilmesi lazım’

Abdullah Öcalan’ın bu sürecin bugüne gelmesinde çok önemli katkıları olduğunu söyleyen Cihan Aydın, rolünün daha etkin, özgür ve açık koşullara bağlanmasının altını çizdi. Cihan Aydın, “Aslında statü derken bizim açımızdan asıl önemli olan sürecin statüsü. Bu sürecin bir statüye bağlanması lazım. Yani bir kişinin statüsünden ziyade aslında sürecin bir statüye ihtiyacı var. Elbette ki bunun içinde Öcalan’ın da mutlak suretle rolünün açık bir şekilde tarif edilmesi lazım. Umut hakkı bu açıdan önemli bir parametre. Ve bu konuda hükümetin adım atması için ya da düzenleme yapması için çok önemli bir gerekçesi var, verilmiş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları var. O yönüyle mutlak suretle birinci olarak sürecin statüsünün, buna bağlı olarak da Öcalan’ın bu süreçteki rolünün açık bir biçimde tariflenmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz” diye belirtti.

 

DÜNYA DENEYİMLERİ KONUŞULACAK

İHD ve Amed Büyükşehir Belediyesi ortaklığında törenin yıl dönümü olan 11 Temmuz’da Amed Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda, “Türkiye’de toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri; zorluklar, imkanlar, beklentiler ve sonuçlar” başlıklı çalıştay düzenlenecek. İspanya, İrlanda ve Kolombiya’da Silahsızlanma, Demobilizasyon ve Yeniden Entegrasyon (DDR) süreçlerine aktif katkıları olanların katılımıyla gerçekleştirilecek olan çalıştayda, dünya deneyimleri konuşulacak. Çalıştayın ilkini 27-28 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirdiklerini anımsatan Cihan Aydın, ‘Hem 27-28 Haziran’da yaptığmızı ve 11 Temmuz’da yapacağımız çalıştayın sonuçlarını bir rapor haline getirip, Meclise, Meclis Başkanına, siyasi partilere ve kamuoyuna açıklayacağız. Umudumuz bu sürece doğru müdahalede, tavsiyelerde bulunmak” diye ekledi. Cihan aydın şöyle devam etti:

“10 Temmuz’da da bir süreç izleme raporu açıklayacağız. 1 Ekim 2024’ten bu güne kadar neler yaşandı? Bu sürece dair iyi, riskli, kötü uygulamalar neyse bir bütün olarak bu süreci değerlendiren bir izleme raporunu hazırladık. Türkiye’deki bu süreci izleyen, denetleyen ya da bu sürecin bir aktörü olan sivil toplum örgütü yok. Sadece 2 taraf arasında yürüyen bir çözüm mimarisi var. Biz bu süreçte kolaylaştırıcı rolü oynamak istiyoruz. Umarım izleme raporumuz da bu sürecin doğru yürümesine vesile olur; derdimiz bu.”

Haber: Rukiye Payiz Adıgüzel \ MA

 

 

 

 

 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version