Site icon Serbest Görüş

Neymar’ın yarım kalan ‘kral’ hikâyesi

Neymar’ın yarım kalan ‘kral’ hikâyesi


HASAN CÜCÜK | HABER PORTRE

Brezilya futbolunun son yıllardaki en büyük yıldızı, sahneden sessizce ayrıldı. Üstelik dünya onun vedasına değil, aynı gece Norveç’in kutlamalarına odaklanmıştı.

Neymar artık büyük hikâyenin merkezinde değildi.

Yine de onun Brezilya Milli Takımı formasıyla çıktığı 130. ve son maçına, 80. ve son golüne tanıklık etmek önemliydi.

Çünkü Neymar, futbolun en büyük sahnesinden bir kahraman gibi değil, arka kapıdan çıktı.

Kısa süreli bir oyuna girişin ardından etkisiz kaldı. Attığı gol yalnızca skoru değiştirdi; Brezilya’yı kurtarmaya yetmedi.

Neymar, kral olamayan prensti.

 

Brezilya’da Neymar başka bir hikâyeydi

Neymar’ın Brezilya’daki yerini anlatmak her zaman kolay olmadı.

Avrupa’da onun hakkında oluşan algı çoğu zaman farklıydı. Sahada yeteneği tartışılmaz olsa da eleştirmenlerin gözünde sık sık bireyselliği, gösterişi ve yere düşmeye olan eğilimiyle öne çıkan bir oyuncuydu.

Ancak Brezilya’da Neymar bambaşka bir figürdü.

São Paulo’dan Rio de Janeiro’ya kadar milyonlarca insan için o, yalnızca bir futbolcu değil; ülkenin futbol hayallerini taşıyan bir semboldü.

Bunu en iyi gösteren anlardan biri, Norveç ile Brezilya arasındaki Dünya Kupası maçından önce yaşandı.

Saha kenarında yapılan bir röportaj için ilerlerken Brezilyalı taraftarların hazırladığı iki dev pankart dikkat çekiyordu. Her iki pankart da ikiye ayrılmıştı. Bir taraf Brezilya Milli Takımı’nı, diğer taraf ise Brezilya futbolunun efsane kulübü Santos’u temsil ediyordu.

Birinde Pelé vardı.

Diğerinde Neymar.

İkisi de Santos formasını giymişti. İkisi de Brezilya’nın en büyük futbol umutlarını omuzlarında taşımıştı.

Pankartlar onları yan yana koyuyordu.

Ama tarih bunu yapmadı.

Çünkü Pelé futbolun kralıydı.

Neymar ise hiçbir zaman taç giymedi.

“Neymar olmadan kazanamayız”

Şimdi 12 yıl önceye 2014 Dünya Kupası’na gidelim.

2014 yazında Brezilya’da nereye baksanız Neymar vardı.

Reklam panolarında, dergilerde, televizyonlarda, içeceklerde, çikolatalarda, elektronik ürünlerde…

Her yerde onun yüzü vardı.

Gülümseyen özgüveni, meydan okuyan bakışı ve kendine has tarzıyla Neymar, Brezilya’nın altıncı Dünya Kupası hayalinin merkezindeydi.

Henüz 22 yaşındaydı.

Ve ülkesinin onu taçlandıracağı günün yaklaştığına inanılıyordu.

Grup aşamasında dört gol attı. Şili karşısındaki penaltı atışlarında takımını çeyrek finale taşıyan kritik vuruşu yaptı. Brezilya’nın yükünü neredeyse tek başına sırtlamıştı.

Çeyrek finalde Kolombiya karşısında Brezilya 2-1 öndeyken her şey değişti.

Maçın bitimine beş dakika kala Kolombiyalı savunmacı Juan Camilo Zúñiga’nın arkadan yaptığı sert müdahale Neymar’ın omur kemiğini kırdı.

Neymar sahadan sedyeyle ayrıldı.

Brezilya kazandı ancak kimse gerçek bir sevinç yaşayamadı.

Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyordu:

“Neymar olmadan kazanamayız.”

Brezilya’da neredeyse ulusal yas havası oluştu. Neymar’ı taşıyan ambulans helikopterle takip edildi. Yarı finalde Almanya karşısına çıkan Brezilyalı futbolcular, ellerinde Neymar’ın 10 numaralı formasını taşıyarak sahaya çıktı.

Sonucu ise herkes hatırlıyor.

Brezilya, tarihinin en ağır yenilgilerinden birini aldı: 7-1.

O zaman kimse bilmiyordu ama Neymar’ın Dünya Kupası şampiyonluğuna en çok yaklaştığı an, aslında o yaz yaşanmıştı.

Kupalar vardı, ama en büyük kupa yoktu

Brezilya futbolunda ölçü çok nettir: Dünya Kupası’nı kazanmak.

Neymar kulüp kariyerinde sayısız başarı elde etti.

Santos ile kupalar kazandı. Barcelona’da büyük zaferlere ulaştı. Paris Saint-Germain ile birçok kez şampiyon oldu. Suudi Arabistan’da Al-Hilal ile de kariyerine yeni başarılar ekledi.

Ancak Brezilya Milli Takımı ile kazandığı tek büyük başarı, 2016 Rio Olimpiyatları’ndaki altın madalya oldu.

Brezilya için anlamlıydı.

Ama futbolun en büyük hesabında yeterli değildi.

Çünkü herkes biliyor: Olimpiyat futbol turnuvası, Dünya Kupası değildir.

Neymar ayrıca Copa América’yı da kazanamadı.

Bireysel olarak da futbol tarihinin zirvesine ulaşamadı.

Lionel Messi sekiz kez Ballon d’Or kazandı.

Cristiano Ronaldo beş kez kazandı.

Neymar ise yalnızca 2015 ve 2017’de üçüncü sırada yer aldı.

Önünde hep aynı iki isim vardı.

Son yıllar: Kaybolan sihir

2018 Dünya Kupası’nda Neymar beş maç oynadı, iki gol attı ve Brezilya çeyrek finalde elendi.

2022 Dünya Kupası’nda üç maç oynadı, yine iki gol attı ve Brezilya çeyrek finalde turnuvaya veda etti.

2026’da ise sahaya iki kez sonradan dahil oldu.

Son golünü attı.

Ama eski Neymar değildi.

Onu izleyenler eski patlayıcılığı aradı.

Driplingleri yoktu.

Ani hızlanmaları yoktu.

Artık rakipleri şaşırtan o oyuncu sahada değildi.

Hatta eski Neymar’ın en çok eleştirildiği hareketlerden biri olan kendini yere bırakma numaralarına bile başvuracak enerjisi yok gibiydi.

Sanki geçmişten kalmış bir görüntüydü.

Sessiz bir veda

Onun vedasında elbette bir hüzün vardı.

Bir dönemin kapanışı hissediliyordu.

Brezilya futbolunda iki tür oyuncu vardır:

Dünya şampiyonu olanlar.

Ve olamayanlar.

Neymar ikinci grupta kaldı.

Kral olamadı.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version